saldıran ile cümle

saldıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Chi rovina il padre e fa fuggire la madre è un figlio disonorato e infame
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Cine jăfuieşte pe tatăl său şi izgoneşte pe mamă-sa, este un fiu care aduce ruşine şi ocară. -
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Den som bruker vold mot sin far og jager sin mor bort, er en dårlig, en skamløs sønn.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Den som övar våld mot sin fader eller driver bort sin moder, han är en vanartig och skändlig son.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.El que roba a su padre y ahuyenta a su madre es hijo que avergüenza y deshonra
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Joka isäänsä pahoin pitelee ja ajaa äitinsä pois, se on kunnoton ja rietas poika.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Kdor silo dela očetu in mater podi, je sin, ki pripravlja ostudo in sramoto.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Kẻ hãm hại cha mình, và xô đuổi mẹ mình, Là một con trai gây hổ ngươi và chiêu sỉ nhục.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Kẻ hãm_hại cha mình , và xô đuổi mẹ mình , Là một con_trai gây hổ_ngươi và chiêu sỉ_nhục .
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.아비를 구박하고 어미를 쫓아 내는 자는 부끄러움을 끼치며 능욕을 부르는 자식이니라
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Mishandle Fader og bortjage Moder gør kun en dårlig, vanartet Søn.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.O que aflige a seu pai, e faz fugir a sua mãe, é filho que envergonha e desonra.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Syn, kterýž hanbu a lehkost činí, hubí otce, a zahání matku.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Syn wstyd i haóbę zadawający, ojca gubi i matkę wygania.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Ten, kto hubí otca, núti matku utekať, syn, ktorý robí hanbu a potupu.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Wer Vater verstört und Mutter verjagt, der ist ein schändliches und verfluchtes Kind.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Wie zijn eigen vader ten gronde richt of zijn moeder verjaagt, maakt zichzelf en zijn ouders te schande.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Οστις ατιμαζει τον πατερα και απωθει την μητερα, ειναι υιος προξενων αισχυνην και ονειδος.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Който опропастява баща си и пропъжда майка си, Той е син, който причинява срам и нанася позор.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Разоряющий отца и выгоняющий мать – сын срамной ибесчестный.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.משדד אב יבריח אם בן מביש ומחפיר׃
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.المخرب اباه والطارد امه هو ابن مخز ومخجل.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.虐 待 父 親 、 攆 出 母 親 的 、 是 貽 羞 致 辱 之 子
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.虐待 父親 、 攆出 母親 的 、 是 貽羞 致辱 之子
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Det är brottslingen som attackerade fängelset.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Det er forbryderen, der angreb fængslet.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.El criminal que atacó el calabozo oeste está dentro.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.O criminoso que atacou a ala Oeste está preso lá dentro.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Ten, kto zaatakował zachodni areszt.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Vankilaan hyökännyt rikollinen on sisällä.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Ο εγκληματίας που επιτέθηκε στα κρατητήρια είναι μέσα.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Здесь преступник, напавший на тюрьму в западном крыле.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Je vivais avec un père alcoolique qui me battait et m'agressait sexuellement, et tout ça se passait là bas.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.저를 때리고 성폭행했는데, 늘 은밀하게 이루어졌죠.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Mein Vater war Alkoholiker, er schlug und belästigte mich, mitten in all dem.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Mijn vader was alcoholicus en sloeg en mishandelde me. Dat zat allemaal vanbinnen.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Mio padre era un alcolista che mi picchiava e mi molestava, ed era proprio dentro a quella vita.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Ojciec alkoholik właśnie tam bił mnie i molestował.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Tatăl era alcoolic și mă bătea și molesta, și asta în interiorul acestei comunități.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Vivia com um pai alcoólico que me batia e molestava, e esta realidade estava dentro dessa fachada.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Vivía con un padre alcohólico que me maltrataba y abusaba de mí, y estaba todo dentro de eso.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Ζούσα με έναν αλκοολικό πατέρα που με χτυπούσε και με παρενοχλούσε σεξουαλικά, κι όλα αυτά εκεί.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Баща ми беше алкохолик, пребиваше ме и ме задиряше, така беше зад фасадата.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.Я жила с отцом алкоголиком, который избивал меня и приставал ко мне, и все в таком духе.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.שהיכה אותי והתעלל בי, וזה היה בתוך כל זה.
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.يضربني و يعتدي عليّ ، و كان كله بداخل ذلك
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.子どもだった私は 誰かが助けに来てくれる空想を常に抱いていました
Central'a saldıran büyük bir düşman kuvveti olmadı.-aldrig utsatts för nån storskalig attack.
Central'a saldıran büyük bir düşman kuvveti olmadı.Central no ha sufrido el ataque de una gran fuerza.
Central'a saldıran büyük bir düşman kuvveti olmadı.-ei suuri vihollisjoukko ole hyökännyt Centraliin.
Central'a saldıran büyük bir düşman kuvveti olmadı.- har der aldrig været noget stort angreb på Central.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Ar trebui să atace atacatorul meduzei.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Azt kéne támadnia, ami a medúzát támadja.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.C'est sensé attaquer ce qui attaque à la méduse.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Det er meningen at den angriber det der angriber goplen.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Dovrebbe attaccare chi sta attaccando la medusa.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Es sollte den Jäger des Kalmar angreifen.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.É suposto estar a atacar o que está a atacar a medusa.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Het zou dat wat de kwal aanvalt moeten aanvallen.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.해파리를 공격하는 다른 생물을 공격해야 맞는 거겠죠.
İlgili Sayfalar