saldırgan ile cümle

saldırgan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca saldırganların 6'sı ölü, 1'i ise sağ ele geçirildi.Mindst 6 "Marder" blev ødelagt af de allierede, og yderligere en blev erobret intakt.
Saldırganlar yakalanamamıştır.Hendes overfaldsmand blev aldrig fanget.
Saldırgan olmayan balıklarla beraber bakılması tavsiye edilir.De bør ikke holdes sammen med aggressive fisk.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Farlig dyreliv som krokodiller og flodhester var også en vanlig trussel.
Çok saldırgan ve yayılmacı bir politika izlemiştir.De gjennomførte en aggressiv ekspansjonistisk politikk.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Senere skjøt gjerningsmannen seg selv med en revolver.
İlliryalıların yenilmesinden sonra Makedonya daha da saldırgan davranmaya başladı.Etter å ha beseiret illyrerne ble Makedonias politikk i økende grad aggressiv.
Saldırganlar yakalanamamıştır.Gjerningsmennene ble aldri tatt.
Bu durumda da, saldırgan parola yerine özet değeri çalabilir.Dette kan ha sammenheng med høyden heller enn med aggressiv adferd.
"Saldırgan Kuzey Irak'ta eğitim almış".«The Catholic Question in North Vietnam».
Ayrıca iki saldırgan da ölü olarak ele geçirildi.12 utlendinger ble også henrettet.
Bir dakika sonra duşta saklanan bir saldırganın bıçak yarası ile öne düştü.Dagen etter ble det funnet en skadet koffert på stranden.
Görgü tanıkları bazı saldırganların Mısır Ordusu Üniforması giydiğini belirttiler .Saksi mata menyatakan bahwa beberapa penyerang kemungkinan mengenakan pakaian seragam Tentara Mesir.
Saldırgan İsrail polisi tarafından vurularak öldürüldü.Penyerang ditembak mati oleh polisi Israel.
Filler saldırgan davranış nöbetleri sergileyebilir ve insanlara karşı yıkıcı davranışlara girebilir.Gajah dapat menunjukkan perilaku agresif dan melancarkan tindakan yang destruktif terhadap manusia.
Saldırgan değildir.Tidak agresif.
Saldırı başladığında saldırganlar 170 kişiyi rehin aldı.Setelah penyanderaan berakhir, sandera dipastikan berjumlah 17 orang.
Saldırganlar yakalanamamıştır.Penyerangnya tidak pernah ketahuan.
Bay Thirsty paranoyak ve çok saldırgandır.Ferry menjadi terpuruk dan paranoid.
Organize asosyal saldırganlar genellikle ortalamanın üzerinde bir IQ'ya sahiptirler (120>).Seseorang dapat menyandang predikat genius apabila memiliki IQ (intellegence quotient) di atas 140.
Diğer taraftan, saldırganın dokümanları arasından Ulusal Haber adına düzenlenmiş bir kimlik kartı çıkmıştır.Halaman ini memuat daftar pembawa acara berita menurut kebangsaan.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Binatang berbahaya seperti buaya dan kuda nil juga menjadi ancaman.
Mest durumunda erkek filler aşırı derecede saldırganlaşır.Gajah jantan akan menjadi sangat agresif selama musth.
İşte o saldırganlar!".Sesungguhnya mereka adalah orang-orang yang fasik."
Bu yüzden yarı saldırgan yaratıklardır.Dia adalah makhluk setengah raksasa.
Ancak sığırlarda bazen agresif ve saldırgan davranışlar da gözlenebilir.Selain itu, hiu juga terkadang menjadi tangkapan sampingan secara tidak sengaja..
Bu hipoteze göre engellenme süreçleri insanlarda saldırgan davranma eğilimi açığa çıkartır.Ia menunjukkan bahwa dorongan libidinal ini dapat bertentangan dengan perilaku yang beradab.
Saldırganlar cihatçı ideolojiye sahip gruplardı.Hanya sedikit panglima perang yang memiliki semacam ideologi.
Şelale virüsü (İngilizce: Cascade virus) dünyadaki en kötü ve en saldırgan virüslerden biridir.Inggris: Caspian Depression) yang merupakan salah satu titik darat terendah di dunia.
Çok saldırgan oyun tarzıyla ünlüdür.Ia terkenal dengan gaya gocekannya Gaya permainannya cukup indah.
