Ana içeriğe geç
Sözlük

sakat ile cümle

sakat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Röveşatayı yanlış olarak uygulamak ciddi sakatlıklara yol açabilmektedir.Viimaste löökide tegemine ebaausalt võib viia vihani.
Sağ dirseğindeki sakatlık nedeniyle Fransa Açık, Wimbledon'a ve Amerika Açık'a katılamadı.Ta ei jõudnud sel aastal esimesest ringist kaugemale ei Prantsusmaa lahtistel ega Wimbledonis.
13'ü. Eğer görüntülerini değiştirmiyorlarsa, sekiz taneden sadece biri işkence ediyor veya sakatlıyor.Jos he eivät muuta ulkonäköään, vain yksi kahdeksasta tappaa, kiduttaa tai silpoo.
13'ü. Eğer görüntülerini değiştirmiyorlarsa, sekiz taneden sadece biri işkence ediyor veya sakatlıyor.Quando não mudam de aparência, apenas um em oito mata, tortura ou mutila.
15'i. Öldürüyor, işkence ediyor ya da sakatlıyorlar mı?Eles matam, torturam, mutilam?
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibi명백히 이것은 주요한 몇몇 합병증을 유발합니다.
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibiNatürlich führt dies zu einigen bedeutenden Komplikationen --
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibiObviamente, esto conduce a algunas complicaciones importantes -
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibiכמובן, התוצאה היא בסיבוכים מסויימים -
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibiومما هو جلي ان هذا يؤثر بتبعات كبيرة على هؤلاء الجنود
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibi様々な問題が起こってしまいます 厄介なのは腰痛で 兵士の30パーセントは
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.J'ai dû me regarder dans le miroir et me rendre compte que je voulais toujours faire de la compétition.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.그렇지만 다치는 것을 두고 누구도 탓할 수 없다는 사실을직면해야 했어요.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Ma dovevo affrontare la realtà che non era colpa degli infortuni.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Pero tuve que enfrentar la realidad de que mis lesiones no eran para culparse en otra parte.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Tinha que enfrentar o facto de que as minhas lesões não eram culpa de ninguém.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Tôi phải đối mặt với sự thật rằng, không thể đổ lỗi cho ai khác.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.עדיין רציתי להצליח. אבל הייתי חייב להתמודד עם המציאות שאי אפשר להאשים מישהו אחר בפציעות שלי.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.لكن كان علي مواجهة حقيقة أن إصابتي لن تواجه بالملامة بأي مكان.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.自分に問題があるなら 自分で変えなければいけないのだ
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Contudo, vemos níveis excessivos de morte, de incapacidades que podiam ser evitados.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Eppure assistiamo a livelli eccessivi di decessi, di lesioni permanenti, che potrebbero essere evitati.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Et pourtant, nous voyons des niveaux impensables de morts, d'handicapes, qui pourraient être évités.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.그럼에도 이분야에서는 피할수 없는 사망과 장애 사고가 발생합니다.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Mimo to wciąż widzimy zbyt wysoki poziom śmiertelności i okaleczenia, których można uniknąć.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Og stadigvæk ser vi disse uforståelige niveauer af dødsfald, bivirkninger som kunne være undgået.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Thế nhưng chúng ta thấy mức độ tử vong, khuyết tật quá cao là điều có thể tránh được.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Toch zien we buitensporige niveaus van overlijdens en handicaps die konden worden vermeden.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Totuși, avem rate crescute de decese, dizabilități care ar fi putut fi evitate.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Und doch sehen wir unverschämt hohe Vorkommen von Tod oder Behinderung, die vermieden werden könnten.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Y sin embargo, vemos niveles inconcebibles de muerte o discapacidad que podrían evitarse.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.Все пак, виждаме прекалено високи нива на смъртност и инвалидност, които биха могли да бъдат избегнати.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.И мы всё ещё сталкиваемся с вопиющим количеством смертей, инвалидностей, которых можно было бы избежать.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.ועדיין יש לנו רמות לא-מוסריות של תמותה, של נכות, שניתן היה למנוע.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.ومع ذلك نرى مستويات الضمير الوفاة والعجز التي يمكن تجنبها.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.避けられたはずの 死亡や障害が 発生しています そこで他の ハイリスクな業界に
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Al contrario, quando dai un banchetto, invita poveri, storpi, zoppi, ciechi
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ale gdy sprawujesz ucztę, wezwijże ubogich, ułomnych, chromych i ślepych,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ale když činíš hody, povolej chudých, chromých, kulhavých, slepých,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ale keď robíš hostinu, povolaj chudobných, chromých, krivých a slepých
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ampak, kadar napraviš gostijo, povabi siromake, kruljave, hrome, slepce,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ci, cînd dai o masă, cheamă pe săraci, pe schilozi, pe şchiopi, pe orbi.
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Hanem mikor lakomát készítesz, hívd a szegényeket, csonkabonkákat, sántákat, vakokat:
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Jadi, apabila engkau mengadakan pesta, undanglah orang miskin, orang cacat, orang lumpuh, dan orang buta
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.잔치를 배설하거든 차라리 가난한 자들과 병신들과 저는 자들과 소경들을 청하라
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Mais, lorsque tu donnes un festin, invite des pauvres, des estropiés, des boiteux, des aveugles.
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Mas quando deres um banquete, convida os pobres, os aleijados, os mancos e os cegos;
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Men når du gjør gjestebud, da be fattige, vanføre, halte, blinde!
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Men når du gør et Gæstebud, da indbyd fattige, vanføre, lamme, blinde!
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Nej, när du gör gästabud, så bjud fattiga, krymplingar, halta, blinda.
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Nodig in plaats daarvan de armen, kreupelen, lammen en blinden uit.
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Pero cuando hagas banquete, llama a los pobres, a los mancos, a los cojos y a los ciegos
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Sondern wenn du ein Mahl machst, so lade die Armen, die Krüppel, die Lahmen, die Blinden,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Song khi ngươi đãi tiệc , hãy mời những kẻ nghèo_khó , tàn_tật , què , đui ,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Song khi ngươi đãi tiệc, hãy mời những kẻ nghèo khó, tàn tật, què, đui,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Vaan kun laitat pidot, kutsu köyhiä, raajarikkoja, rampoja, sokeita;
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Αλλ' οταν καμνης υποδοχην, προσκαλει πτωχους, βεβλαμμενους, χωλους, τυφλους,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Нї, коли справляєш гостину, запрошуй убогих, калїк, кривих, слїпих;
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Но, когда делаешь пир, зови нищих, увечных, хромых, слепых,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.אבל כי תעשה משתה קרא לעניים ולנשברים ולפסחים ולעורים׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod