Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.Samsa apenas acenou com a cabeça para ele várias vezes com os olhos abertos.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.눈을 크게 뜨고 씨 Samsa 단지 반복 그에게 고개를 끄덕였다.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.Samsa úr csak bólintott rá többször az ő nyitott szemmel széles.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.Ο κ. Samsa απλώς κούνησε το κεφάλι για να τον κατ 'επανάληψη με τα μάτια του ανοίξει διάπλατα.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.Г-н Samsa само кимна да го многократно с очите си отворени широки.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.Г-н Замза просто кивнув йому неодноразово з відкритими очима в ширину.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.Г-н Замза просто кивнул ему неоднократно с открытыми глазами в ширину.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.מר סמסא רק הנהן אליו שוב ושוב עם עיניו פקוחות לרווחה.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.السيد Samsa أومأ له لمجرد مرارا مع عينيه مفتوحة على مصراعيها.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.それに続いて、下宿人は実際に出てすぐに長いストライドで行きました
Gözleri düşündü. "Summat yanlış", Hall ve Henfrey söyledi anlaşma başını salladı.그들의 눈이 간주됩니다. "잘못 Summat,"홀, Henfrey했다
Gözleri düşündü. "Summat yanlış", Hall ve Henfrey söyledi anlaşma başını salladı.契約はうなずいた。
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, achter zijn deur, knikte gretig, vreugde over deze onverwachte vooruitziende blik en soberheid.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, bag hans dør, nikkede ivrigt, glad over denne uventede fremsyn og nøjsomhed.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, bakom hans dörr, nickade ivrigt, glädje över denna oväntade förutseende och sparsamhet.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, đằng sau cánh cửa của mình, gật đầu háo hức, vui mừng trên này tầm nhìn xa bất ngờ và thanh đạm.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, dietro la porta, fece un cenno con entusiasmo, gioia per questa lungimiranza imprevisti e frugalità.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, hinter seiner Türe, nickte eifrig, erfreut über diese unerwartete Weitsicht und Sparsamkeit.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor mögött az ajtót, bólintott lelkesen, öröm át ezt a nem várt előrelátás és a takarékosság.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jego drzwi, skinął głową niecierpliwie, radość z tego nieoczekiwanego foresight i oszczędności.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jeho dverami, dychtivo prikývol, radosť nad týmto neočakávaným predvídavosti a skromnosť.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jeho dveřmi, dychtivě přikývl, radost nad tímto neočekávaným předvídavosti a skromnost.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za njegov vrat, pokimal nestrpno, veselja nad tem nepričakovanih predvidevanja in varčnostjo.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.그레거, 그 문 뒤에,이 예기치 못한 데다가 이상의 기쁨, 열심히 고개를 끄덕였다 및 절약.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, зад вратата му кимна с нетърпение, радост през този неочакван предвидливост и пестеливост.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, за его двери, кивнул охотно, радуясь за этот непредвиденный предвидения и бережливость.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, за його двері, кивнув охоче, радіючи за цей непередбачений передбачення і ощадливість.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.גרגור, מאחורי הדלת שלו, הנהן בהתלהבות, שמחה על הנולד זה לא צפויות והסתפקות במועט.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.جريجور ، وراء باب مكتبه ، أومأ بفارغ الصبر ، والابتهاج على هذا التبصر غير متوقعة والاقتصاد.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.と倹約。 真は、この過剰なお金で、彼は彼に彼の父の借金の多くを完済している可能性が
Hala burda eksi üç sallanıp duruyor.그래도 여기에 -3이 남아 있죠
Hala burda eksi üç sallanıp duruyor.ثم انه لا يزال لدينا هذه الـ -3 خارجاً
Hallyu ikilisinin ateşli liderinin el salladığını görüyorsunuz.Sehen, wie Sie das heiße Duett sind, die Führer der Hallyu Welle
Harunla oğullarının atanması için kesilen koçun sallanmış olan döşüyle bağış olarak sunulan budunu bana ayır.Geef de borst en de dij van de inwijdingsram
Harunla oğullarının atanması için kesilen koçun sallanmış olan döşüyle bağış olarak sunulan budunu bana ayır.너는 그 흔든 요제물 곧 아론과 그 아들들의 위임식 수양의 가슴과 넓적다리를 거룩하게 하라
Harunla oğullarının atanması için kesilen koçun sallanmış olan döşüyle bağış olarak sunulan budunu bana ayır.וקדשת את חזה התנופה ואת שוק התרומה אשר הונף ואשר הורם מאיל המלאים מאשר לאהרן ומאשר לבניו׃
Harunla oğullarının atanması için kesilen koçun sallanmış olan döşüyle bağış olarak sunulan budunu bana ayır.وتقدس قصّ الترديد وساق الرفيعة الذي ردّد والذي رفع من كبش الملء مما لهرون ولبنيه.
