Bugün, Kaliforniya'da görülen, son 60 senenin en kötü boğmaca salgınını inceleyeceğiz.Wir untersuchen den schwersten Keuchhustenausbruch in Kalifornien seit den letzten 60 Jahren.
Bugün, Kaliforniya'da görülen, son 60 senenin en kötü boğmaca salgınını inceleyeceğiz.Мы узнаем о самой страшной эпидемии коклюша в Калифорнии за последние 60 лет
Bu harika siyah salgıya bakın.Bekijk dat prachtige, zwarte haaienslijm.
Bu harika siyah salgıya bakın.Guardate questo stupendo muco nero.
Bu harika siyah salgıya bakın.저 멋있는 검정색 상어 점액을 보세요.
Bu harika siyah salgıya bakın.Miren ese precioso lodo negro de tiburón.
Bu harika siyah salgıya bakın.Olhem para aquele encantador lodo preto de tubarão.
Bu harika siyah salgıya bakın.Pozrite sa na ten krásny, čierny žraločí sliz.
Bu harika siyah salgıya bakın.Regardez donc cette adorable pituite noire de requin.
Bu harika siyah salgıya bakın.Schauen Sie sich diesen großartigen schwarzen Schleim an.
Bu harika siyah salgıya bakın.Spójrzcie tylko na ten czarny rekini śluz.
Bu harika siyah salgıya bakın.Δείτε αυτή την υπέροχη μαύρη καρχαριοβλέννα.
Bu harika siyah salgıya bakın.Взгляните на эту прекрасную чёрную акулью слизь.
Bu harika siyah salgıya bakın.ראו את הריר השחור המדהים של הכריש.
Bu harika siyah salgıya bakın.انظر الى لُعاب القرش الاسود الجميل
Bu harika siyah salgıya bakın.約30分後
Bu her yil 10 tane 9/11 demektir, yine de kimse bu salginin derdine dusuyor gibi gorunmuyor.Esto es diez veces el 11-S cada año pero nadie parece quejarse de esta epidemia.
Bu her yil 10 tane 9/11 demektir, yine de kimse bu salginin derdine dusuyor gibi gorunmuyor.Ez évente tíz szeptember 11-ét jelent, és mégis, senki sem emészti magát e járvány miatt.
Bu her yil 10 tane 9/11 demektir, yine de kimse bu salginin derdine dusuyor gibi gorunmuyor.Isso são dez 11 de Setembro a cada ano, no entanto ninguém parece preocupar-se em prevenir esta epidemia.
Bu her yil 10 tane 9/11 demektir, yine de kimse bu salginin derdine dusuyor gibi gorunmuyor.Это эквивалентно десяти событиям 11-го сентября в год, и кажется, никого не волнует эта эпидемия.
Bu insanlar, dünyadaki en ilkel insanlar. Ve aslında onlar da oksitosin salgılıyorlar.To są najbardziej prymitywni ludzie na świecie, a również wytwarzają oksytocynę.
Bu insanlar, dünyadaki en ilkel insanlar. Ve aslında onlar da oksitosin salgılıyorlar.Είναι οι πιο πρωτόγονοι άνθρωποι στον κόσμο κι εκκρίνουν κι αυτοί ωκυτοκίνη.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok. Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.Це системні ризик та криза, що проявилися у фінансових кризах та пандеміях грипу.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.A raním obyvatele města tohoto, tak že lidé i hovada morem velikým pomrou.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.A zbijem obyvateľov tohoto mesta, a to jako človeka tak i hovädo; pomrú velikým morom.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.E ferirei os habitantes desta cidade, tanto os homens como os animais; de grande peste morrerão.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.És megverem e városnak lakosait, mind az embert, mind a barmot; nagy döghalállal halnak meg.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Heriré a los habitantes de esta ciudad, a los hombres y los animales; por una gran peste morirán
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Ik zal een vreselijke plaag over deze stad laten komen, waardoor mens en dier zullen sterven.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.In udarim prebivalce tega mesta, ljudi in živino; od kuge velike bodo mrli.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.I uderzę obywateli tego miasta, tak, że i ludzie i bydlęta morem wielkim pomrą.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Ja minä tuhoan tämän kaupungin asukkaat, ihmiset ja eläimet; he kuolevat suureen ruttoon.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Je frapperai les habitants de cette ville, les hommes et les bêtes; ils mourront d`une peste affreuse.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.내가 또 이 성에 거주하는 자를 사람이나 짐승이나 다 치리니 그 들이 큰 염병에 죽으리라 하셨다 하라
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Och jag skall slå dem som bo i denna stad, både människor och djur; i svår pest skola de dö.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.og jeg slår denne Bys Indbyggere, ja både Folk og Fæ, med voldsom Pest, så de dør.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Og jeg vil slå denne bys innbyggere, både mennesker og dyr; i en stor pest skal de dø.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Penduduk kota ini akan Kubunuh; baik manusia maupun binatang akan mati karena wabah penyakit yang dahsyat
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Percuoterò gli abitanti di questa città, uomini e bestie; essi moriranno di una grave peste
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Ta sẽ đánh dân cư thành nầy cả người và vật: chúng nó sẽ chết dịch rất lớn.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Ta sẽ đánh dân_cư thành nầy cả người và vật : chúng_nó sẽ chết dịch rất lớn .
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Voi lovi pe locuitorii cetăţii acesteia, atît oameni cît şi dobitoace, şi vor muri de o ciumă grozavă.`
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.и поражу живущих в сем городе – и людей и скот; от великой язвы умрут они.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Ще поразя жителите на тоя град, и човек и животно; и ще измрат от голям мор.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.והכיתי את יושבי העיר הזאת ואת האדם ואת הבהמה בדבר גדול ימתו׃
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.واضرب سكان هذه المدينة الناس والبهائم معا. بوبإ عظيم يموتون
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.又 要 擊 打 這 城 的 居 民 、 連 人 帶 牲 畜 都 必 遭 遇 大 瘟 疫 死 亡
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.又 要 擊打這城 的 居民 、 連人 帶 牲畜 都 必 遭遇 大 瘟疫 死亡
Bu konuda tek bildiğim gerçek bunun bir salgın olmadığı.Apa yang saya tahu untuk suatu fakta bahwa itu bukan epidemi.
Bu konuda tek bildiğim gerçek bunun bir salgın olmadığı.Naisto však viem, že sa nejedná o epidémiu.
Bu konuda tek bildiğim gerçek bunun bir salgın olmadığı.Quello che so per certo è che non è una malattia epidemica.
Bu konuda tek bildiğim gerçek bunun bir salgın olmadığı.Αυτό που ξέρω εγώ είναι το γεγονός ότι δεν είναι μια επιδημία.
Bu konuda tek bildiğim gerçek bunun bir salgın olmadığı.Все що я знаю напевне, це те, що з епідемією воно не має нічого спільного.
Bu konuda tek bildiğim gerçek bunun bir salgın olmadığı.Что я точно знаю, так это то, что СДВГ - не эпидемия.
Bu konuda tek bildiğim gerçek bunun bir salgın olmadığı.הדבר היחיד שאני יודע בוודאות הוא שלא מדובר במחלה מדבקת.
Bu kurgusal bir salgın.E' un'epidemia fittizia.
Bu kurgusal bir salgın.Ini adalah epidemi fiktif.
Bu kurgusal bir salgın.Je to fiktívna epidémia.
Bu kurgusal bir salgın.Onze kinderen leven in de meest intens stimulerende periode in de geschiedenis van de Aarde.
Bu kurgusal bir salgın.Είναι μια φανταστική επιδημία.