Rüzgar sakinleşti.The wind calmed down.
dene ve sakinleşTry and calm down.
Müzik onun sinirlerini sakinleştirdi.Music has settled her nerves.
Hava sonunda sakinleşti.The weather has settled at last.
Biraz sonra çocuklar sakinleşti.After a while, the children settled down.
Banyo almak beni sakinleştirir.Taking a bath makes me relax.
Kalabalık sakinleşti.The crowd calmed down.
Dalgalar sakinleşiyor.The waves are subsiding.
Onu sakinleştirin, olur mu?Quiet him down, will you?
Şimdilik sakinleşiyor.She is being quiet for the moment.
Koltuğa otur ve bir süre sakinleş.Take a seat in the armchair and calm down a while.
Rüzgar sakinleştiThe wind has calmed down.
Rüzgar akşam sakinleşti.The wind calmed down in the evening.
Anne ağlayan bebeğini sakinleştiriyordu.The mother was quieting her crying baby.
Fırtına sakinleşti gibi görünüyor.It appears the storm has calmed down.
O sakinleşti.It has cooled off.
Biraz sakinleşmelisin.You should relax a bit.
Lütfen sakinleş.Please calm down.
Onunla sinemaya gitmeyi kabul edene kadar o sakinleşmedi.She wouldn't let up until I agreed to go to the movies with her.
Doktor Tom'a sakinleştirici verdi.The doctor gave Tom a sedative.
Sakinleştiğinde sana cevap vereceğim.I'll answer you when you've calmed down.
Bu seni sakinleştirmeli.This should becalm you.
Ben Jane'e sakinleşmesini söyledim.I told Jane to calm down.
Tom sonunda sakinleşti.Tom eventually calmed down.
Sadece sakinleşelim.Let's just calm down.
Ona önceden söylesek iyi olur, bu yüzden onu sakinleştirebiliriz.We had better tell her beforehand, so we can calm her down.
Sakinleşmeni istiyorum.I want you to relax.
Sakinleşmenizi istiyorum.I want you to relax.
Sinirlerinizi sakinleştirin.Calm your nerves.
Neden sadece sakinleşmiyorsun?Why don't you just calm down?
Tom kendini sakinleştirdi.Tom steadied himself.
Herkes sakinleşti.Everyone quieted down.
Çok daha sonrasına kadar sakinleşmedi.He didn't calm down until much later.
Fırtına sakinleşti.The storm let up.
Tom sakinleşti.Tom has calmed down.
Tom sakinleşiyor.Tom is calming down.
Bana sakinleşmemi söyleme.Don't tell me to calm down.
Bana sakinleşmemi söylemeyin.Don't tell me to mellow out.
Tom'u sakinleştiremedim.I couldn't calm Tom down.
Sadece Tom'un sakinleşmesini istedim.I just wanted Tom to calm down.
Tom ve Mary, John'u sakinleştirmeye çalışıyorlar.Tom and Mary are trying to calm John down.
Tom'un sakinleşmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to cool down.
Tom Mary'yi sakinleştirmeyi denedi.Tom attempted to calm Mary down.
Tom Mary'nin sakinleşmesini istedi.Tom asked Mary to quiet down.
Onlar Tom'u sakinleştirdiler.They have Tom sedated.
Ağır şekilde sakinleşmiştim.I was heavily sedated.
Bir saniye sakinleş.Relax for a second.
Çocuk ağlamayı durdurdu ve sakinleşti.The child stopped crying and calmed down.
Onu sakinleştirmeye çalışıyorum.I'm trying to calm her down.
Tom, Mary'yi sakinleştirmeye çalıştı.Tom tried to calm Mary down.
Sadece sakinleş ve endişelenmekten vazgeç.Just relax and quit worrying.
Sadece sakinleşin ve endişelenmekten vazgeçin.Just relax and quit worrying.
Bir sakinleştirici ister misiniz?Would you like a tranquilizer?
Hepimizin sakinleşmesini öneririm.I suggest we all calm down.
Hemşire sana bir sakinleştirici verdi.The nurse gave you a sedative.
Hemşire, Tom'a sakinleştirici verdi.The nurse has given Tom a sedative.
Sen biraz sakinleşmelisin.You should calm down a little.
Ne olduğunu sen sakinleşene kadar sana anlatmayacağım.I'm not going to tell you what happened until you calm down.
Sen sakinleşinceye kadar ne olduğunu sana söylemeyeceğim.I'm not going to tell you what happened until you calm down.
Onlar sakinleşti.They calmed down.