Harunla oğullarının atanması için kesilen koçun sallanmış olan döşüyle bağış olarak sunulan budunu bana ayır.那 搖 祭 的 胸 、 和 舉 祭 的 腿 、 就 是 承 接 聖 職 所 搖 的 、 所 舉 的 、 是 歸 亞 倫 和 他 兒 子 的 . 這 些 你 都 要 成 為 聖
Harunla oğullarının atanması için kesilen koçun sallanmış olan döşüyle bağış olarak sunulan budunu bana ayır.那 搖祭 的 胸 、 和 舉祭 的 腿 、 就是 承接 聖職 所 搖 的 、 所 舉 的 、 是 歸亞 倫和 他兒子 的 . 這些 你 都 要 成為聖
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,Alt dette skal du legge i Arons hender og i hans sønners hender, og du skal svinge det for Herrens åsyn.
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,És rakd mindezeket az Áron kezeire és az Áron fiainak kezeire, és lóbáltasd meg azokat az Úr elõtt.
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,in položi vse to na roke Aronu in sinom njegovim, in majaj to kot daritev majanja pred GOSPODOM.
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,그 전부를 아론의 손과 그 아들들의 손에 주고 그것을 흔들어 여호와 앞에 요제를 삼을지며
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,und lege alles auf die Hände Aarons und seiner Söhne und webe es dem HERRN.
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,и положи все на руки Аарону и на руки сынам его, и принеси это,потрясая пред лицем Господним;
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,ושמת הכל על כפי אהרן ועל כפי בניו והנפת אתם תנופה לפני יהוה׃
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,وتضع الجميع في يدي هرون وفي ايدي بنيه وتردّدها ترديدا امام الرب.
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,都 放 在 亞 倫 的 手 上 、 和 他 兒 子 的 手 上 、 作 為 搖 祭 、 在 耶 和 華 面 前 搖 一 搖
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,都 放在 亞倫 的 手上 、 和 他 兒子 的 手上 、 作為 搖祭 、 在 耶和華 面前 搖 一 搖
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.Alt dette la han i Arons hender og i hans sønners hender; og han svinget det for Herrens åsyn.
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.đoạn để hết thảy trong tay A-rôn và tay các con trai người; họ đưa qua đưa lại trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.đoạn để hết_thảy trong tay A-rôn và tay các con_trai người ; họ đưa qua đưa lại trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.e pôs tudo nas mãos de Arão e de seus filhos, e o ofereceu por oferta movida perante o Senhor.
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.És tevé mindezeket az Áron kezeire és az õ fiainak kezeire, és meglóbáltatá azokat az Úr elõtt.
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.in dene vse to na roke Aronu in na roke sinom njegovim, da naj se to maje kot daritev majanja pred GOSPODOM.
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.ja pani kaikki nämä Aaronin käsiin ja hänen poikiensa käsiin, ja toimitutti niiden heilutuksen Herran edessä.
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.그 전부를 아론의 손과 그 아들들의 손에 두어 여호와 앞에 흔들어 요제를 삼게 하고
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.lagde det så alt sammen på Arons og hans Sønners Hænder og lod dem udføre Svingningen dermed for HERRENs Åsyn.
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.Und gab das allesamt auf die Hände Aarons und seiner Söhne und webte es zum Webeopfer vor dem HERRN.
Hepsini Harunla oğullarının eline verdi. Bunları RABbin huzurunda sallamalık sunu olarak salladı.и положил все это на руки Аарону и на руки сынам его, и принес это,потрясая пред лицем Господним;