İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.És ismét beméne a zsinagógába, és vala ott egy megszáradt kezû ember.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.In zopet pride v shodnico, in tam je bil človek, ki je imel usehlo roko.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Isus a intrat din nou în sinagogă. Acolo se afla un om cu mîna uscată.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.I všel opět do školy, a byl tu člověk, maje ruku uschlou.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Ja hän meni taas synagoogaan, ja siellä oli mies, jonka käsi oli kuivettunut.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Jésus entra de nouveau dans la synagogue. Il s`y trouvait un homme qui avait la main sèche.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.예수께서 다시 회당에 들어가시니 한편 손 마른 사람이 거기 있는지라
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Lần khác , Ðức_Chúa_Jêsus vào nhà hội , ở đó có một người nam teo bàn_tay .
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Lần khác, Ðức Chúa Jêsus vào nhà hội, ở đó có một người nam teo bàn tay.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Och han gick åter in i en synagoga. Där var då en man som hade en förvissnad hand.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Og han, gik atter ind i en Synagoge, og der var der en Mand, som havde en vissen Hånd.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Og han gikk atter inn i en synagoge, og der var en mann som hadde en vissen hånd.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Op een andere sabbat kwam Jezus weer in een synagoge. Er zat een man met een lamme, verschrompelde hand.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Outra vez entrou numa sinagoga, e estava ali um homem que tinha uma das mãos atrofiada.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Und er ging abermals in die Schule. Und es war da ein Mensch, der hatte eine verdorrte Hand.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Wszedł zasię do bóżnicy, a był tam człowiek, który miał rękę uschłą.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Yesus kembali lagi ke rumah ibadat. Di situ ada seorang yang tangannya lumpuh sebelah
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.Και εισηλθε παλιν εις την συναγωγην και ητο εκει ανθρωπος εχων εξηραμμενην την χειρα.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.И влезе пак в синагогата; и там имаше човек с изсъхнала ръка.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.И пришел опять в синагогу; там был человек, имевший иссохшую руку.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.І ввійшов ізнов у школу; й був там чоловік, що мав суху руку.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.וישב ויבאו אל בית הכנסת ושם איש אשר ידו יבשה׃
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.ثم دخل ايضا الى المجمع. وكان هناك رجل يده يابسة.
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.耶 穌 又 進 了 會 堂 . 在 那 裡 有 一 個 人 、 枯 乾 了 一 隻 手
İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.耶穌又進了會堂 . 在 那裡 有 一 個 人 、 枯乾 了 一 隻手
İşte o zaman ekonomi bir sakatlık öğütmek başladı.Αυτό είναι όταν η οικονομία άρχισε να ακινητοποιηθεί.
Kela, uzun süreli hasta ya da sakatlara, emeklilik maaşı alanların bakım desteğini ödeyebilir.Pitkäaikaisesti sairaalle tai vammaiselle Kela voi maksaa eläkkeensaajan hoitotukea.
Kela, uzun süreli hasta ya da sakatlara, emeklilik maaşı alanların bakım desteğini ödeyebilir.Till långtidssjuka eller handikappade kan FPA betala ut vårdbidrag för pensionstagare.
Kela, uzun süreli hasta ya da sakatlara, emeklilik maaşı alanların bakım desteğini ödeyebilir.Пенсионерам с хроническими заболеваниями и инвалидам Kela может выплачивать пособие по уходу за пенсионером.
Kela, uzun süreli hasta ya da sakatlara, emeklilik maaşı alanların bakım desteğini ödeyebilir.من الممكن أن يدفع الكيلا دعم الرعاية للحاصلين على التقاعد المرضي لفترة طويلة أو المعاقين.
Kimseye, örneğin cinsiyeti, yaşı, dini ve sakatlığından dolayı değişik muamele yapılamaz.Ingen får behandlas annorlunda till exempel på grund av kön, ålder, religion eller handikapp.
Kimseye, örneğin cinsiyeti, yaşı, dini ve sakatlığından dolayı değişik muamele yapılamaz.Ketään ei saa kohdella eri tavoin esimerkiksi sukupuolen, iän, uskonnon tai vamman vuoksi.
