Ana içeriğe geç
Sözlük

sal ile cümle

sal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ve Mary balonlarla spor salonunu dekore ettiler.Tom and Mary decorated the gym with balloons.
Tom sana saldıran kişidir.Tom is the one who mugged you.
Tom bir arı sürüsü tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by a swarm of bees.
Tom'a üşüyüp üşümediğini sordum ama o başını salladı.I asked Tom if he was cold, but he shook his head.
Tom'a soğuk alıp almadığını sordum ama o başını salladı.I asked Tom if he had a cold, but he shook his head.
Salgında çok sayıda insan öldü.Scores of people died in the epidemic.
"Superman" bu ay sinema salonlarında çıkacak."Superman" will come out this month in movie theaters.
Sağ salim eve vardın mı?Did you get home safe and sound?
Spor salonu ev mağazasının karşısında.The gym is across from the home store.
Melanom genç kadınlarda bir salgındır.Melanoma is an epidemic in young women.
Salmonella bakterileri doğrudan kaplumbağa ile ilişkilidir.The salmonella bacteria are directly associated with the turtles.
Tom bir hançerle Mary'ye saldırdı.Tom attacked Mary with a dagger.
O saldırgan bir soru.That's an offensive question.
Bugün konferans salonunda yemek yiyor olacağız.We'll be eating in the conference room today.
Salatayı yapmama yardım etmeye gel.Come help me make the salad.
Tom salaktı.Tom was silly.
Tom'un saldırgan olduğunu düşünüyorum.I think Tom is aggressive.
Tom Mary'nin bahsettiği şeyi anlamış gibi kafasını salladı.Tom nodded as if he understood what Mary was talking about.
Tom başını salladı ve güldü.Tom shook his head and laughed.
Tom, meyve salatasında sadece bir çilekten daha fazlası olmasını diledi.Tom wished there was more than just one strawberry in his fruit salad.
Çocuk sallandı.The kid rocked.
Tom öğle yemeği için yumurta salatalı bir sandviç yedi.Tom had an egg salad sandwich for lunch.
Tom bana spor salonuna gideceğini söyledi.Tom told me he was going to the gym.
Tom, bahçede serbestçe dolaşabilsinler diye tavuklarını dışarı salıverdi.Tom let his chooks out so they could roam free in the garden.
Spor salonu üyeliğini iptal etmeni sana söylediğimi düşündüm.I thought I told you to cancel your gym membership.
O, kılıcını sallarken bana yardım edin! diye tekrarladı.Help me! he repeated while waving his sabre.
Tom, Mary'nin kız kardeşi tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by Mary's sister.
Bugün Salı.Today is Tuesday.
Niçoise salatası Nice yakınlarındaki bölgenin tipik bir yemeğidir.Niçoise salad is a typical food of the area near Nice.
O salı günü hazır olmalı.That should be ready on Tuesday.
Size bir salata mı yoksa başka bir şey mi getirmeliyim?Should I bring a salad or something?
Çok saldırgansın.You're too aggressive.
Tom bana başını salladı.Tom nodded to me.
Tom Mary'ye saldırdı.Tom attacked Mary.
Başını salladı ve hiçbir şey söylemedi.She shook her head and said nothing.
Tom salak, değil mi?Tom is gullible, isn't he?
Onlara gülümsedim ve el salladım.I smiled and waved at them.
Tom saldırıda öldü.Tom died in the attack.
Tom bir salak değil.Tom is not an idiot.
Tom saldırgan bir kişi.Tom is an aggressive person.
Cep telefonları hava saldırısı sığınağında çalışmaz.Cellphones do not work in the air-raid shelter.
Tom spor salonuna gitmeye başladı.Tom has started going to the gym.
Yaptığın salaklık karşısında kendimi gülmekten alamıyorum.I can't help but laugh at how foolish you were.
Tom oldukça saldırgan, değil mi?Tom is pretty aggressive, isn't he?
Tom çok saldırgan, öyle değil mi?Tom is very aggressive, isn't he?
Tom saldırgan, değil mi?Tom is aggressive, isn't he?
O kadar saldırgan olma.Don't be so pushy.
Neden Tom bana saldırırdı?Why would Tom attack me?
Evimiz sallanmaya başladı.Our house started to shake.
Yerel yönetim tüm barları ve salonları kapattı.The local government closed all bars and saloons.
Bu ovada sürpriz bir saldırı neredeyse imkansızdır.A surprise attack is almost impossible in this plain.
O, saldırgan bir biçimde anti-Amerikan'dır.He's aggressively anti-American.
Onlar düşman saldırısına karşı koymak için millerce yeraltı tünelleri kazdılar.They dug miles of underground tunnels to resist the enemy attack.
Biz onları sağ salim eve götüreceğiz.We'll get them home safely.
Ben onları sağ salim eve götüreceğim.I'll get them home safely.
Ben onu sağ salim eve götüreceğim.I'll get him home safely.
Tom Mary'nin patates salatası yapma tarzını seviyor.Tom likes the way Mary makes potato salad.
Hava saldırısı düşman için cesaret kırıcıydı.The air raid was demoralizing for the enemy.
Belediye Başkanı Tom Jackson bir otelin konferans salonunda konuşma yaptı.Mayor Tom Jackson made a speech at a hotel conference room.
Atış konferans salonunda paniğe sebep oldu.The shot unleashed panic in the conference room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod