Ana içeriğe geç
Sözlük

sakinleş ile cümle

sakinleş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O sakinleşiyordu.Он успокаивался.
Tom sakinleşiyordu.Том успокаивался.
Sen sakinleşiyordun.Ты успокаивался.
Ben sakinleşiyordum.Я успокаивался.
Mary sakinleşiyordu.Мэри успокаивалась.
Biz sakinleşiyorduk.Мы успокаивались.
Tom'un uyurken usulca çıkardığı sesler beni de sakinleştiriyor.Меня успокаивает ровное дыхание спящего Тома.
Sakinleş! Neden ağlıyorsun?Успокойся! Почему ты плачешь?
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Роуз останавливал концерт несколько раз, чтобы успокоить публику.
Persse çok utanmıştır ama Lily ona sakinleştirir.Стю, конечно, обижается, но Лорен его утешает.
Sadece sakinleştirir.Нас просто успокаивали.
Deniz sakinleşti ve kasırga ve sel durdu.Утих ураган, успокоилось море — потоп прекратился.
Fakat Scott'un sakinleşmeye hiç niyeti yoktur.Нет, она не хочет успокоиться.
Her iki imparatorun bahşişleriyle ortam sakinleşti ama huzursuzluk geçmedi.Для обоих императоров ситуация на время успокоилась, но проблемы остались.
Öyle bir şarkıdır ki bu Cerberus'u sakinleştirmiştir.В итоге песня породила настоящее возрождение брейкданса.
Sinirlendiğinde William ve Jack tarafından sakinleştirilmeye çalışılır.Он пришёл в себя когда его нашли Дэниел, Джек и Кейт.
Michael Sara'yı sakinleştirmeye çalışır.Дин пытается хоть как-то успокоить Сэма.
Doktor, yolcuları sakinleştirmeye çalışır.С Земли пытаются успокоить их.
Nişanlısı hemen peşinden gider ve onu sakinleştirir ve barışırlar.В результате подруга вынуждена увести её, чтобы успокоить и привести в чувства.
Stark ordu kampında Catelyn (Michelle Fairley), Robb'u (Richard Madden) sakinleştirmeye çalışır.В военном лагере Старков Кейтилин (Мишель Фэйрли) утешает Робба (Ричард Мэдден), скорбящего о смерти отца.
Doktor onu sakinleştirdi, bir şırınga aldı, ona bir kâfur iğnesi yaptı ve şampanya sipariş etti.فقام الطبيب بتهدئته وحقنه بمادة الكافور وأمر بإحضار الشمبانيا له.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose havia parado o show várias vezes para acalmar a plateia.
Her iki imparatorun bahşişleriyle ortam sakinleşti ama huzursuzluk geçmedi.Com ambos os imperadores presentes, a siuação acalmou, mas a dificuldade permaneceu.
Carol, Lizzie'yi sakinleştirmeyi başarır ve Tyreese, Lizzie ve Judith'i eve götürür.Carol convence Lizzie a abaixar a pistola, e Tyreese leva Lizzie e Judith para dentro da casa.
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."Para manter a população tranquila... foi decidido que eles dever ser presos."
Huzuru temsil eder ve sakinleştirir.Śāntam Paz (śānta) e tranquilidade.
Ama sakinleşince eski haline döner.Mas depois que se secava, voltava ao normal.
Doktor, yolcuları sakinleştirmeye çalışır.O intérprete tenta acalmá-los.
Sadece sakinleştirir.Tranquilizou-se.
Ardından Lesnar sakinleştirildi.Vervolgens werd de zee rustig.
Michael Sara'yı sakinleştirmeye çalışır.Michael probeert Freddy te kalmeren.
Persse çok utanmıştır ama Lily ona sakinleştirir.Hij voelt zich tot haar aangetrokken, maar Harriet houdt hem af.
Annesi kâbus gördüğünü söyler ve onu sakinleştirmeye çalışır.Ze zegt dat haar moeder haar wil opsluiten en geprobeerd heeft haar te vergassen.
Burada ekip üyeleri arasında tartışmalar çıkar ama sakinleşmeyi bilirler.In het peloton is een valpartij, maar de betrokkenen kunnen hun weg vervolgen.
Ardından Lesnar sakinleştirildi.Potem lot uspokoił się.
Laura ise sakinleştirici ilaçlarla ayakta durabilmektedir.Teofilina może znosić działanie uspokajające leku.
Sadece sakinleştirir.Działa uspokajająco.
Güzel kokulu bu bitkinin sakinleştirme ve rahatlatma etkisi vardır.Przyjemne zapachy prawdopodobnie poprawiają koncentrację i pamięć.
Katara aynı zamanda Aang'i Avatar Hali'ndeyken sakinleştirebilen tek kişidir.Uważa, że tylko on może powstrzymać cara Aleksandra.
Huzuru temsil eder ve sakinleştirir.Komunikuje bezpieczeństwo i spokój.
Annesi kâbus gördüğünü söyler ve onu sakinleştirmeye çalışır.Woła matkę i pyta ją, czy spała.
O Hıçkıdık'tan özür dinleyince Dişsiz sakinleşir.Po wykluciu ząb jajowy zanika.
Hasta, iğne etki edince sâkinleşti.Pacjent jest zakaźny od momentu wystąpienia gorączki.
Ama sakinleşince eski haline döner.När han sedan har lugnat ner sig blir han åter normal.
Doktor, yolcuları sakinleştirmeye çalışır.Tom säger åt gasten att vila.
Sadece sakinleştirir.Han förblir lugn.
Dönme, derviş sakinleşinceye kadar sürerdi.Håll undan tills Oxen lugnat ner sig!
Ardından Lesnar sakinleştirildi.Torget är därefter åter lugnt.
Persse çok utanmıştır ama Lily ona sakinleştirir.Han bedyrar tafatt sin kärlek och Carmen hånar honom.
Muhtarov Stalin'in yüzüne vurdu ve diğer Ohrana görevlileri tarafından sakinleştirildi.Мухтаров ударив Сталіна в обличчя і довелося стримувати інших офіцерів охоронки.
Sadece sakinleştirir.Заспокоює нерви.
Persse çok utanmıştır ama Lily ona sakinleştirir.Tereza se stydí, ale Karel ji povzbudí.
Michael onu sakinleştirmeyi başarır.Mike se ho snaží uklidnit.
Sadece sakinleştirir.Uklidnil se.
Doktor, yolcuları sakinleştirmeye çalışır.Ostatatní se jí snaží zklidnit.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose a oprit spectacolul pentru câteva ori pentru a calma audiența.
Doktor, yolcuları sakinleştirmeye çalışır.Aceștia încearcă să calmeze spiritele.
Michael onu sakinleştirmeyi başarır.Eli este obligat să ajute la calmarea acestora.
Sıklıkla sinirlendiğinde Andy'yi sakinleştirir.Jerry îl întrerupe furios de mai multe ori.
Deniz sakinleşti ve kasırga ve sel durdu.Și vântul s-a potolit și s-a făcut liniște mare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod