Ana içeriğe geç
Sözlük

sakinleş ile cümle

sakinleş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Het percentage kinderen dat onder narcose moest, daalde van ± 80% naar ± 10%.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Takže dříve, 80 procent dětí, které potřebovaly být pod sedativy, jsme u 10 procent, které potřebují sedativa.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Teraz procent dzieci, którym podaje się środki uspokajające zmniejszył się z 80 do 10.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Từ tầm 80% bọn trẻ cần cho thuốc an thần giảm xuống chỉ 10% cần .
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Von ca. 80 Prozent der Kinder, die Beruhigungsmittel brauchten, zu ungefähr 10 Prozent.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Z takmer 80% detí, ktoré potrebovali sedatíva ich teraz potrebovalo len okolo 10%.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Кількість дітей, які потребували заспокійливого, зменшилась з 80 до 10 відсотків.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.Процент детей, нуждавшихся в успокоительном, снизился с 80 до 10.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.אז ממשהו כמו 80 אחוז מהילדים שהיו צריכים טישטוש, למשהו כמו 10 אחוז מהילדים שצריכים טישטוש.
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.من حوالي 80% من الأطفال كان يتم تخديرهم، إلى حوالي 10% من الأطفال فقط يتم تخديرهم
Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.由八成細路需要食鎮靜劑 而家只有一成細路要食鎮靜劑
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Cercetătorii tranchilizau pisica, o marcau și îi recoltau ovulele.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Dans le travail qu'ils faisaient, ils endormaient le chat, le radio-coloraient et prélevaient des ovules.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Il lavoro che conducevano era: addormentare il gatto, radio-colorarlo e prelevare le ovaie.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.In ihrer Arbeit betäubten und markierten sie die Katzen und entnahmen ihnen Eizellen.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Koty usypiano, nakładano nadajniki i pobierano jajeczka.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Котов усыпляли, надевали ошейники и брали у них яйцеклетки.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.בעבודה שלהם הם מרדימים את החתול, מסמנים אותו ונוטלים ביציות.
Yarın ben onu sakinleştiririm. Ama bu gece yanında kalmama izin verirsen.Ik zal er voor zorgen dat ze het goedmaakt morgen. maar alleen als ik vannacht bij jou mag blijven slapen.
Yarın ben onu sakinleştiririm.Glielo farō dimenticare domani.
Yarın ben onu sakinleştiririm.Zajtra ju upokojím.
Yarın ben onu sakinleştiririm.Zítra ji uklidním.
Yarın ben onu sakinleştiririm.Аз утре ще я накарам да забрави.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Ahogy öregszünk, és kétségbe esünk, kiborulunk, stb., a mentoraink azok, akik megnyugtatnak.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Als je ouder wordt, en je flipt, dan kalmeren de mentors ons.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Când îmbătrâneşti eşti panicat, indiferent, mentorii ne calmează.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Cuando te vas haciendo mayor y estas un poco enloquecido , o cualquier cosa, los mentores te calman.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Když je člověk starší a začne vyšilovat a podobně, tak právě mentoři nás uklidní.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.당신이 나이를 먹고 완전히 흥분하거나 하면 멘토는 우리를 진정하게 만듭니다. 당신이 나이를 먹고 완전히 흥분하거나 하면 멘토는 우리를 진정하게 만듭니다.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Når man bliver ældre, og man er går helt agurk, vejlederne får os til at være mere besindige.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Quando cominciamo ad invecchiare e in qualche modo ne siamo spaventati, i mentori ci tranquillizzano.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Quand vous grandissez, par exemple, et que cela vous effraie, les mentors nous rassurent.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Wenn man älter wird und etwas durchgeknallt oder so, dann beruhigen einen die Mentoren.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.W miarę upływu czasu, kiedy zaczynamy wariować, mentorzy nas uspokajają.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Когато старееш и си стресиран, каквото и да е, менторите ни успокояват.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.Когда мы становимся старше и выходим из себя, или нечто подобное, наставники помогают нам успокоиться.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.כשמתבגרים, ונבהלים מכך, וכל זה, המורים הרוחניים מרגיעים אותנו.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.عندما نتقدم بالعمر، و نبدأ بالخوف، المرشدون الروحيون يهدئون من روعنا.
Yaşlandığınızda ve korktuğunuzda, neyse, akıl hocaları sizi sakinleştirir.メンター達は私達を冷静にさせてくれます。 私は、メンター達にとても感謝をしています。きっと皆さんも同じでしょう。
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim.Calmaré a esta anciana con un presente.
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim.Ich kaufe der Alten etwas, damit sie wieder umgänglicher wird .
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim.Ich kaufe der Alten etwas, damit sie wieder umgänglicher wird .
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim.Jag ska köpa nånting åt tanten så blir hon snäll igen.
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim.Je lui rapporterai quelque chose...
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim. Kırgın insanlardan nefret ederim.Ostan tädille jotakin, jotta hän leppyy.
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim.Trebuie s-o îmbunez cu un cadou.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.A menedzser kell tartani vissza, megnyugodtam, győződve, és végül megnyerte.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Chefen måste hållas tillbaka, lugnat ner sig, övertygad, och slutligen vann över.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.De manager moet terug worden gehouden, gekalmeerd, ervan overtuigd, en uiteindelijk gewonnen.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Die Führungskraft muss zurückgehalten werden, beruhigt, überzeugt und schließlich gewonnen.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.El gerente debe ser retenido, tranquilizado, convencido, y finalmente ganó.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Il gestore deve essere trattenuto, si calmò, convinto, e alla fine conquistato.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Johtajan on kahlitsevat, rauhoittui, vakuuttunut, ja lopulta voitti yli.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Lederen skal være holdt tilbage, faldet til ro, overbevist om, og til sidst vandt over.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Le gestionnaire doit être freinée, calmé, convaincu, et finalement conquis.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Managerul trebuie să se constate înapoi, calmat, convins, şi în final a câştigat peste.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Manajer harus menahan diri, tenang, yakin, dan akhirnya memenangkan.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Manažér sa musí konať späť, upokojila, presvedčený o tom, a nakoniec získal.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Manažer se musí konat zpět, uklidnila, přesvědčen o tom, a nakonec získal.
Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Người quản lý phải được tổ chức trở lại, bình tĩnh lại, thuyết phục, và cuối cùng giành chiến thắng hơn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod