Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Wyobraźcie sobie restaurację, serwującą sałatki a'la Lady Gaga.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Φανταστείτε ένα εστιατόριο όπου να μπορούμε να φάμε σαλάτες Λαίδη Γκάγκα για ορεκτικά.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Представете си ресторант, където има салати Лейди Гага за стартери.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Представьте себе ресторан, в котором подают салаты Леди Гага в качестве закуски.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Уявіть собі ресторан, де вам можуть подати щось типу салату Леді Ґаґа на закуску.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.אז דמיינו מסעדה בה ניתן להזמין, נגיד,
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.لذا تخيل مطعمًا حيث يمكننا، مثلاً، أن نحظى بسلطات الليدي غاغا كمقبلات.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.食べられるレストランはどうですか?
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Bardziej niż klusek chciałam spróbować doprawianego ogórka.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Bättre än nudlarna, jag vill äta inlags gurka.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Besser als Nudeln, Ich will die gewürzten Gurken essen.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum. Çok nefis bir tadı var!국수보다 오이소박이 먹고 싶어서 왔어요. 너무 맛있어요.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum. Çok nefis bir tadı var!Ну, вместо лапши я бы поела соленых огурчиков.Они такие вкусные!
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum. Çok nefis bir tadı var!الأفضل من المعكرونة, أردت تناول الخيار المتبل. كان طعمه رائعاً
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum. Çok nefis bir tadı var!中毒になっちゃったみたい
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Les nouilles sont meilleures, je voulais manger les concombres assaisonnés.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Liever dan de noedels, wilde ik de gekruide komkommer eten.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Mai mult ca taieteii, am vrut sa mananc castravete asezonat.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Meglio degli spaghetti, volevo mangiare il cetriolo condito.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Mình thích ăn dưa muối còn hơn cả mì nữa.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Selain mie, Aku juga ingin makan asinan timun.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Καλύτερα απ'τα νύντλς, ήθελα να φάω το αγγούρι με τα καρυκεύματα.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Ayahmu mau makan ketimun kimchi, tapi aku mau menginvestasikan ke wajahmu.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Az apád uborkát akart enni, de befektettem azt az arcodra
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Ba của con muốn ăn kim chi với dưa leo và bây giờ mẹ lại lấy để dắp mặt cho con.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Dein Vater wollte Gurken Kimchi, aber ich investiere in dein Gesicht.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Din far ville äta gurka kimshi men jag investerar dem på ditt ansikte.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Isäsi halusi syödä kurkku kimchiä, mutta sijoitan niitä sinun kasvoihisi.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Je vader wilde komkommer kimchi eten, maar we investeren ze voor je gezicht.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.아빠가 오이소박이 먹고 싶다고 했는데도 내가 특별히 니 얼굴에 투자하고 있는거야
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Tatal tau dorea sa manance kimchi cu castraveti dar eu ii investesc in fata ta.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Ton père voulait manger un Kimchi aux concombres mais je les ai investi sur ton visage.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Tvoj oče je hotel jesti kumaričin kimchi, jaz pa jih raje investiram v tvoj obraz.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Tvoj otec chcel jesť uhorkové kimchi, ale ja ich radšej investujem do tvojej tváre.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Tvůj otec chtěl jíst okurkové kimchi, ale já je investuji na tvůj obličej.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Twój ojciec chciał zjeść ogórki z kimichi ale ja wolę je zainwestować w twoją twarz!
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Ο πατέρας σου θέλει να φάει kimchi με αγγούρι αλλά εγώ τα καταθέτω για το πρόσωπό σου.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Твой папа сказал, что хочет огуречный шербет, а я извожу их на маску для твоего лица.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.אבא שלך רצה לאכול מלפפונים אבל אני מעדיפה להשקיע אותם על הפנים שלך
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.والدكِ اراد أن يأكل كيمتشي الخيار لكني استثمرته في وجهكِ
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.キュウリで何の投資をするって言うのよ!
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Also Gurke, die ist zwar meiner Meinung nach nur Wasser, aber sie finden Gurke völlig in Ordnung.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Aunque el pepino es solamente agua en mi opinión, está perfectamente bien para ellos.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Az uborka, még ha szerintem csak víz is, nekik teljesen megfelel.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Castravetele, chiar dacă e doar apă după părerea mea, dar castravetele e ok pentru ele.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Donc le concombre, même si à mon avis ce n'est que de l'eau, mais le concombre est parfait pour eux.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Dus komkommer, ook al is het maar water in mijn ogen, komkommer vinden ze uitstekend.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Jadi mentimun, walaupun menurut saya hanyalah air, mentimun itu sangat lumayan untuk mereka.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.그러니까 비록 저에게 오이는 물이나 마찬가지지만 그 원숭이들은 오이를 정말 좋아한다는 말이었죠.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Kurkku, vaikkakin omasta mielestäni pelkkää vettä, kelpaa niille ihan mainiosti.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Mặc dù thực sự thì dưa leo chỉ có nước, theo quan điểm của tôi, nhưng dưa leo thì hoàn toàn ổn với chúng.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Ogórek, mimo że składa się głównie z wody, jest dla nich prawdziwą nagrodą.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Portanto o pepino, embora na minha opinião seja só água, o pepino está bom para eles.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Quindi, cetrioli, anche se secondo me non sono altro che acqua, ma i cetrioli per loro sono l'ideale.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Så agurk, selvom det efter min mening bare er vand, men agurk er helt fint for dem.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Så gurka, även om det i min mening endast är vatten, men gurka är gott nog för dem.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Takže uhorka, aj keď je to podľa môjho názoru len samá voda, ale uhorka im úplne stačí.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Torej kumarica, ki je po mojem mnenju samo voda, je za njiju povsem v redu.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Za okurku, i když podle mě je to jen voda, ale podle nich je dokonale vhodná.
Bana sorarsanız sudan başka bir şey olmayan salatalık onlar için yeterli.Αγγούρι λοιπόν, αν και κατά τη γνώμη μου είναι σκέτο νερό, αλλά το αγγούρι είναι τέλειο για αυτούς.