Kimseye, örneğin cinsiyeti, yaşı, dini ve sakatlığından dolayı değişik muamele yapılamaz.Nadie puede ser discriminado, por ejemplo, por razones de sexo, edad, religión o discapacidad.
Kimseye, örneğin cinsiyeti, yaşı, dini ve sakatlığından dolayı değişik muamele yapılamaz.Ни к кому нельзя относиться иным образом, например, из-за его пола, возраста, вероисповедания или увечья.
Kimseye, örneğin cinsiyeti, yaşı, dini ve sakatlığından dolayı değişik muamele yapılamaz.لا يجوز معاملة أي شخص بطريقة مختلفة بسبب الجنس أو العمر أو الدين أو الإعاقة.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Bemerkenswert am Laufen und an Laufverletzungen ist dass Laufverletzungen etwas Neues in unserer Zeit sind.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.C'est curieux, mais la course et des blessures qui en découlent sont une nouveauté de notre époque.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Ciekawe jest to, że kontuzje od biegania są całkiem nowym zjawiskiem.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Det fascinerande med löpning och löparskador är att löparskador är en modern företeelse.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Érdekes dolog a futással, és a sérülésekkel kapcsolatban, hogy a futók sérülése az új idők terméke.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Hal yang menarik dari lari dan cedera karena berlari cedera karena berlari baru ada pada masa kita.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.달리기와 달리기 부상에 대해 궁금한 것은 그 달리기 부상이 우리 시대에 새로운 것일까 하는 겁니다.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Lo curioso de las lesiones de corredores es que son nuevas, son de nuestra época.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Opmerkelijk is, met betrekking tot renblessures, dat die nieuw zijn voor onze tijd.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Un lucru curios despre alergare şi rănile provocate de alergare este că rănile sunt ceva nou.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Zajímavá věc na běhání a zranění z běhu je ta, že běžecká zranění jsou novinkou naší doby.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Zaujímavá vec na behaní a zranení z behu, je tá, že bežecké zranenie je novinkou našej doby.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Любопитното нещо за бягането и нараняванията при бягането е, че травмите при бягането са нови за нашето време.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.Любопытно, что при беге травмы стали наиболее актуальными ближе к настоящему времени.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.מה שמעניין בקשר לפציעות ריצה, הוא שהן תופעה חדשה.
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.ان الامر المثير للفضول فيما يخص الجري .. واصابات العدائين هو ان الاصابات هي امرٌ حديث علينا
Koşu ve koşu sakatlıkları hakkındaki ilginç şey, koşu sakatlıklarının zamanımıza özgü, yeni oluşudur.不思議な点は 現在に特有ということです なんでもいいんですが
Kotu bir sonucu engellemek icin tek yol ilk sakatlanmayi engellemek.Az egyetlen módja a rossz következmény megelőzésének az, ha megelőzzük az első sérülést.
Kotu bir sonucu engellemek icin tek yol ilk sakatlanmayi engellemek.Cách duy nhất để tránh hậu quả xấu là ngăn ngừa không cho tổn thương đầu tiên xảy ra.
Kotu bir sonucu engellemek icin tek yol ilk sakatlanmayi engellemek.De enige manier om een slechte afloop te voorkomen is om de eerste kwetsuur te voorkomen.
Kotu bir sonucu engellemek icin tek yol ilk sakatlanmayi engellemek.Der einzige Weg, ein böses Ende zu verhindern, ist, die erste Verletzung gar nicht erst geschehen zu lassen.
Kotu bir sonucu engellemek icin tek yol ilk sakatlanmayi engellemek.Jediný spôsob prevencie je vyhnúť sa prvému úrazu.
Kotu bir sonucu engellemek icin tek yol ilk sakatlanmayi engellemek.Jedynym sposobem na zapobieganie złym skutkom, jest zapobieganie pierwszym urazom.
Kotu bir sonucu engellemek icin tek yol ilk sakatlanmayi engellemek.나쁜 결과를 예방하기 위한 유일한 방법은 애초에 발생 자체를 막것을 막는 것입니다.
Kotu bir sonucu engellemek icin tek yol ilk sakatlanmayi engellemek.La única manera de prevenir algo malo es evitar que ocurra el primer daño.