İki kardeş “sakat”tırlar: Recep cüce, İsmail ise topaldır.Deux singles en sont issus : "Hieeee" et "This is My Hair",,,.
Kişisel Acil Durumlar: hastalık, sakatlık, işsizlik, hırsızlık, taciz ya da ölüm gibi.Les catastrophes personnelles comme les maladies et blessures, le chômage, le vol, la harassement ou la mort.
Çift 2007-2008 sezonunu sakatlık sebebi ile kaçırmıştır.Il manque la majeure partie de la saison 2007-2008 pour cause de blessure.
2006 - 2007'de sakatlıklardan tamamen kurtuldu.De 2006 à 2007, il enchaîne les blessures.
Osaka Körfezi'ndeki başlıca limanlar Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki ve Hannan'dır.Les principaux ports de la baie d'Osaka sont Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki et Hannan.
İç saha maçlarını 5.000 kişilik Sakarya Spor Salonu'nda oynamaktadır.Le hall du dîner se charge de 5 500 athlètes à la fois.
Ancak 88-89 sezonunu sakatlığından dolayı boş geçti.C’est indéniablement au cours de la saison 88-89, qu’il explosa.
Sakatlığından bir süre sonra geri dönüş yaptı ve NXT'de Tyson Kidd'i yendi.Cependant lors de NXT de début septembre pour son retour en rivalité contre Tyson Kidd.
Hideyuki Sakai (坂井秀至, doğumu 1973) 8p.Sakai Hideyuki (坂井秀至, né en 1973) 8p.
Daha sonra sakatlığı nedeniyle FCW’da bür süre bulunamadı.Pas une fois le CFCM n’a fait défaut.
O senenin 1 Nisan'ı grup ilk 1 Nisan şakasını yaptı.C'est le 1er avril, jour des plaisanteries.
Sakalı sayesinde uçar.Il se rase la barbe.
Ayrıca Sakarya Nehri'nden kum da çıkarılır.Entre parenthèses la rive de l'affluence.
Augustus Hill, yakalanırken sakat kalır ve cezaevinde tekerlekli sandalye ile dolaşır.Augustus Hill est un prisonnier en fauteuil roulant.
NXT TakeOver: Unstoppable'da Owens, NXT Championship için yapılan maçta Zayn'i sakatladı.Lors du NXT Takeover: Unstoppable, Owens blesse Zayn dans leur match de championnat de la NXT.
21 Mart 2008'de sakatlık sorunlarıyla uğraşan Miami Heat ile 10 günlük kontrat imzaladı.Il signe un contrat de 10 jours avec le Heat de Miami en mars 2008.
Tyson Chandler kronik sırt sakatlığı nedeniyle 30 maç bile oynayamadı.Tyson Chandler souffre d'un problème de dos chronique et manque plus de 30 matchs.
Sezon sonunda Sakarya ekibinden ayrılmış ve Kocaelispor'a transfer olmuştur.A la fin de la saison il se sépare de Donna et est licencié de la police.
İlk yarıda Steven Gerrard'ın sakatlanmasıyla onun yerine oyuna girdi.En revanche, il persuade Steven Gerrard de rester.
1915'te ciddi bir sakatlığın 10 yıl ardından, ayağı kesildi ve tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldı.En 1955, à la suite d'une attaque, il doit se résoudre à utiliser un fauteuil roulant.
Müfettiş sakar ama başarılı bir karakter olarak yapılandırılmıştır.Elle réussit mais s'éprend de l'officier.
Sonrasında sakatlandığı öğrenildi.Il sera révélé plus tard qu'il était blessé.
Ah, şakacılar.”Les salaupiauds".
Bir şaka dükkânıdır.Une boutique.
1981 yılında ise 1. lig'e yeni çıkan Sakaryaspor'a geçti.En 1983, il subit le même sort que le puits no 1.
Onun için çok üzülen Deckard, bunun bir şaka olduğunu söyler.Surpris, Glenn croit qu'il s'agit d'une plaisanterie.
En zor durumlar'da bile hala şaka yapabilir.Elle rigole tout le temps même aux moments les plus difficiles.
Bu sakatlık nedeniyle dizinden ameliyat oldu ve sezonun kalanında forma giyemedi.Il doit subi une intervention chirurgicale et ne joue plus du reste de la saison,,.
Serinin son filmi Şakak Vakti'nde Renesmee karakterini Mackenzie Foy canlandırmıştır.Dans le dernier film de l’adaptation cinématographique, Renesmée est incarnée par Mackenzie Foy.
