Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.E quindi per entrare in sintonia con le nuvole bisogna rallentare, calmarsi.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.Jadi untuk bergerak bersama awan adalah untuk melambat sejenak, untuk menenangkan diri.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.Je op de wolken afstemmen, wil zeggen: vertragen, kalmeren.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.그래서 구름에 맞추려면 속도를 늦추고 가라앉혀야 합니다.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.Sich auf Wolken einzustimmen bedeutet, langsamer und ruhiger zu werden.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.Tehát a felhőkre hangolódás, az egyfajta lelassulás, megnyugvás.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.Và vì vậy hòa vào mây có nghĩa là chậm lại, bình tâm lại.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.Żeby dostosować się do chmur, trzeba zwolnić, uspokoić się.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.Έτσι, ο συντονισμός μας με τα σύννεφα είναι για να επιβραδύνουμε, για να ηρεμήσουμε.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.Відповідно, щоб перейнятися духом хмар, потрібно пригальмувати, заспокоїтись.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.И така да се настроим на честотата на облаците означава да се забавим, да се успокоим.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.Поэтому для того чтобы прочувствовать облака, нужно остановиться, успокоиться.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.זה נראה כאילו הם זזים בחינניות, באיטיות, כמו רוב העננים. כך שלהתכוונן לעננים זה להאט,
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.إن الالتفات إلى السحب يعني التأني، والهدوء.
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.心を鎮められます ちょっとした瞑想みたいな静けさです
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.A kiedy schodzicie w dół, wirówka na powierzchni uspokaja się.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.Ako klesáte, pračka existujúca na hladine sa ukľudní.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.E mentre andate giu, la lavatrice in superficie si calma.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.És ahogy haladunk lefelé, a mosógépszerű hullámzás a felszín közelében kezd lenyugodni.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.Et comme vous descendez, la lessiveuse à la surface se calme.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir. Gitgide sessizleşir.Terwijl je afdaalt, kalmeert de wasmachine aan de oppervlakte, en het wordt stil.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir. Gitgide sessizleşir.После погружения бултыхание волн, похожее на стиральную машину, успокаивается, и всё затихает.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.아래로 내려가면서 세탁기처럼 흔들리던 것이 멈춥니다
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.Şi pe măsură ce cobori, maşina de spălat de la suprafaţă se calmează.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.Und wenn Sie runterfahren, beruhigt sich die Waschmaschine auf der Wasseroberfläche.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.Vajotessasi pintavesien pesukonemainen pauhu rauhoittuu.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.Và khi bạn lặn xuống, cái máy giặt có vẻ dịu dần
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.Y a medida que uno baja la lavadora de la superficie se calma.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.А докато слизаш надолу, пералнята на повърхността се успокоява.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.ובזמן שאתה יורד למטה, מכונת הכביסה שמורגשת בפני המים נרגעת.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.بينما تنزلون, الغسالة في السطح تبدأ بالهدوء
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.外は静まり 静寂が広がります
Ve sonra beni sakinleştireceğini... ve her şeyi oldukça iyi anladığını söyler.Apoi el va spune cã îmi aduce un calmant ºi cã înþelege perfect situaþia.
Ve sonra beni sakinleştireceğini... ve her şeyi oldukça iyi anladığını söyler.Då säger han att han ska hämta lugnande och att han förstår allt mycket bra.
Ve sonra beni sakinleştireceğini... ve her şeyi oldukça iyi anladığını söyler.Entonces es cuando dice que me va a dar un sedante... ...y que comprende todo perfectamente.
Ve sonra beni sakinleştireceğini... ve her şeyi oldukça iyi anladığını söyler.Er wird sagen , er hole mir etwas Beruhigendes... und er verstehe meine Situation durchaus.
Ve sonra beni sakinleştireceğini... ve her şeyi oldukça iyi anladığını söyler.Er wird sagen , er hole mir etwas Beruhigendes... und er verstehe meine Situation durchaus.
Ve sonra beni sakinleştireceğini... ve her şeyi oldukça iyi anladığını söyler.Hän sanoo hakevansa minulle jotakin rauhoittavaa ja ymmärtävänsä kaiken.
Ve sonra beni sakinleştireceğini... ve her şeyi oldukça iyi anladığını söyler.Puis il voudra me donner un calmant et dira qu'il comprend tout.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Aber da es vergangen ist,bin ich beruhigt.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Byłam tylko trochę zaskoczona... ale po czasie... szybko się uspokoiłam
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Dar fiindca a trecut, m-am calmat.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Ko je šlo mimo, pa sem se pomirila.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Maar sinds het voorbij is is, ben ik gewoon gekalmeerd.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Mais puisque s'est passé, je me suis simplement calmée.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Men det har gått lite tid , så jag har lugnat ner mig.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Nhưng khi chuyện đó qua rồi, mình thấy bình thường thôi.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Però dato che è passata, mi sono già calmata.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Tapi setelah berlalu, aku kembali tenang.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Αλλά αφού πέρασε, απλά ηρέμησα.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.Но как только это прошло, я просто успокоилась.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen..מאחר וזה עבר, הצלחתי להירגע קצת
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.لكن منذ ان مرت اللحظه انا فقط احبط
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.ねえ
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.1割に減りました 病院やGEも大喜びです
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.이전에는 약 80%가 진정제를 투여받아야 했는데 지금은 약 10% 정도만 투여받는 상황으로 바뀐겁니다.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Dari 80 persen anak-anak yang harus dibius, menjadi sekitar 10 persen yang masih harus dibius.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.De la 80% din copii care trebuiau sedați cam 10% din copii erau sedați.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.És a gyerekek százaléka, akiknek nyugtatót kell adni, 80 százalékról lecsökkent 10 százalékra.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Från att ungefär 80 procent av alla barn behövde lugnande så var det nu ungefär 10 procent som behövde det.