saldıran ile cümle
saldıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Erişim tarihi: 8 Şubat 2018. ^ a b "Efrin'e saldıran çete gruplar ve arkasındaki güçler ?".Accesat în 29 ianuarie 2018. ^ a b c d „Efrin'e saldıran çete gruplar ve arkasındaki güçler ?” .
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Ei sunt atacați de bandiți, iar Joel este rănit grav.
Ve saldıran Belçikalılar esir düşer.Un parașutist a fost luat prizonier de belgieni.
Kurban, kendisine saldıran kişiyi tanıyordu.El încearcă să-l găsească pe cel care l-a ucis.
Maçtan sonra Bryan'a saldıran Kane, The Wyatt Family'nin saldırısına uğradı.După lupte, Bryan s-a alăturat Familiei Wyatt.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Távozásuk során banditák támadnak rájuk, Joel súlyosan megsérül a menekülésük során.
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.Például emberre támadó vadállatot meg kell ölni, ha rábukkannak.
Saldıran kişi Westmoreland 'dır.A sebesült Lincolnra Westmoreland talál rá.
Daha sonra çevre köylere de saldıran bu çete mensupları 5 vatandaşı daha öldürmüşlerdir.Később a hadsereg még nyugatabbra fekvő farmokat is megtámadott, ahol további 15 emberrel végeztek.
Aralık boyunca, Eksarhlığa saldıran delegeye gitti ve: Hiçbir şey bilmiyorsun!Novemberben bejelentkezett egy arizóniai elvonóra, de nem csinálta végig.
Kurban, kendisine saldıran kişiyi tanıyordu.A postásnő felismerte a támadóban azt a fiút, aki nemrég nála dolgozott.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Καθώς φεύγουν, τους επιτίθενται ληστές και ο Joel τραυματίζεται σοβαρά.
Adada Locke, Charlie'ye saldıran yaban domuzunu yakalar ve Charlie'ye yem olduğu için teşekkür eder.Locke fanger vildsvinet og takker Charlie for at være lokkemad.
Güvenlik güçleri protestoculara saldıran vatandaşların bu iş için günlük ücret aldıklarına tanık olmuştur.Kvinderne, der deltog i demonstrationen, kæmpede for lige løn.
Lefter saldıranların hepsini tanıdığı halde kimseyi ihbar etmedi, şikâyetçi de olmadı.Og der er jo heller ikke nogen børn, som har anmeldt mig eller har klaget.
İspanyol Armada, 1588 yılında İngiltere'ye saldıran İspanyol filosu.Her la Den spanske armada ut mot England i 1588.
Adada Locke, Charlie'ye saldıran yaban domuzunu yakalar ve Charlie'ye yem olduğu için teşekkür eder.Locke fanger villsvinet og takker Charlie for at han fungerte som åte.
Bunun üzerine Gürcü topraklarına saldıran İlhanlı Ordusu Gürcüleri Samtskhe’de mağlup eder.Den som tar i mot en stjålet gjenstand (f.eks. ved å kjøpe den av tyven) begår med dette heleri.
Abigail sizin saldırdığınız ya da size saldıran moblara saldırır.Den angripe mobs som spilleren har angrepet, eller som angriper spilleren.
Öldürdüğü her köylüye saldıran altın kazanır.Di setiap negeri yang ditaklukkannya, ia membantai penduduk yang melakukan perlawanan.
Daha sonra çevre köylere de saldıran bu çete mensupları 5 vatandaşı daha öldürmüşlerdir.Dengan demikian, anggota gerombolan perusuh yang tewas menjadi lima orang.
İspanyol Armada, 1588 yılında İngiltere'ye saldıran İspanyol filosu.Ông là phó chỉ huy hạm đội Anh chống lại hạm đội Tây Ban Nha năm 1588.
Tom Hiddleston – Loki: Thor'un dünyaya saldıran üvey kardeşi.Tom Hiddleston vai Loki: Em trai của Thor.
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.Đối với con người, việc bị động vật cắn có thể do bị khiêu khích hoặc vô cớ.
Sonuçlar dehşet vericiydi, özellikle saldıran Prusya kuvvetlerinin verdiği kayıplar.Tổn thất sau trận đánh hết sức khủng khiếp, đặc biệt là với các đội quân Phổ tham gia tấn công.
Birleşik Devletler deniz üslerine saldıran iki hava saldırı dalgasını gönderdi.Nó đã tung ra hai đợt không kích vào các căn cứ của Hải quân Mỹ.
