Kasaba sanki büyük bir sırrı saklamak uğruna bütün haritalardan silinmiş gibidir.Tout porte à croire que le village a été gommé des cartes, comme si l'on avait cherché à préserver un secret.
Katil cesedi saklamak için ciddi çabalar sarf etmişti.Il leur faut maintenant cacher le cadavre.
Bu arada her ikisinin de saklamakta oldukları, hayatlarına ilişkin bazı bilgiler ortaya çıkar.Plusieurs semblent avoir des choses à cacher sur leur vie passée.
Kocasına gelince kendisi arabanın bagajında uyuşturucu saklamaktadır ve bunları çalmıştır.Alors qu'il s'endort dans un bus, on lui vole ses bagages et son argent.
Bu çantayı saklamak zorundayım.Tengo que esconder esta bolsa.
Bu gıda maddelerini eksi on derecede saklamak daha iyi olur.Es preferible conservar estos alimentos a menos diez grados.
Kışa saklamak istediğimiz balıkları tuzlamalı ya da kurutmalıyız.Debemos salar o secar los pescados que queramos conservar hasta el invierno.
Doktor, kör olduğunu ("Oxygen") hâlâ Bill'den saklamaktadır.El Doctor todavía está ciego ("Oxígeno"), un secreto que Bill desconoce.
Gıdaları uygun sıcaklıkta saklamak.Almacenar los alimentos a la temperatura adecuada.
HF-SbF5 bileşiklerini saklamak için yapılan konteynır ve kaplar PTFE'den üretilmektedir.Los contenedores para HF-SbF5 están hechos de PTFE.
WorldCat, devlet ve özel kütüphanelerden gelen kayıtları saklamaktadır.WorldCat contiene registros de la mayoría de bibliotecas públicas y privadas de todo el mundo.
Premium kullanıcılara, dosya saklamak için 100 GB alan sunulur.Cada usuario se le asigna 1 GB de espacio de almacenamiento en línea para guardar documentos.
Bu usul ile mantarları pek çok yıl saklamak olanaklıdır.Sin embargo es extraordinario que el cadáver se preserve tantos años.
Bu çantayı saklamak zorundayım.Придется спрятать эту сумку.
WorldCat, devlet ve özel kütüphanelerden gelen kayıtları saklamaktadır.WorldCat сохраняет записи из государственных и частных библиотек по всему миру.
Dikkat çekmemek için ışın kılıcını saklamaktadır.В экранизации меч не имеет свечения.
O pastayı ilk aşık olacağı kişiye saklamaktadır.Оно заставляло влюбляться в первого попавшегося.
Arabaları satmak için kendine özel bir ambarında saklamaktadır.В своём доме он устроил для автомобиля гараж.
Bu usul ile mantarları pek çok yıl saklamak olanaklıdır.Эту высохшую гашёную известь можно хранить годами.
4shared servisi, yalnızca yasal olan verileri saklamak için hesaplar sunar.توفر خدمة 4shared حسابات لكي يتم تخزين البيانات بصورة قانونية فقط.
Mine, ailesinin öz evladı değildir ve ailesi bunu ondan sır gibi saklamaktadır.أما البنت فلا ترث اسم أبيها لأبنائها وإنما يحمل أبنائها اسم والدهم.
Premium kullanıcılara, dosya saklamak için 100 GB alan sunulur.أما المستخدمين الاستثنائيين فيحصلون على 100 جيجا بايت مساحة لتخزين ملفاتهم.
Gıdaları uygun sıcaklıkta saklamak.اطبخ الطعام إلى درجات حرارة مناسبة.
Bu tür PROM’lar programları kalıcı olarak saklamakta kullanılır.Estas PROM's são usadas para armazenar permanentemente os programas.
Bu dökümanlar SCP'leri tanımlar ve onları güvenli şekilde saklamak için gerekli olan talimatları içerir.Estes documentos descrevem os SCPs e incluem instruções para mantê-los em segurança.
Premium kullanıcılara, dosya saklamak için 100 GB alan sunulur.Os usuários Premium recebem 100 GB de espaço para armazenar arquivos.
WorldCat, devlet ve özel kütüphanelerden gelen kayıtları saklamaktadır.O WorldCat alberga dados registos e fichas de mais de 71000 bibliotecas públicas e privadas de todo mundo.
Kın, kılıç ya da diğer kesici silahları tutmak, taşımak veya saklamak için kullanılan kılıftır.Uma bainha é um estojo para segurar ou proteger uma espada, faca ou outra grande lâmina.
Katil cesedi saklamak için ciddi çabalar sarf etmişti.Dead realmente queria parecer um cadáver.
HF-SbF5 bileşiklerini saklamak için yapılan konteynır ve kaplar PTFE'den üretilmektedir."Glaswerk" om HF-SbF5 in te bewaren of te laten reageren is van PTFE.
4shared servisi, yalnızca yasal olan verileri saklamak için hesaplar sunar.Usługa 4shared polega na udzielaniu kont tylko do przechowywania legalnych danych.
Mine, ailesinin öz evladı değildir ve ailesi bunu ondan sır gibi saklamaktadır.Lecz ani syn, ani matka nie zdawali sobie sprawy, iż wyminęli się.
