saklı ile cümle

saklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve kendisini de çabucak genlerinize saklıyor.身を潜めます このスライドはインフルエンザの遺伝子が
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.A skrývame tie náklady za obrovské zisky.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.A skrýváme tu cenu za obrovké zisky.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.Chúng ta đang trốn tránh đằng sau những lợi nhuận khổng lồ.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.Dan kita menyembunyikannya di balik keuntungan besar.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.E estamos a esconder esse preço atrás do monstro dos lucros.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.En we verbergen die prijs achter monsterwinsten.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.Estamos ocultando ese precio con ganancias monstruosas.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.E stiamo nascondendo quel prezzo dietro profitti mostruosi.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.I chowamy ten koszt za ogromnymi zyskami.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.그리고 괴물 같은 이윤 뒤에 그 비용을 숨기고 있습니다.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.Na meg a gigantikus profit, ez is elrejti a költségeket.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.Nous cachons ce prix derrière des profits monstres.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.Och vi gömmer kostnaden bakom jättevinster.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.Şi ascundem acel cost în spatele unor profituri monstruoase.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.Und wir verbergen diesen Preis hinter riesigen Gewinnen.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.Και κρύβουμε αυτό το τίμημα πίσω από τερατώδη κέρδη.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.И крием тази цена зад огромни печалби.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.И мы прячем эту цену под чудовищными доходами.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.ואנו מסתירים את המחיר מאחורי רווחי עתק.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.ونحن نخفي التكلفة خلف الأرباح الوحشية.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.回復する海産物を考える時には
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.A veces debajo de esos sombreros había mucha alegría y mucha tristeza".
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.A volte sotto quei cappelli c'erano tantissima gioia e tantissimo dolore".
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Czasem pod tymi kapeluszami jest wiele radości i wiele smutku.
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.때때로 그 모자 아래에는 수많은 즐거움과 슬픔이 함께 공존하고 있습니다."
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Manchmal verbirgt sich unter diesen Hüten viel Freude und viel Sorge."
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Onder die hoeden zat veel vreugde en veel verdriet."
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Parfois sous ces chapeaux il y a beaucoup de joie, et de chagrin.
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Uneori sub pălăriile acelea este multă veselie şi multă amărăciune.
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Понякога под тези шапки има скрита много радост и тъга"
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Сколько радости и горя таилось порой под этими шляпами".
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.לפעמים, מתחת לכל הכובעים הללו יש הרבה שמחה והרבה צער."
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.بعض الأحيان يكون تحت تلك القبعات الكثير من السعادة والكثير من الحزن
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.グラマーを生むために 費やされたものに気づくことで
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Âm thanh còn đặt chúng ta vào thời gian nữa bởi vì thời gian luôn luôn gắn liền với âm thanh.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.A zvuk nás také ukotvuje v čase, protože zvuk v sobě vždy má zabudovaný i čas.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Dan suara menempatkan kita dalam waktu karena suara selalu memiliki waktu yang tertanam di dalamnya.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Dźwięk orientuje nas również w czasie, ponieważ każdy dźwięk ma przypisany czas.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.E o som também nos posiciona no tempo, porque o som tem sempre uma medida de tempo incorporado nele.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.És a hang az időben is elhelyez minket, mert a hangba mindig beágyazódik az idő.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Et le son nous place également dans le temps, parce que le son contient toujours le temps en lui.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Geluid plaatst ons ook in de tijd, omdat in het geluid altijd tijd zit ingebed.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Il suono ci colloca nel tempo perché all'interno del suono c'è sempre il tempo.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Klang platziert uns auch auf der Zeitachse, denn ein Klang hat immer Zeit mit eingebettet.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.또, 소리로 우리는 시간의 흐름을 느끼죠. 왜냐면 소리는 언제나 어떤 순간에만 울리니까요.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Och ljud placerar oss i tiden också, för ljudet har alltid tiden innesluten i sig.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Og lyd placerer os også i tid, fordi lyd har altid tiden indlejret i sig.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Sunetul ne poziționează și în timp pentru că sunetul conține întotdeauna ideea de timp în el.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Y el sonido también nos ubica en el tiempo, porque en el sonido siempre hay tiempo.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Zvuk nás taktiež umiestňuje v čase, pretože zvuk má vždy v sebe obsiahnutý aj čas.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Ο ήχος μάς τοποθετεί επίσης στο χρόνο, επειδή έχει πάντα το χρόνο ενσωματωμένο μέσα του.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.Звук також розміщує нас у часі, бо час завжди вбудований у сам звук.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.И звук также ориентирует нас во времени, потому что в звуке всегда заключено время.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.И звукът ни поставя във времето също така, защото звукът винаги има време, вградено в него.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.הצליל ממקם אותנו גם מבחינת הזמן, מכיוון שהזמן תמיד היה מוטבע בצליל.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.والصوت يحدد لنا الزمان أيضاً لان الزمان مرفق دوماً بالموجة الصوتية
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.音には常に 時間が埋め込まれているのです 実際 聴覚こそが過去から
Yağmurlu bir günün sıkıcılığına karşı sürpriz olarak saklıyorum.Én tartani a meglepetés vendégeim ... ellen esős napon az unalom.
Yağmurlu bir günün sıkıcılığına karşı sürpriz olarak saklıyorum.Es soll eine Überraschung für meine Gäste sein, um ihnen die Langweile zu vertreiben.
İlgili Sayfalar