Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap ia às empresas em falência para as salvar. Despedia 30% da mão-de-obra.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap moest bedrijven in faling van de ondergang redden. Door 30 procent van de werknemers te ontslaan.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap trudnił się ratowaniem upadających spółek. Zwalniał 30% pracowników.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap veniva assunto per salvare aziende in fallimento. Lasciava a casa il 30% dei lavoratori.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Giờ thì Al Dunlap được đưa ra để cứu các công ty thua lỗ. Ông ta đóng lại 30% lực lượng lao động.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Most arra kérték Al Dunlapot, hogy mentse meg a cégeket a bukástól. A munkaerő 30 százalékát építette le.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Καλούσαν τον Αλ Ντάνλαπ να σώσει υπό κατάρρευση εταιρείες. Απέλυε 30 τοις εκατό του προσωπικού.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Ал Дънлап ще спаси западащи компанни. Ще съкрати 30 процента от работната сила.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Эла Данлэпа нанимали спасать убыточные предприятия. Ему ничего не стоило сократить 30% работников.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.את אל דנלאפ נהגו להביא כדי שיציל חברות כושלות. הוא נהג לפטר 30% מהעובדים.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.الآن، آل دانلوب كان يتم جلبه لانقاذ الشركات التي تفلس. كان يسرح 30 بالمائة من قوة العمل.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.労働力の3割を削減しました また彼はよく冗談を言いながら 人をクビにしました
Alkol de aldý salak.Дявол да го вземе!
Allahın salavatı ona olsunQue les prières d'Allah soient sur lui
Allahın salavatı ona olsunصلوات الله عليه
- Alnımda salak mı yazıyor?Está gozando da minha cara?
- Alnımda salak mı yazıyor?Стига ми се лигави?
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim. (baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)[baloney, i.e. conversa fiada]" (Risos)
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim. (baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)"Да, но намного меньше копчёной колбасы [перен. ерунда]" (Смех)
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim."그래. 하지만 발로니는 훨씬 적을거야" (주:발로니 baloney: 볼로냐 소세지. 속어로 '헛소리'라는 뜻. 삼류배우에 응수의 의미로 비꼬는 말)
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim."Ja, aber viel weniger Fleischwurst." [engl. 'baloney', auch:
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim."Ja, maar een stuk minder 'kletskoek'."
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim."Mda, dar cu mult mai puţine tâmpenii."
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim."Tak, ale moja kanapka byłaby za to mniej nadęta."
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim.ואני אמרתי, "כן, אבל הרבה פחות בולוני (בסלנג - שטויות)."
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim.وقلت " نعم ولكن ربما سيحوي هراءاً اقل "
"ama içinde çok az baloney (salam) olurdu." dedim.(笑い)
Ama o salata çatalı değil!C'est une cuillère à salade.
Ama o salata çatalı değil!Dat is een slavork.
Ama o salata çatalı değil!E pentru făcut salata.
Ama o salata çatalı değil!Es un tenedor para ensaladas.
Ama o salata çatalı değil!Ez salátásvilla.
Ama o salata çatalı değil!Это вилка для салата.
Ama o salata çatalı değil!.זה כף לסלט
Ama o salata çatalı değil!تلك لصنع السلطة
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Aber ich sage, diese Kultur macht Leute dumm.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Ale říkám, že to, co dělá lidí z lidí tupce, je kultura.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Ale twierdzę, że kultura ich ogłupia.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Dar spun că cultura e cea care-i face pe oameni stupizi.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Estou a dizer que a cultura torna as pessoas burras.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Je dis que la culture rend les gens bornés.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.제가 말하고 싶은 건 문화가 사람을 멍청하게 만든다는 겁니다.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Maar ik zeg dat de cultuur mensen dom maakt.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Nhưng điều mà tôi muốn nói đến là văn hóa làm cho con người ta ngớ ngẩn.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Pero digo que la cultura hace a la gente tonta.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Quello che sto dicendo e' che una certa cultura rende le persone stupide.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Αλλά εννοώ ότι η νοοτροπία κάνει τους ανθρώπους χαζούς.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Но казвам че културата прави хората тъпи.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.Я хочу сказать, что данная культура делает их такими.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.אבל אני אומר שהתרבות הופכת אנשים לטיפשים.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.لكني أقول أن الثقافة تجعل الناس مقرفين.
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.ステージ2の文化は
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.A minha mãe, quando era pequena chamava à TV a "caixa idiota".
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.Ibu saya, ketika saya kecil, dia menyebutnya "kotak bodoh."
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.Kiedy dorastałam, moja matka nazywała telewizję "durnym pudłem".
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.Mama, când eram mică, o numea "cutia idioţilor".
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.Ma mère, quand j'étais petite, l'appelait "la boîte à idiots."
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.Meine Mutter, als ich klein war, nannte es die "Idiotenbox".
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.Mẹ tôi, khi bà lớn lên, bà gọi nó là "cái hộp ngu ngốc."
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.Mia madre, mentre crescevo, la chiamava la "scatola idiota".