Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.Na szczęście na obiedzie był cesarz, który ostudził jego gniew.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.Por suerte, el emperador estaba en la cena y apaciguó su temperamento.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.Zum Glück war der Kaiser anwesend und konnte ihn davon abbringen.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.К счастью, император, присутствующий на обеде, умерил его пыл.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.למזלו, הקיסר היה בארוחה והרגיע את כעסו.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.彼のかんしゃくを鎮めたと言います かごが地面に下ろされ
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.그러나 그레고르이 치밀했다. 매니저, 다시 개최 진정해야합니다
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Menedżer musi być powstrzymywane, uspokoił się, przekonany, i Rawicza.
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Руководитель должен быть сдерживается, успокоился, убежден, и, наконец, победил.
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.אבל זה היה גרגור הנולד. מנהל חייב להיות התאפק, נרגע,
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.ولكن هذا كان غريغور التبصر. يجب أن يكون عقد مدير الظهر ، هدأت ،
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.確信し、そして最後に以上勝った。
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin.Ma dopo essermi calmata, mi sono resa conto che la tua non č follia.
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin.Pero una vez conseguí calmarme, me di cuenta de repente que no estás loco en absoluto.
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin. Yepyeni bir türün öncü sanatçısısın.Mais je me suis ressaisie, j'ai compris que vous n'étiez pas un fou mais bien un artiste unique en son genre.
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin.Μόλιs όμωs ηρέμησα, ξαφνικά συνειδητοποίησα... ότι δεν είσαι τρελόs.
Ama sakinleştiğimde, birden farkettim ki... ...hiç de deli değilsin.Но как только я успокоилась, я пришла к выводу, что ты вовсе не сумасшедший.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Đừng bảo tôi không được khóc mà phải dằn lòng, phải nhu mì, phải hợp tình hợp lý,
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.울지마라, 얌전해져라 하지 마세요. 너무 급진적이지 말라, 이성적이어라 하지 마세요.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Ne govori mi, naj ne jočem, naj se pomirim, naj ne pretiravam, naj bom razumna.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Ne me dis pas de ne pas pleurer, de calmer le jeu, de ne pas être si extrême, d"être raisonnable.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Ne mondd nekem, hogy ne sírjak, hogy maradjak nyugton, hogy ne legyek olyan szélsőséges, hogy legyek ésszerű!
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Nie mów mi, żebym nie płakała i uspokoiła się. żebym nie popadała w skrajności i była rozsądna.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.No me digas que no llore, que me tranquilice, que no sea extrema, que sea razonable.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Non dirmi di non piangere, di calmarmi, di non essere così estrema, di essere ragionevole.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Nu îmi spune să nu plâng, să mă calmez, să nu fiu atât de extremistă, să fiu raţională.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Vertel mij niet dat ik moet stoppen met wenen, moet kalmeren, niet zo extreem zijn, redelijk te zijn.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Не кажіть мені не плакати, заспокоїтися, не бути такою крайньою, бути розсудливою.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Не ми казвайте да не плача, да се успокоя, да не съм толкова крайна, да съм разумна.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.אל תגיד לי לא לבכות, להרגיע את זה, לא להיות קיצונית כל כך, להיות הגיונית.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.لا تخبرنى أن لا أبكى , وأن أهدأ من روعي و ألا أسهب فى مشاعري, و أن أكون منطقية
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.泣くんじゃない" なんて言わせない 私は感情的なイキモノよ!
Basın mensupları sinirli. Herkes nasıl sakinleşeceklerini düşünüyor.Ο τύπος είναι εξαγριωμένος Όλοι αναρωτιούνται πως να τους ηρεμήσουν.
Basın mensupları sinirli. Herkes nasıl sakinleşeceklerini düşünüyor.جميع الصحفيين غاضبين, اتسأل كيف سنهدؤهم
Bayanlar, Bayanlar, sakinleşin, bir kaşal alın!Leute, Leute, kommt runter. Nimmt eine Gabel!
Ben senin elini alıp sakinleştirinceye kadar dönüp duruyorsun.Das vueltas y vueltas, hasta que te tomo la mano y te calmas.
Ben senin elini alıp sakinleştirinceye kadar dönüp duruyorsun.Ты ворочаешься с боку на бок до тех пор, пока я не беру твою руку и не успокаиваю.
Biraz sakinleştirici almıştım.Ho un po' esagerato con i tranquillanti.
Biraz sakinleştirici almıştım.Ik heb wat overdreven met kalmeringsmiddelen.
Biraz sakinleştirici almıştım.Vzala jsem si moc sedativ.
Biraz sakinleştirici almıştım.Vzala som príliš veľa sedatív.
Biraz sakinleştirici almıştım.Изпих малко повече успокоителни.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Andre havde måske givet hende medicin og bedt hende om at slappe af.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Aplausos) O que eu penso resume-se a isto:
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Aplauze)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Applaus) Ik denk dat het hierop neerkomt:
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Ich denke, es läuft darauf hinaus:
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Inny lekarz mógł przepisać jej leki i kazać się uspokoić.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Joku toinen olisi määrännyt hänelle lääkityksen ja kehottanut rauhoittumaan.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.진정하라고 꾸짖기나 했겠죠. (박수)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Một ai khác đã có thể bắt cô ấy điều trị bệnh và bảo cô ấy nên giữ bình tĩnh.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Någonannan kanske hade givit henne medicin och sagt åt henne att lugna ner sig.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Nekdo drug bi ji morda dal zdravila in ji rekel, naj se pomiri.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Někdo jiný by jí býval předepsal prášky a řekl jí, aby se uklidnila.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Niekto iný by jej možno dal lieky a povedal jej, aby sa utíšila.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Orang lain mungkin akan memberikan dia pengobatan dan menyuruh dia untuk lebih tenang.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Otro quizás la habría medicado y le habría dicho que se calmara.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Quelqu'un d'autre l'aurait sans doute mis sous médicament en lui disant de se calmer.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Un altro le avrebbe somministrato qualche farmaco e detto di calmarsi. Ora, credo - (Applausi)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Valaki más gyógyszereket írt volna fel neki, és azt mondta volna neki, hogy nyugodjon le.