Ana içeriğe geç
Sözlük

sakinleş ile cümle

sakinleş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Κάποιος άλλος μπορεί να της έδινε φάρμακα και να της έλεγε να ηρεμήσει.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Аплодисменты)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Някой друг може би щеше да и предпише лекарства и да ѝ каже да се успокои.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Оплески) (Оплески)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.לדעתי... [מחיאות כפיים]
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.لكان وصف لها بعض الأدوية وأمرها بأن تهدأ.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.おとなしくするように言っていたかもしれません さて、私はこんなことを考えています
Birinin kanında da Catamen bulduk. Çok güçlü bir sakinleştiricidir.A análise toxicológica revelou quetamina, um sedativo fortíssimo.
Birinin kanında da Catamen bulduk. Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Das ist ein ziemlich starkes Beruhigungsmittel!
Birinin kanında da Catamen bulduk. Çok güçlü bir sakinleştiricidir.En toxikologianalys hittade ketamin, ett mycket kraftigt lugnande medel.
Birinin kanında da Catamen bulduk. Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Un análisis toxicológico reveló ketamina, un sedante muy fuerte.
Birinin kanında da Catamen bulduk. Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Un esame tossicologico ha rivelato tracce di chetamina, un forte sedativo.
Birinin kanında da Catamen bulduk. Çok güçlü bir sakinleştiricidir.Ved en gift-prøve fandt vi ketamin, et stærkt beroligende middel.
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Chúng ta sẽ dạy toán cho con bé. Điều đó sẽ khiến con bé đằm tính lại."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.수학을 가르쳐야겠어 그러면 애가 좀 침착해지겠지."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Le enseñaremos matemáticas. Eso la calmará".
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Le insegneremo matematica. La calmerà."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Mari kita ajarkan matematika. Itu akan membuatnya tenang."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Matematica e soluția. O vom învăţa matematică. Asta o va calma."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Matematikára fogjuk tanítani. Az majd megnyugtatja."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Naučíme ji matematiku. To ji zklidní."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür."Niech się uczy matematyki, to ją usidli".
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Nous lui apprendrons les mathématiques. Ça la calmera ".
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Vamos ensinar-lhe matemática. Isso vai acalmá-la."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Vi lærer hende matematik. Det beroliger hende."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.We zullen haar wiskunde leren. Dat zal haar kalmeren."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Wir werden ihr Mathematik beibringen. Das wird sie beruhigen."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Θα της διδάξουμε μαθηματικά. Αυτά θα την ηρεμήσουν".
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür."Мы станем её учить математике. Это её успокоит".
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.Ще я обучаваме математика. Това ще я успокои."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.נלמד אותה מתמטיקה. זה ירגיע אותה."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.سنعلمها الرياضيات. وذلك سيهدئ من روعها."
"Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." diye düşünür.なにしろ・・・ (笑)
Böylece herkes sakinleşebiliyor ve kendine hakim olabiliyor ve onları Tanrı'ya havale edebiliyor."그는 쿨, 재생할 수 있습니다. 진정 하 고 수집 및 하나님의 손에 맡겨. "
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.남편 브라만은 자존심을 세울 수 있었고, 그 여인은.. 파멸했습니다. 그리고 남겨진 외눈박이 원숭이는
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.l'orgoglio di un Bramino fu placato, una donna... fu rovinata, ed una scimmia da un occhio solo rimase...
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.Брахмин был умиротворён, женщина ... была растоптана, а одноглазая обезьяна осталась
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.האגו של ברהמין בא על סיפוקו, אישה... נותרה הרוסה, וקופה שתומת- עין נותרה...
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.وأن كبرياء برامين قد أهين وإمرأة قد دمرت والقرد بعين واحدة
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.彼女の心は傷つけられ 片目の猿は...私たち人間が言う
Bu ferah ve sakinleştiricidir.Rozpoznajemy go jako kolor zimny i uspokajający.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Bojuji za ty drobné pocity, za to abych byl klidný a vyrovnaný.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Ich kämpfe für diese kleinen Gefühle und dafür ruhig und ausgeglichen zu sein.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Walczę o te małe uczucia i o t by być spokojnym i zbalansowanym.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Παλεύω για όλα αυτά τα μικρά, για ηρεμία και ισορροπία.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Я борюсь за все эти маленькие чувства, чтобы быть спокойным и сбалансированным.
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.Esta é a razão por que um recém-nascido se tranquiliza e relaxa quando sente o cheiro da mãe.
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.이것이 바로 신생아가 엄마 냄새를 맡으면 편안함을 느끼고, 안정을 찾게 되는 이유입니다.
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.Questo è il motivo per cui un neonato si rilassa e si calma quando sente l'odore della mamma.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.A primeira coisa que quase todas as enfermeiras faziam, era segurar na mão do doente para os confortar.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Aşa că primul lucru pe care îl făcea fiecare asistentă era să ţină mâna pacientului ca să-l consoleze.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Así es que lo primero que cada enfermera hacía era sostener la mano del paciente para brindarles confort.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Dus het eerste wat elke verpleegster deed, was de hand van de patiënt vasthouden ter geruststelling.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.그래서 모든 간호사들이 아마도 처음으로 하게되는 일은 환자의 손을 잡아서 조금이라도 편안하게 해주려고 하는 것입니다. 인간적인 행동이지요.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Pierwsze, co robiła prawie każda pielęgniarka, to ujęcie dłoni pacjenta, żeby dodać mu otuchy.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Praktisch alle Pfleger nahmen also als Erstes die Hand des Patienten, um ihn zu beruhigen.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.První věc, kterou sestra udělá je, že drží pacientovu ruku, aby ho uklidnila.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Quindi la prima cosa che praticamente ogni infermiere faceva era tenere la mano del paziente per calmarlo.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Szóval a nővérek első dolga mindig az volt, hogy vigasztalólag megfogták a páciens kezét.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Vậy nên điều đầu tiên mà hầu như mọi y tá đều làm là nắm tay bệnh nhân để an ủi họ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod