HIV salgını doruğa çıktı.Die HIV-Epidemie erreichte ihren Höhepunkt.
HIV salgını doruğa çıktı.Đỉnh cao của đại dịch HIV.
HIV salgını doruğa çıktı.Epidemia HIV a atins maximul. Am dat de rezistență
HIV salgını doruğa çıktı.Epidemia HIV szczytowała.
HIV salgını doruğa çıktı.Epidemie HIV vrcholila.
HIV salgını doruğa çıktı.HIV epidémia dosiahla vrchol.
HIV salgını doruğa çıktı.HIV-epidemia huipentui.
HIV salgını doruğa çıktı.HIV-epidemin gick i taket.
HIV salgını doruğa çıktı.HIV 전염이 최고조였습니다.
HIV salgını doruğa çıktı.Hubo un pico en la epidemia de VIH.
HIV salgını doruğa çıktı.Le pic de l'épidémie du sida.
HIV salgını doruğa çıktı.L'epidemia di HIV ha avuto un picco.
HIV salgını doruğa çıktı.Wabah HIV memuncak.
HIV salgını doruğa çıktı.Η επιδημία του ΗΙV ήταν σε έξαρση.
HIV salgını doruğa çıktı.Був апогей епідемії ВІЛу.
HIV salgını doruğa çıktı.СПИН епидемията имаше пик.
HIV salgını doruğa çıktı.Эпидемия ВИЧ находилась на пике.
HIV salgını doruğa çıktı.מגפת האיידס הגיעה לשיאה
HIV salgını doruğa çıktı.حيث انتشر وباء نقص المناعة المكتسبة
HIV salgını doruğa çıktı.新しいマラリアの薬品が届くまで、古いマラリアの薬による副作用がありました
HIV salgınını hızlandırıp yavaşlattığını bulmaya çalışmak.HIV 감염군의 수치를 빠르게, 혹은 느리게 만드는 것이 무엇인가를 알아내는 것입니다.
HIV salgınını hızlandırıp yavaşlattığını bulmaya çalışmak.כדי לנסות למצוא מה גורם למגפת האיידס להתפשט מהר יותר או לאט יותר.
HIV salgınını hızlandırıp yavaşlattığını bulmaya çalışmak.لمحاولة معرفة ما الذي يجعل وباء الإيدز ينمو بمعدل أسرع أو أبطأ
HIV salgınını hızlandırıp yavaşlattığını bulmaya çalışmak.最初に言ったように 輸出などについては話さない予定でした
Hollanda, 1996 senesinde yaşadığı salgından bir başka şey daha öğrenmişti.A Holanda aprendeu outra coisa depois da sua epidemia de 1996.
Hollanda, 1996 senesinde yaşadığı salgından bir başka şey daha öğrenmişti.Belanda telah belajar hal lain dari epidemi 1996.
Hollanda, 1996 senesinde yaşadığı salgından bir başka şey daha öğrenmişti.Die Niederlande haben noch etwas anderes nach der Epidemie von 1996 erfahren.
Hollanda, 1996 senesinde yaşadığı salgından bir başka şey daha öğrenmişti.Holendrzy nauczyli się czegoś więcej od epidemii z 1996.
Hollanda, 1996 senesinde yaşadığı salgından bir başka şey daha öğrenmişti.Los Países Bajos aprendieron algo más tras la epidemia de 1996.
Hollanda, 1996 senesinde yaşadığı salgından bir başka şey daha öğrenmişti.Nederland leerde nog iets anders na de epidemie van 1996.
Hong Kong'ta 1.5 milyon tavuk itlaf ederek katkıda bulundu, ve o yol üzerindeki salgını durdurdular.150만 마리의 가금류를 살처분하는 등 즉각적인 대응을 했죠. 조류독감 발생을 즉각적으로 막아낸 것입니다.
Hong Kong'ta 1.5 milyon tavuk itlaf ederek katkıda bulundu, ve o yol üzerindeki salgını durdurdular.הגיב מיד על ידי שחיטה של 1.5 מיליון תרנגולות וציפורים, והם עצרו את ההתפרצות הזו במקום.
Hong Kong'ta 1.5 milyon tavuk itlaf ederek katkıda bulundu, ve o yol üzerindeki salgını durdurdular.إستجاب في الحال بذبح مليون ونصف دجاجة وطائر، ولقد أوقفوا ذلك الوباء من طريقه.
Hong Kong'ta 1.5 milyon tavuk itlaf ederek katkıda bulundu, ve o yol üzerindeki salgını durdurdular.流行をその場で食い止めたのです 即座に発見して 即座に対応したのです
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.2차 발병은 돌연변이된 바이러스로인해 매우 치명적이었습니다.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Al doilea val a fost valul cu super mutații ucigașe.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Cơn dịch thứ hai là cơn dịch sát thủ đột biến.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.De tweede golf was de gemuteerde, superdodelijke golf.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Die zweite Welle war die mutierte, äusserst tödliche Welle.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Druga fala, ze zmutowanym wirusem, zabiła najwięcej.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La deuxième vague était la vague du super tueur qui avait muté.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La seconda ondata fu quella del virus mutato super letale.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La segunda ola fue la ola de super asesinos mutados.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Втората вълна била мутираната супер убийствена вълна.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Ко второй волне вирус мутировал и убивал всё живое на своём пути.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.הגל השני היה הנגיף שעבר מוטציה, הגל הקטלני ביותר.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.الموجة الثانية منه كانت أكثرهم تحوراً و فتكاً.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.第1波では 医療従事者が十分足りていました
İki yıl önce bu nefret ve kayıp dolu salgının hayalini kurmamıştık.Hace dos años no hubieramos soñado con la epidema de odio y pérdida.
İki yıl önce bu nefret ve kayıp dolu salgının hayalini kurmamıştık.Il y a deux ans jamais nous n'aurions imaginé cette épidémie de haine et de mort.
İki yıl önce bu nefret ve kayıp dolu salgının hayalini kurmamıştık.Vor zwei Jahren hätten wir uns diese Seuche von Hass und Verlusten nicht träumen lassen.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.C'è qualche indicazione che potrebbe farvi guadagnare tempo durante lo scoppio dell'epidemia.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Có dấu hiệu cho thấy loại thuốc này có thể kéo dài thời gian cho bạn khi dịch bệnh xảy ra .
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Er zijn aanwijzingen dat je erdoor wat uitstel kan krijgen in het midden van een uitbraak.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Es gibt Anzeichen dafür, dass man damit Zeit gewinnen kann inmitten eines Ausbruchs.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Există indicații că ar putea să vă dea ceva timp în mijlocul unei erupţii de epidemie.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Hay indicios de que esto pueda darnos algo de tiempo en medio de un brote.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Il existe des données qui montrent qu'il peut vous faire gagner du temps pendant une épidémie.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.이 약에는 지시사항이 있습니다. 전염 발생 과정에서 시간을 벌어줄 것이라는 겁니다.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Има известни индикации, че то може да ви спечели известно време посред епидемия.