sakatlık ile cümle

sakatlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aptallık bir sakatlık değildir!Stupidity is not a disability!
Tom küçük sakatlıklara uğradı.Tom sustained minor injuries.
Bu sporda sakatlıklar her gün olur.Accidents happen every day in this sport.
Sakatlık tahmin ettiklerinden daha ciddiydi.The injury was more serious than they had supposed.
Umarım Tom sakatlık geçirmemiştir.I hope Tom didn't get injured.
Sakatlıkları engellemek adına, oyuncuların bir ekipman setini eksiksiz olarak giymesi gerekir.To try to prevent injuries, players are required to wear a set of equipment.
Yetişkinlerde vakaların %66'sı sakatlık yaşamaktan kurtulur.In adults, 66% of all cases emerge without disability.
Kişisel Acil Durumlar: hastalık, sakatlık, işsizlik, hırsızlık, taciz ya da ölüm gibi.Personal Emergencies: such as sickness, injury, unemployment, theft, harassment or death.
Sakatlıktan sonra Dönüp Justin Angel’i yendi.He later returned from injury and defeated Justin Angel.
2006 yılında omuzlarında ve bacaklarında bağ sakatlıkları nedeniyle milli takımdan ayrıldı.In 2006 due to ligament injuries in his shoulders and legs, he left the national team.
2007 Kadınlar şampiyonu Kimberly Meissner'de yarışmadan sakatlık sebebiyle çekildi.2007 Ladies Champion Kimberly Meissner withdrew before the event due to injury.
Köstner 2006-2007 Grand Prix sezonunu sakatlık sebebi ile kaçırdı.Kostner missed the 2006–2007 Grand Prix season due to injury.
Yaşadığı bu sakatlık sebebiyle turnuvanın geri kalanında oynayamadı.He did not play for the rest of the tournament due to that injury.
Bu sakatlık, az kalsın Čech'in ölümüne neden oluyordu.That, in turn, could have prevented Senna's death.
Çift 2007-2008 sezonunu sakatlık sebebi ile kaçırmıştır.The duo missed the 2007–2008 skating season due to injury.
Bu sakatlık daha sonra enfeksiyon kaparak, kan zehirlenmesine dönüştü.It became infected and blood poisoning resulted.
Ancak sakatlık nedeniyle 1996 sezonunun hepsini kaçırdı.He missed the entire 1969 season due to the same injury.
2003 yılında geçirmiş olduğu sakatlık sonucunda futbolu bırakmış ve bisiklet sporuna başlamıştır.He retired from football due to injury in 2003, and now competes in cycling.
Ancak birkaç hafta sonra bir sakatlık daha geçirerek sahalardan uzak kaldı.Despite that just weeks later they entered another battle.
Mayıs 2005'te uzun süreli bir sakatlık geçirdi.It experienced major flooding more recently in May 2005.
4 Mart'ta İspanya federasyonu sakatlık sebebiyle Javier Raya'nın şampiyonadan çekildiğini açılladı.On 4 March, the Spanish federation said that Javier Raya would not compete due to injury.
Sakatlıklar ve antrenör Bill Fitch ile sorunları baş gösterdi.This was all coach Bill Fitch would need to motivate his troops.
Futbolu bacağındaki sakatlıktan dolayı 3 sezon boyunca formasını giydiği Manisaspor'da bıraktı.He led the race for three hours in his stint.
Sakatlık yüzünün bir kısmında da kendini göstermişti.I found myself getting a bit misty-eyed at his flashbacks, as well.
Şubat 2002'de 31 yaşındayken sakatlık problemleri nedeniyle futbolu bırakmıştır.He retired as a player in February 2002 at the age of 31 following injury problems.
Sezon başında sakatlık geçirdim.He was injured early in the season.
İlgisiz ya da nankör kılan aynı sakatlık o zaman büyük ruhlu hale getiriyordu beni."Whether that was right or wrong, it was bothering me."
Ama bir sakatlık yaşadı ve 3-4 ay oynayamadı.I call him a tramp, but he was just a homeless old man who stayed three or four weeks.
Spora futbolla başladı, ancak geçirdiği sakatlıktan sonra bu spor dalını bıraktı.She used to play football but stops after experiencing a horrible trauma.
Henry'nin 2006-07 sezonuna yaşadığı sakatlıklar gölge düşürdü.Henry's 2006–07 season was marred by injuries.
Bu sakatlık nedeniyle dizinden ameliyat oldu ve sezonun kalanında forma giyemedi.As a result, he underwent surgery and missed the rest of the season.
