İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?Как хората реагират на епидемията?
İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?כיצד האנשים מגיבים למגפה?
İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?كيف يستجيب الناس للوباء
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.Asta până când am fost invitată în casele unor oameni şi am început să înţeleg costurile umane ale epidemiei.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.Až keď som bola pozvaná do domácností ľudí, začala som chápať daň, ktorú si epidémia vyberá na ľuďoch.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.Csak akkor kezdtem megérteni a járvány árát emberi életekben, amikor az emberek meghívtak az otthonukba.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.Dopiero gdy odwiedziłam kilka rodzin w ich domach zaczęłam zdawać sobie sprawę jakie żniwo zbiera ta epidemia.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.Fu solo quando fui invitata nelle case della gente che iniziai a capire il costo umano dell'epidemia.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.제가 사람들의 집을 방문하고 나서야 이 전염병의 엄청난 인명피해를 이해할 수 있었습니다.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.Nedocházelo mi to až do doby, než mě pozvali do domu lidí, kde jsem začala chápat tu lidskou daň za epidemii.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.Pas toen ik bij de mensen thuis kwam ben ik de menselijke tol van de epidemie gaan begrijpen.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.Тільки коли мене люди почали запрошувати до себе додому, я починала розуміти людську участь в епідемії.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.Только когда меня люди начали приглашать к себе домой, я начала понимать человеческую дань эпидемии.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.היה זה רק כשהוזמנתי לתוך בתיהם של אנשים שהתחלתי להבין את המחיר האנושי שהמגפה הזאת גובה.
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.كان صعباً حتى دُعيت لمنازل الناس عندها بدأت أفهم الخسائر البشرية لهذا الوباء
İnsanların evlerine davet edilene kadar onların salgın hastalığa ödediği bedeli anlayamamıştım.私は大流行から人々が受けている苦しみを理解し始めたのです 例えば、祖母と一緒に暮らすハーバートです
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.A hozzáállás nem változik eléggé, hogy megfogja a járvány növekedését.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.Die Menschen verändern ihr Verhalten nicht ausreichend, um das Wachstum der Epidemie zu verlangsamen.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.사람들은 어떤 사회의 전반적인 수치를 올리고자 자신의 행동을 변화 시키지 않습니다.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.La gente no está cambiando lo suficiente su comportamiento para reducir el crecimiento de la epidemia.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.Le persone non modificano il loro comportamento abbastanza per poter ridurre la crescita di questa epidemia.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.Les gens ne changent pas suffisamment leurs comportements pour faire baisser la croissance de l'épidémie.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.Ludzie nie zmieniają się dostatecznie by zmniejszyć wzrost epidemii.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.Mensen veranderen hun gedrag niet genoeg om de groei van de epidemie te verkleinen.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.Oamenii nu-şi schimbă comportamentul îndeajuns pentru a scădea creşterea epidemiei.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.Orang-orang tidak cukup mengubah perilaku mereka untuk menurunkan laju wabah ini.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.Люди недостаточно изменяют своё поведение для того, чтобы остановить распространение эпидемии.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.Хората не променят поведението си достатъчно, за да намалее развитието на епидемията.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.אנשים אינם משנים את התנהגותם מספיק כדי לגרום לירידה בהתפשטות המגפה.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.فتغيير الناس لسلوكياتهم يكفي لتقليل معدلات نمو الوباء
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.行動を変えないのです だから 政策について考え
İnsanlığı yok eden salgını durdurmaya yemin etmiştim.Я, правда, думал как, как так получилось, что ты
İşte bu yüzden yoksulluk salgın bir hastalıktır ve bu yüzden kapitalizm suçu yok edemez.Darum ist Armut pandemisch und Kapitalismus kann Kriminalität nicht auslöschen
İşte bu yüzden yoksulluk salgın bir hastalıktır ve bu yüzden kapitalizm suçu yok edemez.De aceea sărăcia e pandemică și capitalismul nu poate elimina crima
İşte bu yüzden yoksulluk salgın bir hastalıktır ve bu yüzden kapitalizm suçu yok edemez.Det er grundstenen i verdensomspændende fattigdom og kapitalisme kan ikke bekæmpe kriminalitet
İşte bu yüzden yoksulluk salgın bir hastalıktır ve bu yüzden kapitalizm suçu yok edemez.É por isso que pobreza é pandémica e capitalismo não pode eliminar o crime
İşte bu yüzden yoksulluk salgın bir hastalıktır ve bu yüzden kapitalizm suçu yok edemez.Por eso la pobreza es pandémica y el capitalismo no puede eliminar el crimen
İşte bu yüzden yoksulluk salgın bir hastalıktır ve bu yüzden kapitalizm suçu yok edemez.Voilà pourquoi la pauvreté est une pandémie et le capitalisme ne peut éliminer la criminalité.
İşte bu yüzden yoksulluk salgın bir hastalıktır ve bu yüzden kapitalizm suçu yok edemez.لهذا يتفشى الفقر و لا تستطيع الرئسمالية القضاء على الفقر
İşte bu yüzden yoksulluk salgın bir hastalıktır ve bu yüzden kapitalizm suçu yok edemez.借金奴隷とわいろだらけで何一つフェアじゃない
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Audienţa: Ce factori determină durata unei pandemii?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Iemand uit het publiek: Welke factoren bepalen de duur van een pandemie?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Khán giả: Các yếu tố nào quyết định thời gian kéo dài của một dịch bệnh?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?청중:전염병의 지속기간은 어떤 요인 때문에 달라지는 것인가요?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Pubblico: Quali fattori determinano la durata di una pandemia?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Público: ¿Qué factores determinan la duración de una pandemia?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Public : Quels facteurs déterminent la durée d'une pandémie?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Publikum: Welcher Faktoren bestimmen die Dauer einer Pandemie?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Widz: Jakie czynniki decydują o dlugości trwania pandemii?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Публика: Какви фактори определят продължителността на една пандемия?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?Член аудитории: "Какие факторы определяют продолжительность пандемии?"
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?קהל: איזה משתנים קובעים את אורכה של מגפה?
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?الجمهور: ما العوامل التي تحدد مدة إنتشار الوباء؟
İzleyici: salgının süresini belirleyen faktörler nelerdir?ローリー・ギャレット:何が世界的流行の期間を 決定する要因かは分かりません
Köyde bir salgın hastalık olmuştu.Ada wabah di desa itu.
Köyde bir salgın hastalık olmuştu.A fost o epidemie în sat.
Köyde bir salgın hastalık olmuştu.Có bệnh dịch trong làng.
Köyde bir salgın hastalık olmuştu.Er was een plaag in het dorp.
Köyde bir salgın hastalık olmuştu.Hubo una plaga en mi aldea.
Köyde bir salgın hastalık olmuştu.Il eut la peste au village.