Ana içeriğe geç
Sözlük

salat ile cümle

salat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Краставицата, въпреки че според мен това е само вода, е идеална за тях.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Огурец, который является всего-навсего водой, прекрасно их удовлетворяет.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Отож, огірок. Хоча це, на мою думку, всього лиш вода, огірок їх чудово влаштовує.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.אז מלפפון, (למרות שלדעתי זה סתם מים), אבל מלפפון זה בסדר גמור עבורם.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.وبالتالي فالخيار وعلى الرغم من أنه مجرد ماء في نظري، لكن الخيار جيد جدا بالنسبة لهم.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.彼らにとっては 最高のご褒美なのでしょう ここで 片方だけにブドウを与えます
Benim şişem burada. -Küçük salatalıklardan da var mı?Tengo mi botella aquí. -¿Hay pepinillos?
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.우리중 많은 이들이 신선한 채소를 한번도 먹지 않으며 자랐습니다. 어쩌다 먹는 생당근이나 이상한 상추 샐러드를 빼면요.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Mnoho z nás vyrástlo nejediac čerstvú zeleninu s výnimkou občasnej surovej mrkvy či možno zeleného šalátu.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Monet meistä eivät syöneet lapsena tuoreita kasviksia paitsi ehkä joskus porkkanan tai salaatin.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Sokunk úgy nőtt fel, hogy soha nem evett friss zöldséget, kivéve a néhai sárgarépát vagy az alkalmi salátát.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Spousta z nás vyrostlo, aniž by jedli zeleninu až na příležitostnou mrkev nebo hlávkový salát.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Velen zijn opgegroeid zonder verse groenten behalve misschien af en toe een rauwe wortel of een salade.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.רבים מאיתנו גדלו מבלי שאי פעם אכלנו ירק טרי מלבד גזר טרי אקראי או אולי סלט חסה מוזר.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.ترعرع الكثيرون منا بدون أن يأكلوا أطعمة طازجة بإستثناء أكل الجزر أحياناً أو ربما سلطة الخس.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.大人になるまでフレッシュ野菜を食べた事ない人は少なくない 僕なら、これは嘘じゃないよ、
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.我地好多人成長嗰陣除咗有時食下生紅蘿蔔 或者生菜沙律之外,好少會食新鮮蔬果
Bir halka, bir kaç hurma, bir salatalık...- Bármit elfogadok!
Bir halka, bir kaç hurma, bir salatalık...Een donut, een paar dadels, een komkommer...
Bir halka, bir kaç hurma, bir salatalık...Kobliha, několik datlí, okurek...
Bir halka, bir kaç hurma, bir salatalık...O gogoaşă, câteva întâlniri, un castravete.
Bir halka, bir kaç hurma, bir salatalık...Ένα ντόνατ, μερικά ραντεβού, ένα αγγούρι...
Bir halka, bir kaç hurma, bir salatalık...Кифла, няколко фурми, краставица.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Am facut o noua portie de castravete umplut.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Ho fatto una nuova infornata di cetriolo farcito.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Ich habe wieder eingelegte Gurken gemacht.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Ik heb een dozijn van gevulde komkommers gemaakt.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Jag har gjorde en hel det nya stoppade gurkor.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.J'ai fait un nouveau plat de concombre.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Tôi vừa làm một đợt dưa leo nhồi mới.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Zrobiłem nową partię nadziewanych ogórków.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Έφτιαξα μπόλικο γεμιστό αγγούρι.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Я сделал новую партию фаршированного огурца.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.أنا صنعت اكله جديده من الخيارالمحشو .
Bir yığın salatalık dolması yaptım.それ全部食べてから帰れ
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Acest om, Joel Salatin, e numit fermier alienat deoarece cultivă împotriva sistemului.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".A este hombre, Joel Salatin, lo llaman granjero loco porque cultiva en contra del sistema.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Cet homme, Joel Salatin, ils l'appellent un fermier fou parce qu'il cultive sans tenir compte du système.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Den här mannen, Joel Salatin, kallas för en galen bonde eftersom han odlar emot systemet.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Denne mand, Joel Salatin, bliver kaldet en vanvittig landmand fordi han dyrker imod strømmen.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Deze man, Joel Salatin, ze noemen hem een gekke boer omdat hij tegen het systeem in kweekt.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Diesen Mann hier, Joel Salatin, nennen die Leute einen verrückten Bauern, weil er anders als andere anpflanzt.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Este homem, Joel Salatin, chamam-lhe um agricultor lunático porque cultiva contra o sistema.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Ezt az embert, Joel Salatint holdkóros gazdálkodónak hívják, mert úgy termel, hogy a rendszer ellen dolgozik.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".이 분은 조엘 살라튼씨 이구요, 괴짜 농부라고 불려요. 왜냐면 시스템을 거스르는 방식으로 농사를 짓기 때문이에요.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Orang ini, Joel Salatin, dipanggil petani gila karena ia menanam dengan cara yang berbeda.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Quest'uomo, Joel Salatin, lo chiamano agricoltore pazzo perché coltiva le piante contro il sistema.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Tego pana, Joela Salatina, nazywają szalonym rolnikiem, ponieważ uprawia wbrew systemowi.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Tenhle muž, Joel Salatin, říkají mu šílený farmář, protože pěstuje proti systému.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Toto je Joel Salatin, ktorého volajú bláznivý farmár, lebo pestuje rastliny inak ako celý systém.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Този човек, Джоел Салатин, е наричан фермер лунатик, защото той отглежда семена противно на системата.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Цей чоловік, Джоел Салатин, якого називають божевільним фермером тому що він вирощує продукти проти системи.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Этот человек, Джоел Салатин, его называют сумасшедшим фермером, потому что он ведет хозяйство против системы.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".האיש הזה, ג'ואל סלטין, מכנים אותו חקלאי משוגע כי הוא מגדל בניגוד למערכת.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".هذا الرجل يدعى جويل سالاتين .. يدعونه المزارع المجنون لانه يزرع بصورة مخالفة للطرق المتبعة ..
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".現状の食産システムと逆行した農業を行っているからです 私は自宅で学習をしているので
Bunlar salata büfesi başında bazı çocuklarım.Acestia sunt unii dintre copiii mei la un bar cu salate.
Bunlar salata büfesi başında bazı çocuklarım.Amikor odakerültem, minden iskolában salátabárt állítottam fel.
Bunlar salata büfesi başında bazı çocuklarım.Ce sont quelques-uns de mes enfants et un bar à salades.
Bunlar salata büfesi başında bazı çocuklarım.Das hier sind ein paar meiner Kinder an einer Salat-Theke.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod