Ana içeriğe geç
Sözlük

salam ile cümle

salam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Dit is een gewonde poot van de salamander.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Esta é uma lesão num membro desta salamandra.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Es una lesión en la extremidad de la salamandra.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Il s'agit d'une blessure au membre de cette salamandre.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.이것은 실제로 다리가 절단된 도마뱀입니다.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Questo è l'arto ferito di questa salamandra.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Tämän salamanterin raaja on vahingoittunut.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Toto je zranění končetiny tohoto mloka.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Αυτό είναι ένας τραυματισμός στο άκρο αυτής της σαλαμάνδρας.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Това е нараняване на крайник при този саламандър.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.У этой саламандры повреждение конечности.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.Це - травмована кінцівка саламандри.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.צילום מתוזמן, מראה איך הגפה מתחדשת לאורך מספר ימים.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.في الواقع هذه اصابة لأحد اطراف هذا السمندر.
Bu salamanderde bir uzuv yaralanması.実際に サンショウウオの足が
Demek... ...René'nin salamını istiyorsun.Assim. Você quer o salame do René?
Demek... ...René'nin salamını istiyorsun.- Zwariowałaś! - Puść mnie. - Przemieniał się.
Demek... ...René'nin salamını istiyorsun.Така. Искаш ли салама на Рене?
Gerçekten onların kalplerini, ancak onların gözünde. Isa Maria, salamura, ne bir anlaşma아니 진정으로 그들의 마음 속에 있지만, 그들의 눈을 인치 Jesu 마리아, 소금물 어떤 거래
Gerçekten onların kalplerini, ancak onların gözünde. Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaלא באמת בליבם, אבל בעיניהם. ישו ומריה, איזו עסקה של מלח
Gerçekten onların kalplerini, ancak onların gözünde. Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaロザリンのために汝の土色の頬をwash'dかれら!どのくらいの廃棄物で捨て塩水、
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJešua Maria, aké množstvo soľného roztoku
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, apa yang banyak dari air garam
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, ceea ce o afacere de saramură
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, che un affare di salamoia
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, co za dużo solanki
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, hvad en del af saltlage
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, jaké množství solného roztoku
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, kaj veliko slanice
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, lo que un acuerdo de salmuera
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, milyen sok sós
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, mitä paljon suolavedessä
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, một thỏa thuận của ngâm nước muối
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, o que um negócio de salmoura
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, vad en del av saltlake
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, wat een deel van de pekel
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJésus Maria, quelle bonne affaire de la saumure
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesus Maria, was für ein Schnäppchen von Sole
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Μαρία, τι μια συμφωνία της άλμης
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Мария, каква сделка на саламура
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Мария, то, что много рассола
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu ماريا ، ما من صفقة محلول ملحي
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Mikor pedig fölkelt a nap, elsûle, és mivelhogy nem volt gyökere, elszárada.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.men när solen hade gått upp, förbrändes det, och eftersom det icke hade någon rot, torkade det bort.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.A gdy słońce weszło, wygorzało, a iż korzenia nie miało, uschło.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.A když vyšlo slunce, uvadlo, a protože nemělo kořene, uschlo.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ale gdy słońce weszło, wygorzało, a iż nie miało korzenia, uschło.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ale když slunce vzešlo, uvadla, a že neměla kořene, uschla.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ale keď vyšlo slnce, vyhorelo a preto, že nemalo koreňa, vyschlo.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.ale keď vyšlo slnce, vyhorely a preto, že nemaly koreňa, vyschly.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Als aber die Sonne aufging, verwelkte es, und dieweil es nicht Wurzel hatte, ward es dürre.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Da nun die Sonne aufging, verwelkte es, und dieweil es nicht Wurzel hatte verdorrte es.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.dar, cînd a răsărit soarele, s'a pălit; şi, pentrucă n'avea rădăcină, s'a uscat.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Dar, cînd a răsărit soarele, s'a pălit; şi, pentrucă n'avea rădăcini, s'a uscat.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.De mikor a nap felkelt, elsüle; és mivelhogy gyökere nem vala, elszáradott.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.해가 돋은 후에 타져서 뿌리가 없으므로 말랐고
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ko pa vzide solnce, uvene, in ker nima korenine, usahne.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.maar toen de felle zon ging schijnen, verschroeide het. Het ging dood, omdat het nauwelijks wortels had.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Maar toen de zon erop ging schijnen, verschroeide het. Het ging dood, omdat het niet veel wortels had.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.mais, quand le soleil parut, elle fut brûlée et sécha, faute de racines.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod