saklı ile cümle
saklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Üç kopyası kalmıştı fakat bunlar on yıllarca saklı kaldılar.Tre kopier overlevede, men de forblev skjulte i årtier.
6- Altıncı gök, dünya sırlarının saklı olduğu göktür.Berømtest af alle er den 6. satire, der skildrer den fornemme verdens fordærvede kvinder.
Karakter atamaları kod sayfalarında saklıdır.Nu bliver dine fingeraftryk gemt i passet.
Buradaki replikasyonun yarı-saklı olduğunu kanıtlamışlardır.Kurvene er samlet i halvskærme.
Bazı varlıkların ruhları başka bir yerde saklıdır.Hans synder lå andre steder.
Ayrıca ikinci kez seçilebilme hakkını saklı tuttu.Der blev han "døbt" for anden gang.
1998'in Aralık ayında Aksu, Adı Bende Saklı adlı albümünü piyasaya çıkardı.Dette skete i november 1990, da RCA omsider udgav det, der blev kaldt The Lost Album.
Şehirde çok yiyecek saklı bulunuyordu.Det har blitt funnet store mengder gull i byen.
Adı Latince Lateo ( saklı-gizli ) den gelmiştir. -os erkek anlamındadır.Kalamata: en stor, svart oliven, navngitt etter byen Kalamata i Hellas.
Bunlar; Âdem Peygamberin, güneşin battığı yerdeki Mahzeninde saklı bulunuyordu.Elia (også stavet Elias) var en av profetene og er blant de mest fremtredende personene i Bibelen.
Miz’in cevabı ise o gece çekeceği promoda saklıydı.Ukens Nytt var Aftenpostens landsutgave.
8.si orantısız tarafta saklıdır.Den uhindrede konsentrasjon 8.
İnsan Irkının Saklı TarihiFrogn mannskors historie
Eva'ya aşık ama bunu ondan saklıyor.Eragon er stupforelsket i henne, men hun avviser ham.
Şehrin adı da Tupi yerlisi dilinden gelmektedir ve "Saklı Sular" anlamına gelir.Fylket har navn fra et lokalt indianerspråk, og betyr «fossefall».
Eski ve saklı bir ahalidir.Dette er et gammelt og sikkert værtegn.
Bunlar; Âdem Peygamberin, güneşin battığı yerdeki Mahzeninde saklı bulunuyordu.Karena itu, para rasul sering dimasukkan ayat-ayat dari Mazmur ke dalam tulisan-tulisan mereka.
Adı Latince Lateo ( saklı-gizli ) den gelmiştir. -os erkek anlamındadır.Nama itu berasal dari kata Laksono Dewo (bagaikan dewa), dewa yang maha sakti dalam berperang.
Ancak geçmişine dair önemli bir sırr saklıyor.Dia menyembunyikan rahasia mematikan dari masa lalunya.
Kendileri uyuşturucu kullanıyorlardı ancak babalarından saklıyorlardı.Mereka nyaris cerai, tetapi tercegah oleh nasihat orangtua.
Tam bir centilmen olduğu halde derinlerde vahşi bir aslan saklıyor.Walaupun kini sudah menjadi raja, di dalam hatinya, dia tetaplah seekor singa hutan.
Calakmul, Maya ovalarında yer alan saklı şehirlerin en büyüklerinden birisidir.Calakmul merupakan salah satu kota Maya terbesar dan terkuat di wilayah dataran rendah Maya.
Bazı varlıkların ruhları başka bir yerde saklıdır.Dalam kebudayaan terletak jiwa dari suatu bangsa.
Erkekleri öldürüp kadınları çocuk sahibi olmak için saklıyorlar.Mereka suka membunuh anak laki-Iaki dan menanam hidup-hidup anak perempuan.
Bu sebeple kitlelerin davranışlarının kökenleri sürüde saklıdır.Akibatnya, keberadaan ras kucing ini disembunyikan.
Gringotts'da büyücülerin paraları; galleon, sickle, knut saklıdır.Có 3 đơn vị tiền tệ là: galleon, sickle và knut.
Grubun üyeleri gerçek kimliklerini saklı tutmaktadırlar.Mai nghi ngờ bố mẹ chồng đang giấu giếm điều gì đó.
Kayken kadınlarca elbiselerinin altında saklı olarak taşınılırdı.Cô gái khỏa thân đứng chống tay lên chiếc tủ.
Bunlar; Âdem Peygamberin, güneşin battığı yerdeki Mahzeninde saklı bulunuyordu.隋、唐に対しても建国後まもなく使者を派遣して冊封を受けた。
On Sekiz cildin kaybolduğu ya da saklı tutuldukları varsayılmaktadır.下流で8人が死亡もしくは行方不明となった。
Jenny Macheath'in Suky Tawdry'nin evinde saklı olduğunu söyler.ジェニーはメッキーがスーキー・ダウドリーの家にいる事を漏らす。
Saklı şehir yedi kapıyla korunurdu.セキュリティゲートは7か所に分散配置された。
Şehirde çok yiyecek saklı bulunuyordu.屋敷の中に大量に仕舞われていた。
Köyün sırları onda saklıdır.この村には何か秘密があるのか。
Saklı antik hazinelerin yeri konusunda sorgulandı.大昔の宝が隠されているという。
8.si orantısız tarafta saklıdır.八方向にくないを打ち出す。
Ancak geçmişine dair önemli bir sırr saklıyor.彼女の過去には秘密ある。
PIPER bir sır saklıyor.艾梨达有一个秘密。
Tüm Hakları Saklıdır.保留所有权利。
Fakat asıl kimliğini saklıyordu.但當時隱瞞了身分。
Bunlar; Âdem Peygamberin, güneşin battığı yerdeki Mahzeninde saklı bulunuyordu.信長質問使者忠次,忠次完全沒有庇護信康並確認書信所寫的是事實。
Güney Afrika Cumhuriyeti resmi olarak toprak talebi hakkını saklı tutuyor.南非已正式保留提出領土聲請的權利。
"Saklı Kilise".躲在教會裡面。
Parkın temel kaynak değeri Saklıkent Kanyonudur.沙漠的主要土壤成分是沙。
Kuantum Bilmecesi: Saklı Anahtarı Bulmak.헤드 파츠:숨겨진 아이템을 찾을 수 있게 한다.
RDBMS içindeki programlama işlemlerinin çoğu saklı yordamlar(SP) kullanılarak gerçekleştirilir.RDBMS 내의 대부분의 프로그래밍은 저장 프로시저(SP)를 이용하여 이루어진다.
Ancak geçmişine dair önemli bir sırr saklıyor.과거 사건과 관련된 거대한 비밀을 가지고 있다.
Traven tüm ömrünce gerçek kimliğini saklı tutmuştu.드 로시는 그때까지 자신의 성정체성에 대해 공개적으로 언급하는 것을 피했다.
Ama her zaman sakli (kitim) nüfus olmustur.그러나 번번이 오세완의 구애를 거절한다.
Buzdolabının dışında veya yalıtım malzemesinin içinde saklı olarak yer almaktadır.가정용 냉동고는 냉장고 안에 별도의 칸막이로 포함되어 있거나 별도의 제품으로 나오는 경우도 있다.
Üç kopyası kalmıştı fakat bunlar on yıllarca saklı kaldılar.נותרו שלושה עותקים, אך הם נותרו חבויים במשך עשרות שנים.
Bu saklı derinliğidir.”זה העומק המוסתר."
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.זמן רב מידי אנשים האמינו שיש ספרים סודיים, מקומות מוסתרים ודברים מופלאים.
8.si orantısız tarafta saklıdır.נרשום בצד 8.
Fakat asıl kimliğini saklıyordu.שמו הפרטי המקורי היה בן-ציון.
Gizli saklımız yoktur.לא יודעת לשמור סודות.
Fakat saklı olduğundan araması lazımdır.עם זאת, יש להיזהר שלא להיקשר אליו.
Kayken kadınlarca elbiselerinin altında saklı olarak taşınılırdı.ברגע שיכלו ללכת הן הולבשו בבגד תחתון.
Bacakları postun altında saklı durabilecek kadar kısadır.את הרגליים החסרות ניתן לפרש כהפסקה ברצף הקריאה.
Tom senden bir şey saklıyor.Том крие нещо от теб.
İlgili Sayfalar