Ancak bir sakatlık durumda çağrılmak için hazırlanan 6 kişilik yedek kadroda yer almaktaydı.Only six have been verified to be in working condition.
Meazza maçta bir çarpışma sonucu sakatlık da geçirmişti.He missed a penalty late in the same match.
Ekim ayının başlarında Nancy maçı öncesi sakatlık geçirdi ve o maçta forma giyemedi.From early February until the beginning of April, Bastia did not lose a single match.
Keith Fahey, 26 Mayıs'ta sakatlık sebebiyle yerini Paul Green'e bıraktı.Keith Fahey withdrew with a groin injury on 26 May and was replaced by Paul Green.
Maçın sonlarına doğru omzundan bir sakatlık geçirir.He always dies of a heart attack at the end of the skit.
Bunun en önemli nedeni geçirdiği sakatlık olmuştu.She feared the worst outcome.
Shaq ve Semih sezonun büyük bölümünü sakatlıklarla geçirdi.Dahl spent the majority of the next two seasons with the Wolves.
2008-09 sezonuna ise yine sakatlıklarla uğraşarak başladı.In the 2008–09 season, he again played for Celje.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.And yet we see unconscionable levels of death, disability that could be avoided.
Sakatlıklar eskiden çok iyi olduğum sporda başarısızmışım gibi hissettiriyordu.My injuries had me feeling like a failure at a sport I was once great at.
İşte o zaman ekonomi bir sakatlık öğütmek başladı.That's when the economy started to grind to a halt.
Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]Washing, clothes, wastewater, nutrition, crowding, animals, dust, temperature, injury]
Peki ya daha yüksek dereceli sakatlıklar ?Well how about with higher levels of amputation?
Tam tersine, maçta Yunanistan'ın en iyi üç oyuncusu sakatlık nedeniyle değiştirildi.Conversely, three top Greek players were substituted due to injuries suffered during the game.
Kültür ve Spor: Bulgar Denkova ve Staviski sakatlıkları yenip altını aldılarCulture and Sports: Bulgarians Denkova and Staviski overcome injury, take gold
Kadro, sakatlık veya kondisyon eksikliği nedeniyle bir dizi eksik oyuncu görüyor.The squad sees a number of missing players, due to injury or lack of fitness.
1999 yılında hayatını değiştiren ve fiziksel sakatlık bırakan bir trafik kazası geçirmiştir.In 1999 he was in a car accident that changed his life and deprived him of active lifestyle.
Sakatlıkları taklit etmek (örnek: körebe).Imitating deformities.
Woodward'ın savaş sırasındaki sakatlıkları futboldan emekli olmasına neden oldu.Woodward's injuries during the war caused his retirement from football.
Sakatlık yüzünün bir kısmında da kendini göstermişti.Teilweise befruchtet er sich selbst.
1939-40 sezonunda kadroda yer alsa da sakatlık nedeniyle hiçbir lig maçı oynayamadı.In der Meistersaison 1939/40 bestritt er keine einzige Partie.
Ara ara sakatlık problemleri yaşamıştır.Bald hat sie mit Problemen zu kämpfen.
Sakatlıklar peşini bırakmamıştır ve pek oynayamamıştır.Er verletzte sich und konnte nicht spielen.
Ancak ikinci hafta Diyarbakırspor maçı hazırlıklarında sakatlık geçirdi.Allerdings verpatzte er am zweiten Wettkampftag alkoholisiert seinen Auftritt.
1978 Dünya Şampiyonası'nda geçirdiği bir sakatlık nedeniyle yarışmayı bıraktı.Aufgrund einer Verletzung verpasste er die Teilnahme an der Fußball-Weltmeisterschaft 1978.
Burada sakatlık geçirdi, futbol kariyerine devam edemedi.Er brach sich das Stirnbein und eine Fortsetzung der Karriere als Fußballprofi war nicht mehr möglich.
İlk başlarda profesyonel futbolcu olmak isteyen Smith, belinden geçirdiği bir sakatlık yüzünden sporu bıraktı.Eine begonnene Profikarriere im Australian Football musste er aufgrund einer Verletzung beenden.
Sakatlıklar nedeniyle sadece 5 maç oynayabildi.Dort machte er wegen mehrerer Verletzungen nur fünf Spiele.
Bir sonraki hafta Beşiktaş maçını boş geçen LuaLua, 2 hafta sakatlık yaşamıştır.Die Bauzeit der Festung, die aus Lehm errichtet wurde, betrug zwei Wochen.

İlgili Sayfalar