Kurban, kendisine saldıran kişiyi tanıyordu.ヨストは、彼を襲った男たちが誰かを分かっていなかった。
Dağıstan'a saldıran Persler geri püskürtüldü.胡風らを擁護した者は獄に入れられた。
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.たとえ交通事故や人為的な原因で障害を追った動物でも不可。
2054'te Güney Kore'de saldıran Kuzey Kore güçlerine karşı ABD Güney Koreye destek için ordu gönderir.495年、南伐を起こした北魏の別働隊を率いた拓跋英に漢中に攻め入られる。
Shrek ve eşek de üzerlerine saldıran herkesi bir yere fırlatırlar.襲い掛かる手下達を次々と倒していくリーとローパー。
Atlarla saldıran Kızılderililer'i uzaktan vuran Arthur, bir atın onun üzerine geldiğini görür.しかし馬の裏側に潜んで近づいてきた軍団の戦士にアーサーは斧で殴られて地面に激しく倒れる。
Derhal öncü Roma gemilerine saldıran Kartaca Donanması, bunlardan dokuzunu batırmayı başarmıştır.カルタゴ艦隊は先手をとってローマ前衛戦隊に向かい、9隻を撃沈した。
İnsanlara da saldıranları vardır.死者包括袭击者。
Bu saldırı hem saldıranları hem de savunanları şaşırtmıştı.这个行动出乎进攻者和守卫者的意料。
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.'동물 중에서 사람을 해치는 동물은 이치상 마땅히 잡아 죽일 수 있다.
Öldürdüğü her köylüye saldıran altın kazanır.갖고 있던 모든 패를 내는 사용자가 이기게 된다.
Evcil kurtlar sahibinin saldırdığı ve sahibine saldıran canlılara saldırır.이러한 시나리오에서 늑대가 자신의 주인을 공격하는 것은 드물지 않다.
İnsanlara da saldıranları vardır.적들도 레벨이 있다.
Saldıran kişi Westmoreland 'dır.웨스트모얼랜드(Westmoreland, Westmorland)는 다음을 가리킨다.
Hâkimiyeti vermek ama saldıran ile işbirliği yapmamak...Baş eğmektense ölümü tercih etmek.למסור את הרכוש, אבל לא לשתף פעולה עם התוקף...להעדיף מוות על פני כניעה.
Kurban, kendisine saldıran kişiyi tanıyordu.הבועט תוקף את מי שנמצא מולו.
İnsanlara da saldıranları vardır.יש בהם גם אנשי שוחד.
Tom Hiddleston – Loki: Thor'un dünyaya saldıran üvey kardeşi.טום הידלסטון - לוקי - אחיו המאומץ של תור, אל השקרים הערמומי.
Öldürdüğü her köylüye saldıran altın kazanır.За всеки убит селянин атакуващият печели злато.
19 Haziran Raw bölümünde Genel Müdür Kurt Angle, Enzo ve Cass'e saldıranlar hakkında toplantı yaptı.В епизода на 19 юни, Главният мениджър Кърт Енгъл провежда среща за атаките на Ензо и Кас.
Maçtan sonra Carmella, Nikki'ye saldıranın Natalya olduğunu söylemişti.След мача, Кармела твърди, че Наталия е нападателката.
Ambrose yerine Samson'a saldıran Miz, Ambrose'un diskalifiye ile yenilmesine neden oldu.Вместо да нападне Амброуз, Миз атакува Самсън, така че, Амброуз да загуби чрез дисквалификация.
Kurban, kendisine saldıran kişiyi tanıyordu.В крайна сметка тя си спомня кой е човекът, който я е изнасилил.
11. Sayılarla belirtilen öznelerde: -42 milyon seçmen oy kullandı.; -Saldıranlar iki kişiydi. gibi.Този доклад посочва, че Ндвандве наброява най-малко 40 000: 'всички са били избити'“.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Nakon toga bivaju napadnuti od strane razbojnika i Joel je ranjen u bjegu.
858 yılında şehre saldıran Danlar tarafından yokedilen ilk kiliseden günümüze hiçbir şey kalmamıştır.Nič ni ohranjenega od prve cerkve, ki je bila uničena med napadom Dancev na mesto leta 858.
1096 yılında, vardıktan sonra Konstantinopolis'e saldıran gözü kara Haçlılara karşı şehri savunmuştur.Leta 1096 je branil Konstantinopel pred podivjanimi križarji, ki so takoj po prihodu napadli mesto.
Olaylar esnasında askeri cephaneliğe saldıran halkı Ankara'dan gelen iki bölük jandarma durdurdu.Čia dvi eilės kariškių, ginkluotų automatais, sustabdė demonstrantus.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Esimese lahingu peavad väed vastu, kuid Théodred saab raskelt haavata ning sureb mõni päev hiljem.
1974'te köye saldıran Rumlar köyü ele geçirdi.1977. aastal liideti Patupera küla Valtina külaga.
Öldürdüğü her köylüye saldıran altın kazanır.Võitjad tapsid kõik inimesed, kelle nad Jeruusalemmast leidsid.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.A ki atyjával erõszakoskodik, anyját elûzi: gyalázatos és megszégyenítõ fiú az.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Anak yang menganiaya dan mengusir orang tuanya, adalah anak yang memalukan dan tercela
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Celui qui ruine son père et qui met en fuite sa mère Est un fils qui fait honte et qui fait rougir.