Ana içeriğe geç
Sözlük

saklanmak ile cümle

saklanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Esconde un gran secreto.
Hayatından endişe eden Claudius saklanmak için saraya kaçtı.Preocupado por su propia supervivencia, Claudio huyó del palacio para esconderse.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.La piedra se encuentra actualmente en el Museo Nacional de Dinamarca en Copenhague.
Gerçek adı bir sır olarak saklanmaktadır.Su propósito era ocultarse bajo nombres falsos.
Naziler'in Yahudi araması yaptığı bir zamanda 3 gün bir orman içinde saklanmak zorunda kalmıştı.Incluso se vio forzado a esconderse tres días en un bosque mientras las SS buscan a los judíos.
Belediye Başkanı odasında o yıllarda hediye ettiği manyetolu telefon halen saklanmaktadır.Él cuida mucho el sombrero que le regaló Ada.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Nasconde un terribile segreto.
O zamanlarda, birçok diğer tasarım lisanslı, patentle korunmakta ya da devlet sırrı olarak saklanmaktaydı.All'epoca molti altri sistemi di cifratura erano proprietari, coperti da brevetto o da segreti governativi.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.La pietra è attualmente conservata al Museo Nazionale Danese a Copenaghen.
Tom saklanmak zorunda kalmadı.Тому не пришлось прятаться.
Bu sürede saklanmak için başka bir ailenin evi uygun görülür.Сегодня на этом месте стоит жилой дом на несколько семей.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Вот тут и открывается эта чудовищная тайна.
Kişisel evrakları University College Dublin'in arşivlerinde saklanmaktadır.Его личные бумаги находятся в архиве Университета Техаса.
Gerçek adı bir sır olarak saklanmaktadır.Его настоящее имя засекречено.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.ولكن هنالك سر كبير مخفي في تلك الحادثة.
Muhasebe'de saklanmak zorunda olan defterlerdendir.له كتاب في المغازي.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Existe um grande segredo escondido.
Taşların çoğu nemden korunması için nitrojen içinde saklanmaktadır.A maioria das pedras são guardadas em nitrogênio para mantê-las livres da umidade.
Hayatından endişe eden Claudius saklanmak için saraya kaçtı.Preocupado pela sua própria sobrevivência, Cláudio fugiu do palácio para se esconder.
Dokümanın orijinal imzalı kısmı Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Arşivi'nde saklanmaktadır.Os originais dos atos institucionais são mantidos no Arquivo Nacional.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.Atualmente, a pintura pertencente ao acervo do Museu Nacional da Dinamarca em Copenhague.
Fakat Lara ormandaki gizli bir klübede saklanmak zorunda kaldı böylelikle Jüpiter onu bulamayacaktı.À Horn foi oferecido um lugar na Juilliard School, mas sua família não tinha condições de mandá-la para lá.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.Deze ketel wordt thans bewaard in het Nationaal museum van Denemarken in Kopenhagen.
Dokümanın orijinal imzalı kısmı Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Arşivi'nde saklanmaktadır.Het origineel wordt bewaard in de U.S. National Archives.
Jovianus'un seçilmesinden beri saklanmaktaydı.Hij was derhalve niet aanwezig geweest toen Jovianus tot diens opvolger werd benoemd.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Hij houdt er een groot geheim op na.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Niemcy uciekli do lasu położonego za wzniesieniem.
Veronica ve Nick, saklanmak için Nick'in babasının New Glarus'daki kulübesine gider.Nick i Veronica są zmuszeni uciekać do kryjówki ojca Nicka w New Glarus, Wisconsin.
Bu sefer Sır Falstaff'in aklı başındadır ve saklanmak istemez.Podejrzewała przy tym, że Fulbert nie będzie w stanie i nie będzie chciał zachować tajemnicy.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Skrywa on jednak pewną mroczną tajemnicę.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.Obecnie przechowywane jest w duńskim Muzeum Narodowym (Nationalmuseet) w Kopenhadze.
