Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Και το πρώτο πράγμα που λίγο - πολύ έκανε κάθε νοσοκόμα, ήταν να κρατάει το χέρι του ασθενή για παρηγοριά.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Затова първото, което общо взето всяка сестра правеше, беше да хване ръката на пациента, за да го утеши.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.И первое, что почти всегда делает каждая медсестра, она берет пациента за руку, чтобы как-то успокоить его.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.אז הדבר הראשון שכל אחות עשתה, היה להחזיק את היד של החולה לנחמה. מחווה אנושית --
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.ولذا فإن أول شيء عادة ما تفعله كل ممرضة، أن تمسك بيد المريض لتهدئته. لفتة إنسانية --
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.患者の手を握って安心させることでした 人間的な行動です- このため両方の手を利用したデータ入力は 全く不可能でした
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.또 전 제가 여기 서게된 것이 믿을 수 없을 만큼 긴장되고 흥분된다는 것도 알아요. 그걸 진정 시키는 제 능력도 대단하네요.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.Tôi biết rằng tôi rất run và hứng khởi khi được đứng trên đây.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.Vím, že jsem neuvěřitelně nervózní, když tu stojím, což značně tlumí moji schopnost zůstat v pohodě.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.Wiem, że jestem niesamowicie podekscytowana swoją obecnością tutaj, co uniemożliwia mi zachowanie spokoju.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.Я знаю, що я неймовірно схвильована і захоплена бути тут, що значно погіршує мою здатність триматись круто.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.למרות שלא בהכרח בסדר זה." אני יודעת שאני נורא עצבנית ונרגשת להיות כאן למעלה,
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.それが格好良くやろうとする 私の能力を 大いに妨げている (笑)
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.Cô nàng tỏ ra đe dọa vậy trong vài phút, rồi điều kinh ngạc nhất xảy ra -- cô nàng thư giãn hoàn toàn.
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.Ella continuó con esta amenaza durante unos minutos y luego ocurrió algo asombroso: se relajó por completo.
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.그래서 그녀는 위협적인 행동을 몇분정도 하더니, 굉장한 일이 벌어졌습니다 -- 그녀가 무방비상태가 되었습니다.
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.Przez kilka minut robiła pokaz zagrożenia, a później, co niesamowite, całkiem odpuściła.
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.Takže pár minut předváděla tohle strašidelné představení, ale pak se stalo něco úžasného - úplně se uklidnila.
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.Ze deed dit dreigritueel een paar minuten, en toen gebeurde er iets wonderlijks -- ze ontspande zich helemaal.
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.Кілька хвилин вона виглядала загрозливо, але потім сталася неймовірна річ: вона повністю розслабилася.
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.והיא ביצעה את מפגן האיום הזה למשך מספר דקות, אבל אז קרה דבר מדהים -- היא פשוט נרגעה.
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.وقامت بهذا " التصرف " المهدد لعدة دقائق ومن ثم حدث شيء مميز حينها .. -- لقد استقرت
Bu tehdit gösterisini birkaç dakika sürdürdü ve sonra inanılmaz bir şey oldu - tamamen sakinleşti.驚いたことに 急になごんだのです そしてどこからかペンギンを捕まえてきて
Buyur, sakinleşmek için bunları al!1,2校時だったかしら?
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Đây, ngậm cái này cho thư giãn vào!
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Ecco, prendi questa per rilassarti!
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Här, ta den här för att slappna av!
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Hier neem deze om te ontspannen.
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Hier, nimm diese zur enspannung!
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Ini, ambil ini untuk bersantai!
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Masz, to dla odprężenia.
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Tiens, prends ça pour te détendre !
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Uite aici , ia asta si o sa te simti mai relaxata!
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Ορίστε, πάρε αυτά για να χαλαρώσεις!
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Вот, возьми, чтоб успокоиться!
Buyur, sakinleşmek için bunları al!خذي هذا لتهدئتك
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.Alkohol és gyógyszerek együttes használatának életprevalenciája, nemek szerinti bontásban. 1995–2007.
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.Celoživotní užívání těkavých látek podle pohlaví. 1995–2007. Údaje v %.
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.Co najmniej jednokrotne zażycie środków uspokajających nieprzepisanych przez lekarza, według płci.
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.Langtidsbrug af ikkeordinerede beroligende midler eller sedativer efter køn. 1995–2007. I procent.
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.Lebenszeitprävalenz des Konsums von Tranquilizern oder Sedativa ohne ärztliche Verschreibung, nach Geschlecht.
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.‘Ooit’gebruik van te inhaleren drugs per geslacht. 1995–2007. Percentages.
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.Uporaba alkohola skupaj s tabletami kadar koli v življenju po spolu. 1995–2007.
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.Yhteenveto monien muuttujien osalta laskeva tarkastelujakson aikana, ovat Irlanti, Islanti, Ruotsi ja Suomi.
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.Χρήση ηρεμιστικών ή κατασταλτικών χωρίς συνταγή ιατρού σε όλη τη ζωή, ανά φύλο. 1995–2007.
Cinsiyete göre, doktor reçetesi olmaksızın yaşam boyu sakinleştirici veya yatıştırıcı kullanımı. 1995–2007.Употреба на транквиланти или успокоителни без рецепта някога през живота, по пол. 1995–2007 г.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.- ami egy igen erős nyugtató.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Bardzo silny środek uspokajający.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.-Đó là 1 loại an thần cực mạnh!
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Een zeer krachtig sedatief.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Este un sedativ foarte puternic.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Itu adalah obat penenang yang sangat kuat.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Se on voimakkaasti rauhoittava lääke.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.To je velmi silné sedativum.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Zelo močno pomirilo je.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Είναι ισχυρό ηρεμιστικό.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Силно успокоително.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Силно успокоително.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir....בכל מקרה ...חשבתי
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.بوجود مسكن قوى