Hagrid Grawp'ı yasak ormanda saklamaktadır.Udali się z Hagridem do Zakazanego Lasu.
Odalar genellikle uyumak ve eşya veya malları saklamak üzere kullanılırdı.Na miejscu zazwyczaj zmuszano ich do zdjęcia ubrań oraz oddania dokumentów i przedmiotów osobistych.
Premium kullanıcılara, dosya saklamak için 100 GB alan sunulur.Posiadacze konta premium otrzymują 100 GB miejsca.
Aragorn ayrıca bir müchevher kutusu bulmuştur ki bu da muhtemelen yüzüğü saklamak amacıyla yapılmıştır.Aragorn hittade också en kista som förmodligen Saruman hade tänkt skulle innehålla Ringen.
WorldCat, devlet ve özel kütüphanelerden gelen kayıtları saklamaktadır.WorldCat зберігає записи з державних і приватних бібліотек в усьому світі.
Doktor, kör olduğunu ("Oxygen") hâlâ Bill'den saklamaktadır.Oxhöft, зараз відома як Оксивє (пол.
Fakat hocasını bu zor günlerinde saklamakta kararlıdır.Вона піклується про нього, намагаючись уберегти його у цей жахливий час.
Ancak Procter & Gamble Avrupada markanın üretim ve satış haklarını kendisinde saklamakdadır.Procter & Gamble є одним з американських і світових лідерів у виробництві та продажу засобів жіночої гігієни.
4shared servisi, yalnızca yasal olan verileri saklamak için hesaplar sunar.4 zákona o pozemních komunikacích stanovit podrobnosti k péči vlastníka o místní komunikaci.
Araç bu rokete ait 10 adetlik tanksavar mühimmatını da saklamaktadır.Na svém účtě má také 11 ručně zničených nepřátelských tanků.
Bu tür PROM’lar programları kalıcı olarak saklamakta kullanılır.Acest fel de circuit este folosit pentru stocarea permanentă a unui program.
Sonuç olarak Danny hayatını okul arkadaşlarından, öğretmenlerinden ve ailesinden saklamaktadır.Danny próbálja kilétét eltitkolni az osztálytársai, tanárai és családja elől.
Bu tür PROM’lar programları kalıcı olarak saklamakta kullanılır.Az ilyen PROM-okat arra használják, hogy hosszú távon is megőrizzék a programokat.
Kasaba sanki büyük bir sırrı saklamak uğruna bütün haritalardan silinmiş gibidir.Mintha a falut letörölték volna az összes térképről, pontosan azért, hogy egy titkot megóvjanak.
Jerry erkek olduğunu saklamak zorunda olduğundan durumu idare eder.Jerry örömmel viseli gondját, ha baja esik.
Aragorn ayrıca bir müchevher kutusu bulmuştur ki bu da muhtemelen yüzüğü saklamak amacıyla yapılmıştır.Aragorn löysi myös rasian, jossa oli luultavasti tarkoitus säilyttää Sormusta.
Hagrid Grawp'ı yasak ormanda saklamaktadır.Hagrid piilotti Ruaahin Kiellettyyn metsään.
O pastayı ilk aşık olacağı kişiye saklamaktadır.Se, joka juo taikalähteestä, rakastuu siihen jonka ensimmäisenä kohtaa.
Kitaplık, genellikle yatay rafları bulunan kitap saklamak için kullanılan mobilyadır.Kirjahylly on huonekalu, jossa yleensä säilytetään kirjoja.
O pastayı ilk aşık olacağı kişiye saklamaktadır.Παρ' όλα αυτά έχει τη ιδιότητα του φύλακα στην πρώτη οικογένεια που θα αγαπήσει.
Doktor, kör olduğunu ("Oxygen") hâlâ Bill'den saklamaktadır.Κρατάει συντροφιά στον μοναχικό (τυφλό) Jack McCay (Ben Gazzara), ο οποίος δεν δέχεται την αναπηρία του.
O pastayı ilk aşık olacağı kişiye saklamaktadır.Hun bliver straks forelsket i bageren som også bliver forelsket i hende.
O pastayı ilk aşık olacağı kişiye saklamaktadır.Effekten av saften får Titania til bli forelsket i det første hun ser.
Daha gelişmiş bir yöntem ise virüsü basit şifreleme yöntemleri ile saklamaktı.Dette var imidlertid en mer risikabel metode idet det dreide seg om selve kopperviruset.
Jerry erkek olduğunu saklamak zorunda olduğundan durumu idare eder.Stephanie blir overbevist om at dene mannen er Jerry.
HF-SbF5 bileşiklerini saklamak için yapılan konteynır ve kaplar PTFE'den üretilmektedir.Wadah untuk penyimpanan HF-SbF5 terbuat dari PTFE.
Kocasına gelince kendisi arabanın bagajında uyuşturucu saklamaktadır ve bunları çalmıştır.Wanita itu mengambil kendi bensin di bagasi mobilnya dan mencium pria itu.
Polis bu durumun, şüphelinin olaydaki gerçek niyetini saklamak amacıyla olduğunu düşünüyordu.Hal inilah yang menyebabkan polisi mencurigainya sebagai pelaku dari pembunuhan berantai tersebut.