Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Что сломанный зуб и расслабленная нога, то надежда на ненадежного человекав день бедствия.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.שן רעה ורגל מועדת מבטח בוגד ביום צרה׃
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.سن مهتومة ورجل مخلّعة الثقة بالخائن في يوم الضيق.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.患 難 時 倚 靠 不 忠 誠 的 人 、 好 像 破 壞 的 牙 、 錯 骨 縫 的 腳
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.患難時 倚靠 不忠誠 的 人 、 好像 破壞 的 牙 、 錯骨縫 的 腳
Son bir dizi sakatlanmaysa büyük bir dirsek ameliyatı gerektirdi.A última das lesões exigira uma cirurgia ao cotovelo.
Son bir dizi sakatlanmaysa büyük bir dirsek ameliyatı gerektirdi.연달아 입은 부상의 마지막에는 중대한 팔꿈치수술을 받아야했죠.
Son bir dizi sakatlanmaysa büyük bir dirsek ameliyatı gerektirdi.После серии травм понадобилась серьёзная операция на локте.
Son bir dizi sakatlanmaysa büyük bir dirsek ameliyatı gerektirdi.הפציעות שלי גרמו לי להרגיש כמו כישלון בספורט שהייתי פעם מעולה בו.
Son bir dizi sakatlanmaysa büyük bir dirsek ameliyatı gerektirdi.آخر إصابة في سلسلة الإصابات تطلبت جراحة كبيرة بالمرفق،
Son bir dizi sakatlanmaysa büyük bir dirsek ameliyatı gerektirdi.手術から数日後 ソファに座って
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Dan buku-buku teks, saya pikir, tahu bahwa masalah itu membebankan para siswa.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.E il testo, credo, sia cosciente di tagliare le gambe agli studenti.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.En het lesboek weet dat het studenten verminkt.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.És a tankönyv szerintem tudja, hogyan bénítsa meg a diákot.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Et le livre, je pense, sait comment il paralyse les étudiants.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Iar manualul, cred, ştie că îi schilodeşte pe elevi.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.제 생각에 교과서는 학생들을 망치는 방법을 알고 있는 것 같습니다.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Myslím, že učebnice jako je tato studenty dost ochromuje.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Podręczniki wiedzą jak podciąć uczniom skrzydła.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Und ich denke das Textbuch weiss, wie es Schüler lähmt.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Và tôi nghĩ sách giáo khoa đang gây ảnh hưởng xấu đến các sinh viên.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Y el libro, yo creo, sabe como atontar a los estudiantes.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Και το εγχειρίδιο, νομίζω, γνωρίζει ότι αχρηστεύει τους μαθητές.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.Авторы учебника, я думаю, отлично знают, что это подрезает крылья школьникам.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.И учебниците, мисля, знаят как ограничават учениците.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.וספרי הלימוד, אני חושב, יודעים שזה פוגע בתלמידים.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.والكتب الدراسية، فيما أعتقد، تعلم أنها تعيق الطلاب.
Ve bence, ders kitabı öğrencileri nasıl sakat bıraktığının farkında.理由はこれをご覧下さい。練習問題です
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.A za posledné dva roky, 2000 ľudí boli zmrzačených v južnom rohu regiónu Bandunda.
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.Az utóbbi két évben 2000 ember bénult meg a Bandunda régió déli csücskében.
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.Dan selama dua tahun terakhir 2.000 orang telah lumpuh di ujung selatan dari daerah Bandunda.
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.In de laatste twee jaar zijn 2.000 mensen verminkt in het zuidelijk uiteinde van de regio Bandunda.
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.In den letzten zwei Jahren wurden 2000 Menschen gelähmt an der Südspitze der Bandunda Region.
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.Na przestrzeni ostatnich dwóch lat okaleczyła 2 000 ludzi na południowym krańcu regionu Bandunda.
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.Și în ultimii doi ani 2000 de oameni au fost paralizați în extremitatea sudică a regiunii Bandunda.
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.Τα τελευταία δύο χρόνια 2000 άνθρωποι έχουν πληγεί στο νότιο τμήμα της περιοχής Μπαντούντα.
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.И за последните две години 2000 души са осъкатени в южната част на региона Бандунда.
Ve son iki yılda Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.І за останні два роки 2000 людей були паралізовані у південній частині регіону Бандунду.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.A sua abordagem à economia local e apoio ao emprego são tão débeis que nem sequer são divertidos.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.És a hozzáállásuk a helyi gazdasági és munka programokhoz olyan béna, hogy az már viccnek is rossz.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Hun aanpak van de lokale economie en banenmarkt is zo beroerd dat het niet leuk meer is.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Ich podejście do lokalnego rozwoju i tworzenia miejsc pracy, jest tak nieudolne, że nie jest to już śmieszne.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Ich prístup k rozvoju miestnej ekonomiky a pracovných príležitostí je taký laxný, že to nie je ani na smiech.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Jejich přístup k rozvoji místní ekonomiky a pracovních příležitostí je tak laxní, že to není ani k smíchu.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.지역 경제와 직업 개발에 대한 접근법도 너무 불충분해서 웃기지도 않습니다.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Và sự tiếp cận của họ đến phát triển kinh tế địa phương và việc làm thì tệ đến nỗi nó không còn đáng cười nữa.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Y la manera en que abordan la economía local y el desarrollo laboral es tan pobre que ni siquiera es gracioso.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.А их подходы к экономическому и трудовому развитию настолько неубедительны, что это уже не смешно.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.И техният подход към местната икономика и развитие за работа са толкова куци, че дори не е смешно.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.וההשפעות על השטחים הפתוחים. והגישה שלהם לפיתוח כלכלי ותעסוקתי מקומיים כל כך צולעת שזה לא מצחיק.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.وتأثير ذلك على المساحات المفتوحة. ومناهجهم في الاقتصاد المحلي وتنمية الوظائف ضعيفة للغاية، فهي حتى ليست ظريفة
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.あまりにも稚拙で 冗談にもなりません そのうえ 世界でもっとも裕福なスポーツチームは 皆に愛されている
Videodaki kız, Jen Hudak, dizini sakatladıktan sadece 9 ay sonra -- diğer resimde görebilirsiniz bunu--비디오에 있는 여성은, 얀 후닥은 아세펜 수퍼파이프 경기에서의 우승자입니다 그녀의 무릎에 손상 된 후 9개월,
Videodaki kız, Jen Hudak, dizini sakatladıktan sadece 9 ay sonra -- diğer resimde görebilirsiniz bunu--Dziewczyna na filmie, Jen Hudak, wygrała niedawno Superpipe w Aspen,
Videodaki kız, Jen Hudak, dizini sakatladıktan sadece 9 ay sonra -- diğer resimde görebilirsiniz bunu--Fata din clip, Jen Hudak, tocmai a câştigat cupa Superpipe în Aspen
Videodaki kız, Jen Hudak, dizini sakatladıktan sadece 9 ay sonra -- diğer resimde görebilirsiniz bunu--הבחורה בוידאו, גיין הודאק, זכתה לאחרונה בארובה הגדולה באספן רק תשעה חודשים אחרי שהרסה לעצמה את הברך,
Videodaki kız, Jen Hudak, dizini sakatladıktan sadece 9 ay sonra -- diğer resimde görebilirsiniz bunu--فالفتاة التي في الفيديو هي واحدة من المتزلجات في اسبن وبعد تسعة اشهر من تهشيم ركبها
Videodaki kız, Jen Hudak, dizini sakatladıktan sadece 9 ay sonra -- diğer resimde görebilirsiniz bunu--アスペン・スーパーパイプで優勝しましたが これは膝の故障のほんの9ヵ月後のことです 写真でご覧いただけるように
Ya da, şu anda biz konuşurken, yüz binlerce Kongolu kadın tecavüz ediliyor ve sakat bırakılıyor.Albo, właśnie w tej chwili, setki tysięcy kobiety z Kongo zostaje zgwałcona i okaleczona.