Ayrıca iki saldırgan da ölü olarak ele geçirildi.Dua polisi bebas tugas juga tewas.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Những loài động vật hoang dã nguy hiểm như cá sấu và hà mã cũng là một mối đe dọa phổ biến.
Pub'taki bazı kişiler şişe, sandalye ve diğer öğeleri saldırganlara atarak kendilerini savunmaya çalıştı.Một số khách quán rượu cố gắng bảo vệ bản thân họ bằng cách ném chai, ghế và các vật dụng khác.
O zaman saldirgan davranışı değiştirmek lâzim.Ông tránh làm thay đổi nề nếp.
Bu saldırı da saldırganın, saldırılan sistemde kod çalıştırabilmesini gerektirmektedir.Tấn công này yêu cầu kẻ tấn công có khả năng chạy chương trình trên chính hệ thống thực hiện mã hóa.
Spike, Tom ve Jerry filmlerinin İngiliz Buldoğu cinsi, kızgın ve saldırgan bekçi köpeğidir.Chó ngao Spike trong Tom và Jerry là một chú chó dễ nổi giận và vô cùng bạo lực.
Bir saldırgan yaralı olarak ele geçirildi.Họ bị một Unknown tấn công.
Saldırgan Kartal Demirağ yakalandı.Những con voi chiến cũng bị bắt giữ.
Grup, saldırganlardan Randall adındaki birisini yakalar.Gaara chạm trán với một trong những quân lính này – tên là Ranke.
Sahte patlayıcı yelek giymiş olan üç saldırgan polis tarafından öldürüldü.Ba kẻ tấn công, những người mặc áo khoác nổ giả, bị cảnh sát bắn chết.
Rydberg, dogmatik kiliseye karşı saldırgan tutum sergiledi.Heinrich trả lời với một hội đồng tôn giáo đối lập của mình.
Ayrıca iki saldırgan da ölü olarak ele geçirildi.Ba kẻ tấn công cũng bị giết chết.
Binturonglar saldırgan olabilmektedirler.Xe tham gia nhập thành có thể đang bị tấn công.
İnsanlara karşı yönelimde olan saldırgan tip diğerlerinin düşman olduğuna inanır.Tưởng cũng coi một số người là bạn của người Mỹ là kẻ thù của mình.
Saldırgan ilk sorgusunda "siyasetçilerden ve özellikle eşcinsellerden" nefret ettiğini söyledi.逮捕された人物は警察の取り調べに対して「政治家、とくに同性愛者が嫌いだった」と動機を語った。
Saldırgan, kadını öldü sanıp bırakmıştı.若杉:彼女を残して死んだ者。
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.犯人はその後銃で自殺した。
(Örneğin saldırgan, veritabanı içeriğini kendisine aktarabilir).その人応ふること能(あた)はざるなり。
Kurtulanlardan alınan bilgiye göre Van Ornum'ların dört çocuğu saldırganlar tarafından tutsak alınmıştır.ヴァン・オーナム家の子供達のうち4人は明らかに攻撃してきた戦士達に捕虜として連れて行かれていた。
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .列車は脱線、自動車の運転手は死亡。
Saldırgan, kurbanın öldüğünü düşünüp olay yerinden ayrıldı.彼はデイヴを殺してしまったと思い、現場から逃走した。
Saldırgan Kartal Demirağ yakalandı.戦象は濠をわたる途中で殺された。
"Saldırgan Yazılım Geliştirme (Scrum Software Development)".開発はオーバーキル・ソフトウェア(Overkill Software)。
Saldırı sonrası saldırgan polis ekiplerince gözaltına alındı.後日、襲撃グループは逮捕された。
Katil maymun kelimesi saldırgan hareketler yapan bir maymun türü anlamına gelmiyor.キラーエイプという用語は際だって攻撃的な類人猿という意味ではない。
Saldırgan Arşavir Şirakyan yakalanamamıştır.ヘビー級王座奪取はならなかった。
Kadın suçun işlenmesinin hemen ardından saldırganın eşgalini polise bildirmiştir.犯人が去ったあと妻が警察に通報し事件が発覚した。
İlk ateşte 2 saldırgan öldürüldü.2話でテロリストに射殺された。
Dünyanın en saldırgan köpekbalığıdır.世界で最も古く報告された翼竜である。
MÖ 426 yazında bu sayede daha saldırgan bir durum ortaya koymaya olanak bulmuştur.1926年になると、彼にとってさらに喜ばしい出来事が続く。
İlgili Sayfalar