Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Alebo, počas tejto prednášky, stovky tisíc žien z Konga je znásilňovaných a mrzačených.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Atau, saat kita bicara sekarang, ratusan ribu perempuan Kongo diperkosa dan dimutilasi.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.E, mentre parliamo, centinaia di migliaia di donne congolesi stanno subendo stupri e mutilazioni.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Hoặc, khi chúng ta đang nói chuyện ở đây, hàng trăm ngàn phụ nữ Congo đang bị cưỡng hiếp và hủy hoại
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.아니면 우리가 이야기 하고 있는 지금, 수 많은 콩고 여성들은 강간 당하고 불구가 되고 있습니다.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Nebo, jak teď mluvíme, tak jsou tisíce konžských žen znásilňovány a zohavovány.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Oder, während wir hier reden, werden hunderttausende kongolesische Frauen vergewaltigt und verstümmelt.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.O, mientras hablamos, cientos de miles de mujeres congolesas son violadas y mutiladas.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Ou, à l'heure où nous parlons, des centaines de milliers de congolaises se font violer et mutiler.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Ou, enquanto aqui estamos, centenas de milhares de mulheres congolesas estão a ser violadas e mutiladas.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Sau, în timp ce vorbim acum, sute de mii de femei congoleze sunt violate și mutilate.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Terwijl we spreken worden honderdduizenden Congolese vrouwen verkracht en verminkt.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Vagy, mialatt beszélünk kongói nők százezreit erőszakolják meg és csonkítják meg.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Η, καθώς μιλάμε τώρα, εκατοντάδες χιλιάδες Κονγκολέζες βιάζονται και ακρωτηριάζονται.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.А прямо сейчас сотни тысяч конголезских женщин подвергаются насилию и пыткам.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.А саме зараз сотні тисяч конголезьких жінок піддаються насильству і тортурам.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Или, докато говорим в момента, стотици хиляди жени от Конго биват изнасилвани и осакатени.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.בעוד אנו מדברים, מאות אלפי נשים בקונגו נאנסות ומושחתות.
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.أو، بينما نحن نتحدث الآن هناك مئات الآلاف من السيدات في الكونغو يتم إغتصابهن و تشويه اجسادهن .
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.何十万人ものコンゴ人女性がレイプされ 手足を切断されているのです まあ 面白い
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.De ljuger, de fuskar, de blir distraherade och de skapar riktigt lama konstruktioner.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Ei mint, trișează, își pierd concentrarea, şi realizează structuri jalnice.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Eles mentem, ele fazem batota, eles distraem-se, e criam estruturas muito fracas.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Hazudnak, csalnak, elkalandozik a figyelmük, és nagyon gyenge építményeket készítenek.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Họ dối trá, họ lừa bịp, họ đánh lừa, và họ tạo ra những kết cấu khập khiễng.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Ils mentent, ils trichent, ils sont distraits, et les structures qu'ils produisent sont vraiment boiteuses .
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Kłamią, oszukują, rozpraszają się, i tworzą naprawdę beznadziejne konstrukcje.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Klamú, podvádzajú, sú roztržitý, a produkujú naozaj úbohé štruktúry.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.거짓말하고 꾀부리고 혼란을 일으키죠. 그리고 정말 엉망인 탑을 만들어요.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Lžou, podvádějí, nechají se vyrušit, a jejich konstrukce jsou dosti mizerné.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Mentono, imbrogliano, si distraggono, e creano strutture assolutamente traballanti.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Mereka berbohong, menipu, perhatian mereka terganggu, dan mereka menghasilkan struktur yang sangat lemah.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Mienten, hacen trampas, se distraen, y producen pésimas estructuras.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Sie lügen, sie schummeln, sie sind verwirrt und produzieren wirklich dürftige Gebilde.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Ze liegen, ze spelen vals, raken afgeleid, en ze maken behoorlijk domme bouwwerken.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Λένε ψέμματα, κλέβουν, αποσπώνται, και δημιουργούν πραγματικά χάλια κατασκευές.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Вони брешуть, вони обдурюють, вони відволікаються, вони створюють справді кульгаві структури.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.Те лъжат, те мамят, те се разсейват, и произвеждат наистина негодни структури.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.הם משקרים, מרמים ודעתם מוסחת, והם מייצרים מבנים עלובים למדי.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.إنهم يكذبون، يغشون، وينصرف إنتباههم، وينتجون هياكل عرجاء حقاً.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.ほんとうにひどい建造物を作ります もちろん「やったー」という結果に
#YemenInNumbers: @UNICEF'e göre, #Yemen'de 115 çocuk öldürüldü ve 172 çocuk sakatlandı. #KefayaWarDe acuerdo con UNICEF, 115 niños han sido asesinados en Yemen y 172 mutilados.
#YemenInNumbers: @UNICEF'e göre, #Yemen'de 115 çocuk öldürüldü ve 172 çocuk sakatlandı. #KefayaWar#YemenInNumbers: Selon l'@UNICEF, 115 enfants ont été tués au #Yemen et 172 sont blessés.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.A Jozua im učinil tak, ako mu rozkázal Hospodin. Ich koňom popodrezoval žily a ich vozy spálil ohňom.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Da tat ihnen Josua, wie der HERR ihm gesagt hatte, und lähmte ihre Rosse und verbrannte ihre Wagen
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Fez-lhes Josué como o Senhor lhe dissera: os seus cavalos jarretou, e os seus carros queimou a fogo.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.In Jozue jim stori, kakor mu je ukazal GOSPOD: ohromil jim je konje in sežgal vozove z ognjem.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.I uczynił im Jozue, jako mu był rozkazał Pan; koniom ich żyły poderznął, a wozy ich popalił ogniem.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Josua gjorde derpå med dem, som HERREN havde sagt ham; deres Heste lammede han, og deres Vogne brændte han.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Josué hizo con ellos como Jehovah le había mandado: Desjarretó sus caballos y quemó sus carros
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.여호수아가 여호와께서 자기에게 명하신대로 행하여 그들의 말 뒷발의 힘줄을 끊고 불로 그 병거를 살랐더라
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.И поступил Иисус с ними так, как сказал ему Господь: коням их перерезал жилы и колесницы их сожег огнем.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Исус из стори, според както Господ му заповяда: преряза жилите на конете им, и изгори с огън колесниците из.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.ויעש להם יהושע כאשר אמר לו יהוה את סוסיהם עקר ואת מרכבתיהם שרף באש׃
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.ففعل يشوع بهم كما قال له الرب. عرقب خيلهم واحرق مركباتهم بالنار
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.約 書 亞 就 照 耶 和 華 所 吩 咐 他 的 去 行 、 砍 斷 他 們 馬 的 蹄 筋 、 用 火 焚 燒 他 們 的 車 輛
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.約書亞 就 照 耶和華 所 吩咐 他 的 去行 、 砍斷 他 們馬 的 蹄筋 、 用 火焚 燒 他 們的 車輛
Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]Enfin quoi !
Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]Ich war gar nicht beeindruckt. Also wirklich.
Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]저는 너무나 실망했습니다. 여러분,