Ana içeriğe geç
Sözlük

salıverme ile cümle

salıverme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
RAB Musaya, ‹‹Git, Mısır Firavununa İsraillileri ülkesinden salıvermesini söyle›› dedi.Yahweh spoke to Moses, saying,
RAB Musaya, ‹‹Firavun inat ediyor, halkı salıvermeyi reddediyor›› dedi,Yahweh said to Moses, "Pharaoh's heart is stubborn. He refuses to let the people go.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.If you refuse to let them go, behold, I will plague all your borders with frogs:
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Pharaoh hardened his heart this time also, and he didn't let the people go.
Salıvermeyi reddeder, onları tutmakta diretirsen,For if you refuse to let them go, and hold them still,
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Or else, if you refuse to let my people go, behold, tomorrow I will bring locusts into your country,
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.But Yahweh hardened Pharaoh's heart, and he didn't let the children of Israel go.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.But Yahweh hardened Pharaoh's heart, and he wouldn't let them go.
Halk, Pilatusa gelip her zamanki gibi kendileri için birini salıvermesini istedi.The multitude, crying aloud, began to ask him to do as he always did for them.
Pilatus onlara, ‹‹Sizin için Yahudilerin Kralını salıvermemi ister misiniz?›› dedi.Pilate answered them, saying, "Do you want me to release to you the King of the Jews?"
İsayı salıvermek isteyen Pilatus onlara yeniden seslendi.Then Pilate spoke to them again, wanting to release Jesus,
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Now at that feast the governor was wont to release unto the people a prisoner, whom they would.
Ama onu büsbütün de salıverme. Sonra kınanır, hasret içinde bir köşede büzülür kalırsın.Do not be niggardly, nor extravagant that you may later feel reprehensive and constrained.
Boşama iki defadır. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir.Divorce is twice; then honourable retention or setting free kindly.
Boşama iki defadır. (Bundan sonra kadını) ya iyilikle tutmak, ya da güzelce salıvermek (lazım)dır.Divorcement is twice: thereafter either retaining her reputably, or letting her off kindly.
(Bundan sonra kadını) ya iyilikle tutmak, ya da güzelce salıvermek (lazım)dır.Then, either honorable retention, or setting free kindly.
Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir.Then, either honorable retention, or setting free kindly.
Taht kavgasındaki rakibini salıvermesinin ardındaki mantık bilinmemektedir.Não será permitida a entrada de pessoas estranhas no interior do ringue, durante o andamento da luta.
Günümüz cezaevi yönetmeliklerinde koşullu salıverme ve cezanın belli oranda indirilmesi yer alır.För att bli av med honom utfärdas och verkställs dödsdomen därmed denna dag.
Ancak şartlı salıvermeden faydalanarak ve 4.5 yıl sonra tahliye edildi.Звільнений за амністією, не просидівши і 1,5 року.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Aber der HERR verstockte Pharaos Herz, daß er die Kinder Israel nicht ließ.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Ale Hospodin zatvrdil srdce faraonovo, a neprepustil synov Izraelových.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Ale obtížil Hospodin srdce Faraonovo, a nepropustil synů Izraelských.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.De az Úr megkeményíté a Faraó szívét, és nem bocsátá el az Izráel fiait.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Domnul a împietrit inima lui Faraon, şi Faraon n'a lăsat pe copiii lui Israel să plece.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.GOSPOD pa je otrdil srce Faraonovo, da ni odpustil sinov Izraelovih.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.I zatwardził Pan serce Faraonowe, i nie wypuścił synów Izraelskich.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.그러나 여호와께서 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 이스라엘 자손을 보내지 아니하였더라
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.L`Éternel endurcit le coeur de Pharaon, et Pharaon ne laissa point aller les enfants d`Israël.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Maar de HERE zorgde ervoor dat Farao koppig bleef en deze liet het volk nog steeds niet gaan.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Ma il Signore rese ostinato il cuore del faraone, il quale non lasciò partire gli Israeliti
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Men HERREN forhærdede Faraos Hjerte, så han ikke lod Israeliterne rejse.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Men Herren forherdet Faraos hjerte, så han ikke lot Israels barn fare.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Men HERREN förstockade Faraos hjärta, så att han icke släppte Israels barn.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Mutta Herra paadutti faraon sydämen, niin ettei hän päästänyt israelilaisia.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Nhưng Ðức Giê-hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng: người chẳng tha dân Y-sơ-ra-ên đi.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Nhưng_Ðức_Giê - hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng : người chẳng tha dân Y-sơ-ra-ên đi .
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.O Senhor, porém, endureceu o coração de Faraó, e este não deixou ir os filhos de Israel.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Pero Jehovah endureció el corazón del faraón, y éste no dejó ir a los hijos de Israel
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Tetapi TUHAN menjadikan raja keras kepala, dan ia tidak membiarkan orang Israel pergi
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Πλην ο Κυριος εσκληρυνε την καρδιαν του Φαραω, και δεν εξαπεστειλε τους υιους Ισραηλ.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Но Господ закорави сърцето на Фараона, и той не пусна израилтяните.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Но Господь ожесточил сердце фараона, и он не отпустил сыновИзраилевых.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.ויחזק יהוה את לב פרעה ולא שלח את בני ישראל׃
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.ولكن شدد الرب قلب فرعون فلم يطلق بني اسرائيل
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.但 耶 和 華 使 法 老 的 心 剛 硬 、 不 容 以 色 列 人 去
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.但 耶和華 使 法老 的 心剛硬 、 不 容 以色列人 去
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Aber der HERR verstockte das Herz Pharao daß er sie nicht lassen wollte.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Ale Hospodin zatvrdil srdce faraonovo, a nechcel ich prepustiť.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Ali GOSPOD je otrdil srce Faraonovo, da jih ni hotel izpustiti.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Da forhærdede HERREN Faraos Hjerte, så han nægtede at lade dem rejse.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.De az Úr megkeményíté a Faraó szívét, és nem akará õket elbocsátani.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Domnul a împietrit inima lui Faraon, şi Faraon n'a vrut să -i lase să plece.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.I zatwardził Pan serce Faraonowe, i nie chciał ich puścić.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.여호와께서 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 그들을 보내기를 즐겨 아니하고
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.L`Éternel endurcit le coeur de Pharaon, et Pharaon ne voulut point les laisser aller.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Maar opnieuw verhardde de HERE Farao's hart, zodat hij het volk niet wilde laten gaan.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Ma il Signore rese ostinato il cuore del faraone, il quale non volle lasciarli partire
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Men Herren forherdet Faraos hjerte, så han ikke vilde la dem fare.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Men HERREN förstockade Faraos hjärta, så att han icke ville släppa dem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod