Dağları sağ salim aştık.Hemos conseguido atravesar la montaña.
Dağları sağ salim aştık.Pääsimme turvallisesti vuoren läpi.
Dağları sağ salim aştık.Przeprawiliśmy się bezpiecznie pod górą.
Dağları sağ salim aştık.Siamo riusciti a uscire sani e salvi dalla montagna.
Dağları sağ salim aştık.Vi klarade oss genom berget.
Dağları sağ salim aştık.Vi klarede os gennem bjerget.
Dağları sağ salim aştık.Διασχίσαμε εύκολα το βουνό.
Dağları sağ salim aştık.Мы благополучно прошли через гору.
Dinle, Pete, her şey kontrol altında. Biraz sakin olursan... ...seni aşağıya sağ salim döndüreceğiz.أسمع لدينا عيناً عليك هنا سأعطيك مخلب بقرة
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Als we door deze turbulente tijden willen komen moeten we in staat zijn ons aan te passen aan veranderingen.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Če želimo prebroditi to nemirno obdobje, se moramo znati prilagoditi spremembam.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Chceme-li přestát tuto turbulentní dobu musíme být schopní se přizpůsobit změně.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Dacă vrem să putem trece prin aceste vremuri turbulente trebuie să fim capabili să ne adaptăm la schimbare.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Ha át akarjuk vészelni ezt a viharos időszakot, képesnek kell lennünk alkalmazkodni a változásokhoz.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Jeśli chcemy przetrwać te niespokojne czasy musimy być w stanie dostosować się do nadchodzących zmian.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Jos haluamme selvitä näistä levottomista ajoista, meidän täytyy kyetä sopeutumaan muutokseen.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Om vi vill klara oss genom dessa turbulenta tider måste vi kunna anpassa oss till förändringar.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Se vogliamo superare questi tempi turbolenti dobbiamo essere capaci di adattarci a cambiare.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Si nous voulons traverser cette période turbulente, nous devons pouvoir nous adapter et changer.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Wenn wir durch diese turbulenten Zeiten wollen, müssen wir fähig sein uns an Veränderungen anzupassen.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Ако искаме да преживеем тези бурни времена, трябва да можем да се адаптираме към промените.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Если мы хотим достойно пройти эти нестабильные времена, необходимо адаптироваться к переменам.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.إن أردنا أن نجتاز هذه الأوقات الصعبة علينا أن نكون قادرين على التأقلم مع التغيير.
Ekibimi alıp sağ salim dönmelerini sağlayacağım.Eu vou.
Ekibimi alıp sağ salim dönmelerini sağlayacağım.Llevaré mi equipo para protegerlos.
Ekibimi alıp sağ salim dönmelerini sağlayacağım.Over. Modtaget
Ekibimi alıp sağ salim dönmelerini sağlayacağım. Öyle yap.Moja skupina se bo potrudila, da bo vse kot je treba - Dobro.
Ekibimi alıp sağ salim dönmelerini sağlayacağım.Θα πάρω την ομάδα μου και θα τα φέρω πίσω εντάξει.
Ekibimi alıp sağ salim dönmelerini sağlayacağım.Бъди сигурен, те ще се върнат. Действай.
Erkeklerinin bu fırtınayı atlatıp evlerine sağ salim dönebileceğinden emin değiller, endişe içindeler.Kvůli bouři si nejsou jisté, že se jim vrátí zpět z moře.
Erkeklerinin bu fırtınayı atlatıp evlerine sağ salim dönebileceğinden emin değiller, endişe içindeler.Не са сигурни дали мъжете им ще успеят да се върнат.
Eve sağ salim dön!Kom hem snart.
Eve sağ salim dön!¡Que tengas un buen día!
Eve sağ salim dön!Skynd dig hjem.
Eve sağ salim dön!Torna sano e salvo!
Eve sağ salim dön!Turvallista työpäivää!
Eve sağ salim dön!Volta são e salvo!
Eve sağ salim dön!Wracaj bezpiecznie.
Eve sağ salim dön!Να γυρίσεις σώος!
Eve sağ salim dön!И возвращайся домой цел и невредим!
Eve sağ salim gittim.Aku tiba di rumah dengan selamat.
Eve sağ salim gittim.Am ajuns in siguranta.
Eve sağ salim gittim.Dotarłam do domu bezpiecznie.
Eve sağ salim gittim.Ich bin sicher nach Hause kgekommen.
Eve sağ salim gittim.Ik ben veilig thuisgekomen.
Eve sağ salim gittim.Jag kom hem säkert.
Eve sağ salim gittim.Je suis rentrée en sécurité.
Eve sağ salim gittim.Mình về nhà rất an toàn
Eve sağ salim gittim.Sono arrivata sana e salva a casa.
Eve sağ salim gittim.Έφτασα σπίτι ασφαλής.
Eve sağ salim gittim.Все нормально.
Eve sağ salim gittim.Прибрах се нормално.
Evet.elbette! Eve sağ salim gittim.Ah, áno, jasné!
Evet.elbette! Eve sağ salim gittim..אה כן, בטח! הגעתי הביתה בשלום
Evet.elbette! Eve sağ salim gittim.أه نعم, بالطبع! لقد وصلت للمنزل بأمان
Evet.elbette! Eve sağ salim gittim.ギョンス先輩がいたから心配ないとおもったけど
Evet. Umarım herkes bu işten sağ salim kurtulur.Jag hoppas bara att alla överlever.
Evet. Umarım herkes bu işten sağ salim kurtulur.Jeg håber bare, at alle overlever.
Evet. Umarım herkes bu işten sağ salim kurtulur.Mam nadzieję, że wszyscy to przetrwają.
Evet. Umarım herkes bu işten sağ salim kurtulur.Toivon, että kaikki selviävät tästä.