Ana içeriğe geç
Sözlük

sakinleş ile cümle

sakinleş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sakinleşmek zorundasın.You've got to calm down.
Hepimizin sakinleşmesi gerekiyor.We all need to calm down.
Sizin sakinleşmeye ihtiyacınız var.You guys need to calm down.
Tom sakinleştirici bir dart tarafından vuruldu.Tom was hit by a tranquilizer dart.
Tom sakinleşmeye çalıştı.Tom tried to calm down.
Tom Mary'yi sakinleştirmeye çalışıyor.Tom is trying to calm Mary down.
Sakinleşmek için zamana ihtiyacı var.He needs time to relax.
Tom Mary'yi sakinleştirmeye çalıştı ama o ağlamaya devam etti.Tom tried to comfort Mary, but she kept crying.
Sanırım Tom sakinleşti.I think Tom has calmed down.
Bir içkinin beni sakinleştirmeye yardımcı olacağını düşünüyorum.I think a drink would help me calm down.
Bence hepimiz sakinleşmeliyiz.I think we need to all calm down.
Bir kadeh şarabın sinirlerimi sakinleştirmeme yardımcı olacağını düşünüyorum.I think a glass of wine would help me calm my nerves.
Para beni endişelendirmez. Beni sakinleştirir.Money doesn't worry me. It calms me.
Para beni heyecanlandırmıyor. Beni sakinleştiriyor.Money doesn't excite me. It calms me.
Onlar onu sakinleştirdiler.They have him sedated.
Ona bir sakinleştirici verdim.I gave her a sedative.
Ona hafif bir sakinleştirici verdim.I gave her a mild sedative.
Doktor ona bir sakinleştirici verdi.The doctor gave him a sedative.
Dan köpeğini sakinleştirmeye çalışıyordu.Dan was trying to calm his dog.
Pekala, sakinleşelim.All right, let's settle down.
Tom sakinleşti mi?Has Tom calmed down?
O ilaç hastayı sakinleştirdi.That medication calmed the patient.
Sakinleşmeye çalış.Try to calm down.
Biz sakinleştik.We calmed down.
Mary'nin sakinleşmesi gerek.Mary needs to be tranquilised.
Sakinleştirici etkisini gösteriyor.The sedative is taking effect.
Sakinleşmem ve kendime gelmem gerekiyor.I need to calm down and snap out of it.
Tom sakinleşmeli.Tom needs to calm down.
Odadaki herkes çok sakinleşti.Everybody in the room got very quiet.
Evlenmelisin ve sakinleşmelisin.You should get married and settle down.
Tom kendini sakinleştiremediği için odasında dolanıyordu.Tom was pacing in his room, unable to calm himself down.
Ben seni sakinleştirmiyorum.I'm not calming you down.
Bu bir sakinleştirici.This is a downer.
Tom durumu sakinleştirmeye çalıştı.Tom tried to defuse the situation.
O koltuğa otur ve kendini sakinleştirmeye çalışSit down on that chair and try to calm yourself.
Sanırım çantamda biraz sakinleştirici var.I guess I have some tranquilizers in my bag.
Ona sakinleştirici verdin mi?Did you give her the tranquilizer?
Tom'u sakinleştirmek için elimden gelenin en iyisini yaptım.I did my best to calm Tom down.
Sakinleşmem gerekir.I should relax.
Fadıl, Leyla'yı uyuşturmak için güçlü bir sakinleştirici kullandı.Fadil used a powerful sedative to drug Layla.
Tom, biraz sakinleş!Tom, quiet down a little!
Leyla, Sami'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Layla did her best to calm Sami down.
Sakinleşmemi söylemeyi bırak.Stop telling me to calm down.
Tom, Mary'ye sakinleşmesini söyledi.Tom told Mary to calm down.
Tom'a sakinleşmesi gerektiğini söyledim.I told Tom that he needed to calm down.
Sami çaresizce Ferit'i sakinleştirmeye çalıştı.Sami desperately tried to calm Farid down.
Tom, Mary'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to calm Mary down.
Tom Mary'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Tom did what he could to calm Mary down.
Tom Mary'yi sakinleştirmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to calm Mary down.
Tom Mary'yi sakinleştirmeye çalışıyordu.Tom was trying to calm Mary down.
Tom kendini sakinleştirmek için derin bir nefes aldı.Tom took a deep breath to calm himself.
Sami sakinleşmek zorunda.Sami has to calm down.
Sami'nin sakinleşmesi gerekir.Sami needs to calm down.
Sami, Leyla'yı sakinleştirmeye çalıştı.Sami tried to calm Layla.
Sami, Leyla'yı sakinleştirdi.Sami calmed Layla down.
Otur da sakinleş biraz.Sit down for a minute and calm down.
Bir dakika otur da sakinleş.Sit down for a minute and calm down.
Sami, Leyla'yı sakinleştirmeye çalışıyordu.Sami was trying to calm down Layla.
Mary bir ninni söyleyerek Tom'u sakinleştirmeye çalıştı.Mary tried to comfort Tom by singing him a lullaby.
Yüzümüze dokunduğumuzda aslında kendimizi sakinleştiriyoruz.When we touch our faces, we in fact calm ourselves down.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod