Ana içeriğe geç
Sözlük

salgı ile cümle

salgı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir salgın hastalık patlak verdi.An epidemic has broken out.
Salgından gereksiz yere endişelenmeye gerek yok.There is no need to be unnecessarily anxious about the outbreak.
Salgın hastalık sırasında binlerce insan öldü.Thousands of people died during the plague.
Onun zamanında müdahelesi salgını engelledi.His prompt action prevented an epidemic.
Çok kızamık salgını oldu mu?Have there been many outbreaks of the measles?
Haiti'de kolera salgını vardı.There was a cholera epidemic in Haiti.
Bizim bir salgınımız var.We have an epidemic.
Salgında çok sayıda insan öldü.Scores of people died in the epidemic.
Melanom genç kadınlarda bir salgındır.Melanoma is an epidemic in young women.
Bu kolayca kontrol edilecek bir salgındır.This is an easily controlled epidemic.
Salgın dünya çapında yayıldı.The epidemic spread worldwide.
Bezler vücuda kimyasal maddeler salgılar.Glands secrete chemical substances into the body.
Böbrek üstü bezleri adrenalin salgılar.The adrenal glands secrete adrenalin.
Salgın kontrol altına alındı.The epidemic has been contained.
Kimse, öldürücü bir salgın gibi dünya çapında bir felaketi önemsememezlik edemez.One can't discount a global disaster like a virulent plague.
Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salgılanmasını arttırır.All drugs of addiction increase the release of dopamine in the brain.
Salgın konusunda gereksiz yere endişeli olmak için hiçbir sebep yoktur.There is no reason to be unnecessarily worried about the outbreak.
Amerika aşırı dozda bir ilaç salgınının ortasında.America is in the midst of a drug overdose epidemic.
Önümüzdeki 4 ila 6 hafta, büyük Ebola salgınını kontrol etmekte çok önemlidir.The next four to six weeks are crucial in controlling the massive Ebola outbreak.
Bu kampanya yeni Zika virüs salgınlarını önleyemez.This campaign cannot forestall new Zika virus outbreaks.
Çocukluk şişmanlığı bir salgın halindedir.Childhood obesity is an epidemic.
SARS salgını Asya çapında panik yarattı.The SARS epidimic sent a panic through Asia.
Birisi şeker hastası olduğunda idrarında şeker salgılar.When someone is diabetic, they excrete sugar in their urine.
Onun sünnet derisinin altında beyaz salgı vardı.There was smegma under his foreskin.
Beyin epifezi melatonin salgılar.The pineal gland secretes melatonin.
Yeni bir grip salgını var.There is a new flu bug going around.
Avrupa'da kızamık salgını var.There's a measles outbreak in Europe.
Ayrıca turizme zarar veren bir kolera salgını da vardı.There was also a cholera outbreak that hurt tourism.
Şehirdeki bütün nüfus kaçmış ve salgını On Üç Koloni'nin geri kalanına taşımıştır.The entire population fled the city, bringing the virus to the rest of the Thirteen Colonies.
1576'daki salgın, Venezuela'dan Kanada'ya doğru ilerleyen kuraklıktan sonra gerçekleşmiştir.The epidemic in 1576 occurred after a drought stretching from Venezuela to Canada.
Salgınlar dünya çapına yayıldıysa bunlara pandemi denir.If outbreaks spread worldwide, they are called pandemics.
2003 yılında SARS salgını nedeniyle festival gerçekleşememiştir.In 2003 there was no festival due to the SARS outbreak.
White bazıları tarafından AIDS salgının masum kurbanı olarak görüldü.Ryan White was seen by some as an "innocent victim" of the AIDS epidemic.
Açıkçası, bir şey vagus siniri tarafından salgılanıyor ve kalbi etkiliyordu.Clearly, something was being secreted by the vagus nerve and affecting the heart.
Salgın hastalıklar ve kıtlıklar önemli bozulmalara ve demografik değişimlere neden olmuştu.Epidemic diseases and famine caused major disruption and demographic changes.
1824 yılında, salgın hastalık sona erdi.In 1824, transmission of the disease ended.
Adrenalin salgılarlar.Adrenaline hottub.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir salgın olarak görülmektedir.It is recognized as a global epidemic by the World Health Organization.
İkinci bir çiçek hastalığı salgını da 1816-1817 kışında vurmuştur.A second smallpox epidemic struck during the winter of 1816–1817.
Sırf Londra'da 20.000 kişi salgından dolayı yaşamını yitirdi.In London alone, over 20,000 people died of the disease.
Smoluchowski, 1917 yılında, dizanteri salgınının bir kurbarnı olarak Kraków'da öldü.Smoluchowski died in Kraków in 1917, victim of a dysentery epidemic.
1636 yılından 1698 yılına kadar, Boston'ta altı salgın görülmüştür.From 1636 to 1698, Boston endured six epidemics.
1862 yılında bir kolera salgını Japonya'yı sardı.In 1862, a cholera epidemic swept through Japan.
1721 yılındaki salgın en ağırı olmuştur.In 1721, the most severe epidemic occurred.
1785 yılında Büyük Ovalar'daki Siyu Kızılderilileri de salgından etkilenmiştir.By 1785 the Sioux Indians of the great plains had also been affected.
Şehri terk etmemiş olanlar evlerinde salgının bitmesini beklemeye başladı.Those who had not escaped the city tried to wait out the epidemic in their homes.
Nöropeptidlerin çoğu aynı zamanda başka küçük nörotransmitter molekülleriyle birlikte salgılanır.Many neuropeptides are co-released with other small-molecule neurotransmitters.
Bunu izleyen yıllarda bir salgın hastalık baş gösterdi.Some years ago it was obvious when a virus infection was present.
İlk büyük salgın 1805'te Cenevre'de kaydedildi.The first recorded major outbreak occurred in Geneva in 1805.
Epidemioloji, salgın hastalıkları araştıran bilim dalı.Epidemiology the study of the transmission of diseases.
Salgınlar yapar ve yatağa düşürür.Unsettled, they retire to bed.
Bu bağırsak salgısına "sekretin" adını verdiler. Sekretin tanımlanmış ilk kimyasal habercidir.Secretin was the first such "chemical messenger" identified.
Sonra açlıkla ve veba salgınıyla yüzleştiler.The city was struck with famine and pestilence.
Babası ve erkek kardeşi 1793 yılında Philadelphia'daki sarıhumma salgınında öldü.His father died in Philadelphia about 1793.
18. yüzyıl ın ortalarında burada büyük bir kolera salgını olmuştur.During the 18th century there were several cholera epidemics.
Bu hormonlar, endokrin doku toplulukları olan pankreatik adacıklardan salgılanır.These hormones are secreted from pancreatic islets which are bundles of endocrine tissues.
Bunu önlemek için kurbağa bu patojenleri yok edebilecek peptitler salgılar.To counteract this, frogs secrete peptides that destroy these pathogens.
O zamandan 1940’a dek pek fazla salgın görülmemiştir.From that time until 1940, epidemics were infrequent.
Büyük Veba Salgını sırasında, Basel'de 24 Aralık 1541 tarihinde ölmüştür.He remained in Basel until he died of the plague on 24 December 1541.
Ayrıca bu dönem, 1918 grip salgını nedeniyle hastalanmasına rağmen, iyileşmeyi başardı.Also, during this time, he survived the 1918 flu pandemic, having come down with the illness.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod