Durun, durun bir saniye. Sakin olun, sakin olmaya çalışın.Así que mira la oracion....- Relajate, Porfavor relajate, trata de relajarte, trata de relajarte...
Durun, durun bir saniye. Sakin olun, sakin olmaya çalışın.Relax,relax,prova a rilassarti,prova a rilassarti,rilassati,prova a rilassarti
Durun, durun bir saniye. Sakin olun, sakin olmaya çalışın.Χαλαρώστε, χαλαρώστε, προσπαθήστε να χαλαρώσετε, προσπαθήστε να χαλαρώσετε
Eğer gün boyunca sıkıntılı ve üzgün olmuşsam... çoğunlukla çocukluk anılarımı düşünmek beni sakinleştirir.-brukar jag för att stilla mig återkalla minnen från barndomens värld.
Eğer gün boyunca sıkıntılı ve üzgün olmuşsam... çoğunlukla çocukluk anılarımı düşünmek beni sakinleştirir.Lorsque dans la journée j'ai été anxieux ou triste, j'ai l'habitude de me remémorer des scènes de mon enfance.
Eğer gün boyunca sıkıntılı ve üzgün olmuşsam... çoğunlukla çocukluk anılarımı düşünmek beni sakinleştirir.Si he estado preocupado o triste durante el día... ...a menudo me calma recordar instantes de mi juventud.
Elinden geldiğince sakin ol ve eğer ki o anda yapabiliyorsan, şunu keşfetApenas permaneça o mais calmo que conseguir e descubra, se você puder, neste momento,
Elinden geldiğince sakin ol ve eğer ki o anda yapabiliyorsan, şunu keşfetPysy vain niin rauhallisena kuin pystyt ja selvitä pystytkö tässä hetkessä kysymään
Elinden geldiğince sakin ol ve eğer ki o anda yapabiliyorsan, şunu keşfetRestez simplement le plus calme possible et cherchez, si vous pouvez en ce moment,
Elinden geldiğince sakin ol ve eğer ki o anda yapabiliyorsan, şunu keşfetSolo mantente en calma tanto como puedas y descubre, si puedes en este momento,
Elinden geldiğince sakin ol ve eğer ki o anda yapabiliyorsan, şunu keşfetПросто сохраняй спокойствие, насколько это возможно, и определи, если сможешь,
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen. Benim seni uygun duruma getirmek için hazırlamam gerekir.Eloisa, beruhige dich, ruhe dich aus, ich werde deine Entlassung vorbereiten.
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen. Benim seni uygun duruma getirmek için hazırlamam gerekir.Eloísa, du calme, repose-toi, je vais préparer ta sortie.
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen. Benim seni uygun duruma getirmek için hazırlamam gerekir.Eloisa, uspokój się i odpoczywaj, ja przygotuję twój wypis.
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen. Benim seni uygun duruma getirmek için hazırlamam gerekir.Eloisa, ηρέμησε και ξεκουράσου, θα ετοιμάσω την απαλλαγή σου.
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen.Eloisa, calmati e riposa,
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen.Eloisa, calmeaza-te si odihneste-te,
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen.Eloisa, nyugodj meg és pihenj
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen.Eloiso, uklidni se a odpočiň si,
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen.Hãy bình tĩnh và nghỉ ngơi.
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen.Илоиза, успокойся и отдохни,
Endüstrileşmeye bir tepki olarak, bu güzel, yeşillikler içindeki sakin kırsal yaşama tutunuyor.Ukazuje nám krásný, zelený, klidný selský život jako reakci na industrializaci.
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıA nagy nemtetszését .-- Mindez - kimondott finom lélegzetet, nyugodj meg, a térd alázatosan bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardı당신의 높은 불만이 .-- 모든 - 부드러운 호흡, 차분, 겸손하게 무릎 bow'd와 선포 -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıDin höga missnöje .-- Allt detta, - yttrade Med varsam andetag, lugn blick, knän ödmjukt bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıDin høje utilfredshed .-- Alt dette, - ytrede Med blide ånde, roligt se, knæ ydmygt bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıIhre hohe Unzufriedenheit .-- Alle diese, - sprach mit sanftem Atem, ruhigen Blick, Knien demütig bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıSinun suuri mielipaha .-- Kaikki tämä, - lausui lempeällä hengitys, rauhallinen ilme, polvet nöyrästi bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıUw hoge ongenoegen .-- Dit alles, - sprak met zachte adem, rustig kijken, knieën nederig bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıVaša vysoká nespokojnosť .-- To všetko - predniesol s jemným dychom, pokojný vzhľad, kolená pokorne bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıVaše vysoká nespokojenost .-- To vše - pronesl s jemným dechem, klidný vzhled, kolena pokorně bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıVaš veliko nezadovoljstvo .-- Vse to, - izrekel z nežno sapo, miren pogled, kolena ponižno bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıΥψηλή δυσαρέσκεια σας .-- Όλα αυτά, - πρόφερε Με απαλή αναπνοή, ήρεμη ματιά, τα γόνατα ταπεινά bow'd, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıВашият най-висок недоволство .-- Всичко това - изрече с лек дъх, спокоен поглед, смирено bow'd колене, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıאי שביעות רצון גבוהה שלך .-- כל זה, - פלטה עם הנשימה עדין, נראה רגוע, ברכיים bow'd בהכנעה, -
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıاستياء الخاص عالية.-- كل هذا -- وتلفظ النفس لطيف ، تبدو هادئة والركبتين bow'd بتواضع ، --
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardı平和への聴覚障害者、ティバルトの手に負えない脾臓で休戦を取るが、彼は傾いていることでした
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Alasan kenapa sekarang ini lebih sulit buat kita untuk merasakan ketenangan dibanding dulu.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Ci sono altre ragioni per le quali è forse più difficile che mai sentirsi calmi.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Có những lý do khác khiến tại sao bây giờ chúng ta cảm thấy khó khăn hơn để giữ bình tĩnh so với trước đây
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Der er andre grunde til, at det måske er sværere end nogensinde før at føle sig afslappet.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Er zijn redenen waarom het nu misschien moeilijker is om kalm te blijven dan ooit te voren.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Es gibt andere Gründe, warum es heutzutage vielleicht schwieriger denn je ist, ruhig zu bleiben.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Há outras razões para ser mais difícil, hoje mais do que antes, sentirmo-nos calmos.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Il y a d'autres raisons qui expliquent pourquoi il est plus dur maintenant de se sentir calme.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Jsou i jiné důvody, proč je dnes možná těžší cítit se klidně.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.또 다른 이유를 말씀드리죠. 요즈음의 우리가 과거보다 평정을 찾기 어려운 또 다른 이유는,
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Mai sunt alte motive pentru care probabil acum e mai greu ca niciodată să ne simţim calmi.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.On muita syitä, miksi nykyään on kenties vaikeampaa kuin koskaan ennen tuntea olonsa tyyneksi.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Są inne powody dlaczego dziś trudniej niż kiedykolwiek zachować spokój.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.So še drugi razlogi, da se morda danes težje kot kdajkoli prej počutimo mirne.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Sú iné dôvody, prečo je teraz ťažšie byť v pohode než kedysi.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Tänk att det är en sårbar person i behov av kärlek.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Vannak más okok is, amiért ma talán nehezebb megőrizni a nyugalmunkat, mint valaha.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Υπάρχουν άλλοι λόγοι που είναι ίσως δυσκολότερο πλέον να νιώθει κανείς ήρεμος απ' ό,τι παλιότερα.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Есть и другие причины, почему сегодня может быть сложнее чем раньше чувствовать себя спокойно.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.Има и други причини защо може би сега е по-трудно, откогато и да било да сме спокойни.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.ישנן סיבות אחרות לכך שייתכן שקשה יותר כעת להרגיש רגועים מאי פעם.
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.هنالك اسباب اخرى وراء كون شعورنا بالهدوء حاليا اكثر صعوبة من ذي قبل
Eskiye göre şimdi sakin kalmanın neden zor olduğuna dair başka nedenler var.今までに無い程難しい理由は他にあります 逆説的ですが 一つは 私達の自分のキャリアに対する