Ana içeriğe geç
Sözlük

saklanma ile cümle

saklanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hesap kurulum bilgileri artık kayıt defterinde saklanmaz.Svěřenský fond se nezapisuje do veřejného rejstříku.
Burada kendisi bandajlanmış bir şekilde Karasu’nun sırtında saklanmaktadır.Dostupné online. Kryla Karadžičovi záda při čistkách.
1820'de bina hükümet tarafından, Kraliyet Resim Galerisi'nin saklanması için satın alındı.V roce 1820 koupil budovu nizozemský stát jako sídlo Královské malířské galerie.
Bu yüzden nemli ortamlarda saklanmaması gerekir.Není vhodné, aby běhali v prašném prostředí.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.Nyní je vůz ve sbírkách Dánského národního muzea v Kodani.
Yalnız bazı parçaları anı olarak saklanmaktadır.)Identických odlitků se do dnešních dnů zachovalo hned několik.)
Kale içinde bilinmeyen gizli yollarla saklanma amaçlı kullanılmıştır.Následuje pronásledování neznámé věci přes džungli.
Saklanmaya başladılar.Ona mě schovala.
Fakat Poly, Macheath'in saklanmasını sağlamıştır ve Macheath'in nerede olduğunu Peachum'lar bilmemektedirler.Ptá se, zda by mýtus existoval i bez toho, aby o něm Barthes mluvil.
Diğerleri ise saklanmaya devam ettiler ya da reaksiyon veremeyecek kadar şoktaydılar.Ostatní mohli být strženi ve snaze pomoci mu a nedokázali se vrátit k neosvětlenému stanu.
Dokümanın orijinal imzalı kısmı Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Arşivi'nde saklanmaktadır.Documentele sunt păstrate în Arhiva Națională a Statelor Unite.
Ona göre, saklanmak boşunadır.Eu fără să știu că el e fugar...
Eskiden korsanların saklanma yeri olduğu söylenir.În trecut, la găsirea lor se foloseau porcii.
Uzun süre saklanmaya elverişlidir.Te-au ținut prea mult ascuns.
El yazması on ciltlik eseri, bugün Bolonya Üniversitesi'nde saklanmaktadır.Resturile acelui clopot au fost topite și turnate într-unul nou, aflat astăzi la Universitatea Villanova.
Eskiden korsanların saklanma yeri olduğu söylenir.Eszerint régen kalózok itt rejtették el kincseiket.
Veronica ve Nick, saklanmak için Nick'in babasının New Glarus'daki kulübesine gider.Veronica és Nick New Glarusba utazik, Nick apjának faházához.
Daha küçük olabilen bu çıkrıkların saklanması da kolaydır.Ezek a kisebb pelyhek könnyebben emészthetők.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.A rémes titok.
Buğday saklanması için binaların inşası yapılmaktadır.A termények megőrlésére malmokat építettek.
Ona göre, saklanmak boşunadır.Tegyük fel ugyanis, hogy nem fedné le.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Ezt kihasználva a németek csapdát állítottak a környező magaslatokban elbújva.
1920 yılından beri çıkan yasalar, tutanaklar vs. saklanmaktadır.Az 1920-as évek elejétől körjegyzőség, hozzátartozott Szamoskér.
Sauron'un ruhu kaçarak saklanmaya başladı.Így Sauron uralmának vége lett, szolgái szétfutottak.
1820'de bina hükümet tarafından, Kraliyet Resim Galerisi'nin saklanması için satın alındı.1820-ban a házat a holland állam megvette a házat a Királyi képtár számára.
632 baharında, saklanmakta bulunan III. Yezdigirt (I. Hüsrev'in torunlarından biri) tahta çıktı.Keväällä 632 Khosrau I:n piilossa asustellut lapsenlapsi Yazdegerd III nousi valtaan.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Sisälle on kätketty salakäytävä.
Film 1992 yılında ABD Ulusal Film Arşivinde saklanmak için seçilen listeye dahil edilmiştir.Elokuva on valittu vuonna 1991 Yhdysvaltojen National Film Registryyn.
Fakat, ilerleyen Rus güçleri, milislerin ormanda saklanmak zorunda kalmalarına neden olur.Venäläisistä joukkoja tuli metsästä vähitellen heidän harhailtuaan metsässä.
Şu anda kilisenin zili, "Nanbanji-no-kane" (Nanbanji'nin Zili), Shunkō-in tapınağında saklanmaktadır.Nanbanjin kello (Nanbanji no kane) on säilynyt, ja sitä pidetään Shunkoinin temppelissä Kiotossa.
Temiz giysiler kuru bir yerde saklanmalıdır.Οι περισσότεροι καθαριστές χρησιμοποιούν υγρό καθαρισμό σε κάποια ρούχα.
1820'de bina hükümet tarafından, Kraliyet Resim Galerisi'nin saklanması için satın alındı.Το 1820 το οίκημα αγοράστηκε από το ολλανδικό κράτος, με σκοπό να στεγάσει τη βασιλική συλλογή πινάκων.
Bu kap şu anda Kopenhag'da Danimarka ulusal müzesinde saklanmaktadır.Σήμερα φυλάσσεται στο Εθνικό Μουσείο της Δανίας στην Κοπεγχάγη.
Yoda, Dagobah gezegenindeki bataklıklarda saklanmaya gitti.Ο Γιόντα αυτοεξορίζεται στον βαλτώδη πλανήτη του Dagobah.
Bu çizgiler yavruların çalıların arasında daha iyi saklanmaları için faydalıdır.Αυτά τα σμήνη διευκολύνουν στα αρσενικά να είναι καλύτερα ευκρινή στα θηλυκά.
Taşların çoğu nemden korunması için nitrojen içinde saklanmaktadır.De fleste af stenene opbevares i kvælstof for at holde dem fugtfrie.
Soğuk zincirde saklanması gereken ilaçlar.Kølstrup Kirke ligger i Kølstrup.
Diğerleri ise saklanmaya devam ettiler ya da reaksiyon veremeyecek kadar şoktaydılar.Tropperne var blevet slået på flugt, eller var så fortumlede at de ikke kunne gøre effektiv modstand.
632 baharında, saklanmakta bulunan III. Yezdigirt (I. Hüsrev'in torunlarından biri) tahta çıktı.I foråret 632 kom et barnebarn af Khosrau 1., Yazdegerd 3.
Temiz giysiler kuru bir yerde saklanmalıdır.Alternativer til en tørretumbler er at hænge tøjet til tørre på et tørrestativ.
Kamuflaj (Fransızca: Camouflage) bir gizlenme, saklanma yöntemidir.Kamuflasje (av fransk camouflage) er maskering mot oppdagelse eller villedende tiltak.
Işığa duyarlıdır, bundan dolayı oldukça koyu renkle kapalı kaplarda saklanmalıdır.Det er lyssensitivt og bør derfor lagres i lukkede, mørke beholdere.
Daha küçük olabilen bu çıkrıkların saklanması da kolaydır.Disse lampene er også lettere å skjule.
Jovianus'un seçilmesinden beri saklanmaktaydı.Etter at Jovianus var død ble Valentinian I valgt.
Metalik halde saklanması çok zordur.Men metallet var vanskelig å holde rent.
Gerçek adı bir sır olarak saklanmaktadır.Hensikten er å skjule det virkelige navnet.
1820'de bina hükümet tarafından, Kraliyet Resim Galerisi'nin saklanması için satın alındı.I 1820 kjøpte staten Mauritshuis til bruk som sete for det kongelige billedgalleri.
Hesap kurulum bilgileri artık kayıt defterinde saklanmaz.Informasi setup tidak lagi disimpan di registry.
Haberi alınca kaçıp Adramytteion (günümüzde Edremit) civarında bulunan ormanlarda saklanmayı denedi.Lalu ia mencari Ahazia; Ahazia tertangkap ketika ia bersembunyi di Samaria.
Saklanmaya başladılar.Mereka bersembunyi.
Gerçek adı bir sır olarak saklanmaktadır.Hal yang disembunyikan tersebut disebut dengan rahasia.
EURion hakkındaki teknik detaylar kaşifleri ve kullanıcıları tarafından sır olarak saklanmaktadır.Rincian teknis mengenai rasi EURion dirahasiakan oleh pembuatnya.
Kamuflaj (Fransızca: Camouflage) bir gizlenme, saklanma yöntemidir.Kamuflase memang suatu bentuk tipuan dan penyamaran.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Và sau đó cô biết 1 bí mật kinh hoàng.
Yoda, Dagobah gezegenindeki bataklıklarda saklanmaya gitti.Sống sót sau thảm hoạ, Yoda về ở ẩn ở hành tinh Dagobah.
Keyfiyet milli bir sır olarak saklanmalıdır.Nhân trị là trị quốc bằng lòng nhân ái.
Soğuk zincirde saklanması gereken ilaçlar.Một số loại thuốc yêu cầu quản lý chuỗi lạnh trong phân phối của họ.
Ona göre, saklanmak boşunadır.Thế nên sẽ tốt hơn nếu anh ta trốn đi.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Người dân German sợ hãi bỏ làng trốn vào rừng.
Gerçek dosyalar tekerde saklanmaya devam eder.Thống kê giữ sạch lưới trong bóng đá
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
saklanma ile cümle - Sayfa 5 - saklanma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App