Sakalı da oldukça gürdür.Sa barbe était bien taillée.
Daha sonra "Amerikan Rüyası" ve ABD'nin bir şaka olduğunu söyledi.Rusev dit que le rêve américain est une blague comme l'Amérique qui est une blague.
Sakatlıklar peşini bırakmamıştır ve pek oynayamamıştır.Il ne parvient pas à s'y imposer et joue très peu.
Bununla birlikte Sakarya ili ile aynı tarihe sahip olduğu anılmaktadır.'Ou' On remarque que le prétérit possède exactement la même structure.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Il a une moustache blanche et énormément de barbe.
Erkekler bu süre içinde saç ve sakal tıraşı olmazlar.Les orteils ne sont ni palmés ni frangés.
Daha önceki İskit ya da Saka yönetimi, daha çok boylar birliği idi.Mais auparavant, il s'agissait de plusieurs versets, ou même un psaume entier,.
Yardım severdir ama çok sakardır.Il aime donner des leçons mais il est très peureux.
Takım oyuncularından Cléo'nun sakatlığından sonra ise oynama şansı buldu.Mais après avoir vu la coupe de Lewis, ils changent d'avis.
Adi şakayığı Avrupa'da yabani olarak da bulunur.On n'en rencontre qu'exceptionnellement à l'état sauvage en Europe.
Sakarya (Karadeniz'e kıyısı bulunur.)Tensai Kōkō no Karakuri?)
Şakalarına gülmemesi ("The Switch").Ils nomment la formation Smile (« sourire »).
Futbolu 31 yaşında bırakmasının sebebi dizlerindeki ağır sakatlıktı.À 31 ans, il arrête sa carrière à cause de problèmes persistants au genou.
2008: Adapazarı ilçe belediyesi, Sakarya Büyükşehir Belediyesinin alt kademe belediyesi olur.2008 : déménagement de la mairie dans l'ancien presbytère.
Çaylaklık sezonunda, sakatlık yüzünden 82 maçın 46'sında oynayabilmiştir.Mais il est difficile de courir sur le terrain durant 82 matchs.
Haberler ve Şakalar.Nouvelles et anecdotes.
Eğer her daim yapılsaydı bu tür bir şaka bugün farklı olurdu." dedi.Ce passage serait, à bien des égards, rédigé tout autrement aujourd'hui.».
Ara ara sakatlık problemleri yaşamıştır.L'édifice a rapidement connu des problèmes de solidité.
Pratik şakaları sever.Il apprécie les comics.
Fransızlar, bu şakalara "Poisson D'avril" (Nisan balığı) adını verdiler.Les Français les nommaient les Andastes, d'après leur nom huron d'Andastoerrhonons.
Poydalar, Sakarya ilinin Taraklı ilçesine bağlı bir mahalledir.La polarisation est l'influence exercée par un lieu central sur ses périphéries.
Çünkü Altaylılar'ın inançlarına göre Erlik, kötü (zayıf ve sakat) kurbanlardan hoşlanır.De même, les sikhs ne croient pas en l'adoration des idoles, dans les rituels ou les superstitions.
Ancak erkenden sakatlandı.Il est pillé très tôt.
Bu nedenle bunlar dördüncü sezonda devamlı tekrarlanan bir şaka olmaktan çıktı.Par la suite, ce rôle devient récurrent lors de la quatrième saison.
Sistan ismi ise, eski Farsça'da sakastāna isminden gelir ki 'Sakaların ülkesi' anlamına gelir.De même, le nom Sistan vient du vieux persan Sākāstān et signifie terre des Saces.
28 Mayıs'ta sakatlanan Gareth Barry'nin yerine Phil Jagielka kadroya alındı.Le 17 mai, Brian Rafferty est arrêté.
Dönem Sakarya milletvekili seçilmiştir.Candidat élu au niveau national.
Babası sakalık yapıyordu.Son père était maréchal-ferrant.
Sakatlıklar nedeniyle sadece 5 maç oynayabildi.Il rate cinq matchs à cause de blessure.
Bu durumda şakalaşılırsa ısırabilir.En période froide, sa vue est plaisante.
Küçük Amfitiyatro Şakayık Terası ve VIP alanı arasında yer almaktadır.Un sclérite hypostomal se préfigure entre la pièce basale de la mandibule et le sclérite pharyngien.