Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi."The Hot Zone"의 매력에 빨려 들어갔어요.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.Το βιβλίο αφορούσε το ξέσπασμα του ιού Έμπολα.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.В ней говорилось о вспышке эпидемии вируса Эболы.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi."האזור החם." והוא עסק בהתפרצות וירוס האבולה.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.عنوانه " ذا هوت زون" (أي المنطقه الساخنه). تحدّث عن انتشار فيروس "إيبولا".
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.その本の何かがなんというか 私を惹きつけたのです
En azından üç dar grup salgınında insandan insana direkt olarak bulaştığını biliyoruz.사람간의 전염이 최소한 세집단에서 발생한 것을 볼 수 있었습니다.
En azından üç dar grup salgınında insandan insana direkt olarak bulaştığını biliyoruz.אנחנו ראינו העברה מאדם לאדם בשלושה מקבצים לפחות --
En azından üç dar grup salgınında insandan insana direkt olarak bulaştığını biliyoruz.لقد شهدنا الإنتقال الفيروسي بين البشر في ثلاثة تجمعات على الأقل --
En azından üç dar grup salgınında insandan insana direkt olarak bulaştığını biliyoruz.少なくとも 3つの集団で見てきました 幸い 感染には非常に密接な接触が必要なので
Enjekte eden kullanıcılar arasında HIV salgını Avrupa çapında farklı şekillerde gelişmeye devam etmektedir.Die HIV-Epidemien unter injizierenden Drogenkonsumenten entwickeln sich in Europa nach wie vor uneinheitlich.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Aber in diesem Vortrag geht es darum, Fakten über die Epidemie zu verstehen.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Ale mnie chodzi o zrozumienie faktów.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.De ma nem erről lesz szó, hanem az adatok megértéséről.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Însa această prezentare va fi despre modul cum inţelegem datele referitoare la această epidemie.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Invece questa relazione sarà sulla comprensione dei dati dell'epidemia.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.그러나 이번 주제는 전염병에 관해 이해하고 있는 사실에 대한 것 입니다.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Maar dit praatje gaat over het begrijpen van feiten over deze epidemie.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Mais dans cette présentation nous allons essayer de parler de faits.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Namun presentasi ini adalah tentang memahami fakta tentang wabah ini.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Pero esta charla será para entender los hechos de esta epidemia.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Но этот разговор будет об осмыслении фактов об эпидемии.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Този разговор ще бъде затова как разбираме фактите за епидемията.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.אבל הרצאה זו הולכת להיות על הבנת העובדות הנוגעות למגפה.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.و لكن هذا الحديث سيكون عن فهم حقائق عن الوباء
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.病がどう展開するか そしてそれに対する人々の反応です
FARYON: Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.Dan dari dokter penyakit anak mereka.
FARYON: Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.FARYON: und auch vom Kinderarzt.
Grip salgınında gördük.Chúng ta cũng đã từng thấy vào thời kì dịch cúm xảy ra.
Grip salgınında gördük.Kita melihatnya dalam flu pandemik.
Grip salgınında gördük.L-am văzut în pandemia de gripă.
Grip salgınında gördük.Lo abbiamo visto nell'influenza pandemica.
Grip salgınında gördük.Lo hemos visto en la gripe pandémica.
Grip salgınında gördük.Nous l'avons vu avec la pandémie de grippe.
Grip salgınında gördük.Viděli jsme to při chřipkové pandemii.
Grip salgınında gördük.Vimo-lo na pandemia da gripe.
Grip salgınında gördük.Το είδαμε με την πανδημία γρίπης.
Grip salgınında gördük.Виждали сме го при пандемичния грип.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Chương trình đã giúp kiểm soát dịch cúm như dịch SARS chẳng hạn
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.El a contribuit la controlarea pandemiei de gripă, de exemplu SARS.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Es hat geholfen, pandemische Grippen zu kontrollieren, SARS zum Beispiel.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Ha collaborato per mantenere sotto controllo le pandemie da influenza, ad esempio la SARS.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Het hielp mee aan de bestrijding van de grieppandemie, SARS bijvoorbeeld.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Il a œuvré pour aider à maîtriser les pandémies de grippe, la pneumonie atypique, par exemple.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Pracował pomagając podczas pandemii grypy i SARS na przykład.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Program ini membantu mengendalikan pandemi flu, contohnya SARS.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.또한 SARS(조류독감) 같은 전염병 대유행을 막기 위한 활동도 하고 있습니다.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Šlo o pandemickou chřipku, jako je např. SARS.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Βοηθά στον έλεγχο της εποχικής γρίπης, του συνδρόμου ΣΑΡΣ.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Беше ангажирана да помага с контрола на грипната пандемия, SARS например.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.Она работала, чтобы не допустить распространения пандемического гриппа, например, SARS.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.פעלה לסייע בתחומים רבים אחרים. היא פעלה לסייע בשליטה במגפת השפעת,
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.قمنا بالمساعدة في التحكم بوباء الانفلونزا، سارس كمثال.
Grip salgınını kontrol etmek için çalışıyordu, mesela SARS.抑えるための支援を行っています。 また、別形態での子供の救済活動も行っており
Hala büyük aileler ve HIV salgını bu ülkeleri böyle aşağıya düşürüyor.Ancora, famiglie numerose e l'epidemia di AIDS hanno trascinato queste nazioni verso il basso.
Hala büyük aileler ve HIV salgını bu ülkeleri böyle aşağıya düşürüyor.Famílias ainda numerosas e a epidemia do VIH trouxeram estes países para baixo.
Hala büyük aileler ve HIV salgını bu ülkeleri böyle aşağıya düşürüyor.Fortfarande stora familjer, och HIV-epidemin förde ned länderna så här.
Hala büyük aileler ve HIV salgını bu ülkeleri böyle aşağıya düşürüyor.여전한 대가족 체계와, HIV 전염이 이러한 국가들을 아래쪽에 존재하게 합니다.
Hala büyük aileler ve HIV salgını bu ülkeleri böyle aşağıya düşürüyor.Inca mai exista familii mari si epidemia HIV au adus tarile in partea de jos, asa cum vedeti.
Hala büyük aileler ve HIV salgını bu ülkeleri böyle aşağıya düşürüyor.Keluarga berukuran besar, dan epidemik HIV menyeret turun negara-negara seperti ini.