Gerçek adı bir sır olarak saklanmaktadır.Hans riktiga namn är hemligstämplat.
Ahit Sandığı da Mişkan’daki "Kutsallar Kutsalı" adı verilen bölümde saklanmaktaydı.Dessa utgjorde därefter också stommen i partiets så kallade stormavdelning, SA.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.Idag står kitteln på det danska nationalmuseet i Köpenhamn.
Bu sürede saklanmak için başka bir ailenin evi uygun görülür.Huset är idag permanentbostad för flera familjer.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Але він зберігає страшну таємницю.
Gerçek adı bir sır olarak saklanmaktadır.Його справжнє ім'я засекречено.
Ona göre, saklanmak boşunadır.Очевидно, що вона приховує щось.
Burada kendisi bandajlanmış bir şekilde Karasu’nun sırtında saklanmaktadır.Dostupné online. Kryla Karadžičovi záda při čistkách.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.Nyní je vůz ve sbírkách Dánského národního muzea v Kodani.
Yalnız bazı parçaları anı olarak saklanmaktadır.)Identických odlitků se do dnešních dnů zachovalo hned několik.)
Dokümanın orijinal imzalı kısmı Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Arşivi'nde saklanmaktadır.Documentele sunt păstrate în Arhiva Națională a Statelor Unite.
Ona göre, saklanmak boşunadır.Eu fără să știu că el e fugar...
El yazması on ciltlik eseri, bugün Bolonya Üniversitesi'nde saklanmaktadır.Resturile acelui clopot au fost topite și turnate într-unul nou, aflat astăzi la Universitatea Villanova.
Veronica ve Nick, saklanmak için Nick'in babasının New Glarus'daki kulübesine gider.Veronica és Nick New Glarusba utazik, Nick apjának faházához.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.A rémes titok.
Ona göre, saklanmak boşunadır.Tegyük fel ugyanis, hogy nem fedné le.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Ezt kihasználva a németek csapdát állítottak a környező magaslatokban elbújva.
1920 yılından beri çıkan yasalar, tutanaklar vs. saklanmaktadır.Az 1920-as évek elejétől körjegyzőség, hozzátartozott Szamoskér.
632 baharında, saklanmakta bulunan III. Yezdigirt (I. Hüsrev'in torunlarından biri) tahta çıktı.Keväällä 632 Khosrau I:n piilossa asustellut lapsenlapsi Yazdegerd III nousi valtaan.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Sisälle on kätketty salakäytävä.
Film 1992 yılında ABD Ulusal Film Arşivinde saklanmak için seçilen listeye dahil edilmiştir.Elokuva on valittu vuonna 1991 Yhdysvaltojen National Film Registryyn.
Fakat, ilerleyen Rus güçleri, milislerin ormanda saklanmak zorunda kalmalarına neden olur.Venäläisistä joukkoja tuli metsästä vähitellen heidän harhailtuaan metsässä.
Şu anda kilisenin zili, "Nanbanji-no-kane" (Nanbanji'nin Zili), Shunkō-in tapınağında saklanmaktadır.Nanbanjin kello (Nanbanji no kane) on säilynyt, ja sitä pidetään Shunkoinin temppelissä Kiotossa.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.Σήμερα φυλάσσεται στο Εθνικό Μουσείο της Δανίας στην Κοπεγχάγη.
Taşların çoğu nemden korunması için nitrojen içinde saklanmaktadır.De fleste af stenene opbevares i kvælstof for at holde dem fugtfrie.
632 baharında, saklanmakta bulunan III. Yezdigirt (I. Hüsrev'in torunlarından biri) tahta çıktı.I foråret 632 kom et barnebarn af Khosrau 1., Yazdegerd 3.
Jovianus'un seçilmesinden beri saklanmaktaydı.Etter at Jovianus var død ble Valentinian I valgt.
Gerçek adı bir sır olarak saklanmaktadır.Hensikten er å skjule det virkelige navnet.
Gerçek adı bir sır olarak saklanmaktadır.Hal yang disembunyikan tersebut disebut dengan rahasia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod