Ana içeriğe geç
Sözlük

saka ile cümle

saka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ertesi gün yapılan savaşı Sakalar kazanır.Laakkonen konnte am nächsten Tag gewinnen.
Sol dizinden sakatlığı bulunan Tolgay Arslan, Almanya'da ameliyat oldu.Vorreiter der Bypass-Chirurgie in Deutschland gestorben.
Maçı sırtından sakatlanarak yarıda bırakmak zorunda kaldı.In der Meisterschaft rutschten sie dauerhaft ins Mittelfeld ab.
Köprübaşı, Sakarya ilinin Geyve ilçesine bağlı bir mahalledir.Eine Brücke verbindet den Struck mit dem Festland.
Eskiyayla, Sakarya ilinin Pamukova ilçesine bağlı bir mahalledir.Unter deren Dach war sie für den Bereich rund um Pskow zuständig.
Prodüktörlüğünü Mavi Sakal grubundan Murat Tümer yapmıştır.Er wollte seiner Frau aus dem blau leuchtenden Material einen Armreif fertigen.
Fakat yeniden sakatlık sorunu baş gösterdi ve 1998-99 sezonunda sadece 7 maçta forma giyebildi.Schwere Verletzungen warfen ihn immer wieder zurück, so absolvierte er in der Saison 1997/98 nur 19 Spiele.
Sakarya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Sakarya Üniversitesine bağlı olarak eğitim veren bir fakültedir.Die Debreceni Nyári Egyetem ist eine selbständige Institution, die der Universität untergeordnet ist.
Meazza maçta bir çarpışma sonucu sakatlık da geçirmişti.Enttäuschend verlief das Endspiel im Herren-Einzel.
Ama 2000 yılından beri ilk defa bir All-Star maçını sakatlığı yüzünden kaçırıyordu.2000 nahm Dye erstmals am All-Star Game teil.
O maçta Styles sakatlandı.Diese gewann Styles.
İlkinde Styles onu sakatladı.Sir Francis hatte ihn einst verurteilt.
Kesinlikle silahla şakalaşma yapılmadı." dedi.Wir machen nicht ‚rücksichtslos von der Waffe Gebrauch‘.
Sakat kalanlara bakmış, ölülerini gömmüşlerdir.So sollen sie, dem Grab beigelegt, über die Seelen der Toten wachen.
Ancak Eylül başında geçirdiği sakatlık nedeniyle 4 ay sahalardan uzak kaldı.Dort kam er aber erst im September nach viermonatiger Fahrt an.
Manchester United'da sakatlığı sebebiyle yeterince forma bulamadı.Im Finale gegen Manchester United kam er aufgrund einer Verletzung jedoch nicht zum Einsatz.
Yine o dönemde Bakırköyspor'a gitme durumu oldu ancak bu defa da bir sakatlık yaşadı.Sie gewannen zwar wieder, doch auch diesmal kam es zum Skandal.
İlk sezonunda 2 ay süren bir sakatlık dönemi atlatmıştır.Dabei gelang ihm auch der erste Saisontreffer seit mehr als zwei Jahren.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Zahlreiche Baugrundstücke wurden an sie verkauft.
Sakarya Üniversitesi.Masaryk-Universität.
Fakat 2008 Temmuz'unda atının tekrar sakatlanması üzerinde adaylığını geri çekmek zorunda kaldı.Im Juni 2008 musste sie ihre Teilnahme jedoch zurückziehen, da Toytown erneut verletzt war.
8 Mayıs 1954, Sakarya - ö.Zum 8. April 1945 in Sondershausen.
Arkasından ona yetiştiler ve Saka Karhanesi önünde onu yakalayıp öldürdüler.Und sie nahmen ihn und töteten ihn und warfen ihn hinaus vor den Weinberg.
Sezon boyunca sakatlığı nedeniyle 23 kez oynama şansı bularak 2 gol atabildi.Hier konnte er aufgrund von Verletzungen nur 22 Spiele in zwei Jahren bestreiten.
Sakatlığı sebebiyle 2003 Dünya Atletizm Şampiyonası seçmelerine katılamadı.Wie schon im Vorjahr, konnte der Qualifikationssieger die Meisterschaft nicht für sich entscheiden.
10 Mayıs 1987, Sakarya), Türk karateci.Enes Erkan (* 10. Mai 1987 in Sakarya, Türkei) ist ein türkischer Karateka.
Ama genelde Ray Ray onu şakaları için kullanır.Robbie wird oft von Jade schikaniert und ist oft Teil ihrer Witze.
Kırmızı sakallı karıncaların, karıncaları isyana teşvik ettiği söylenir.Teilweise wurden rosafarbene Urinale aufgestellt, um die Frauen zur Benutzung zu ermutigen.
Bir gün sonra ise bunun 1 Nisan şakası olduğu açıklandı.Es handelte sich um einen Aprilscherz.
Ancak 2006'da sakatlığından ötürü forma giyemedi.Nur 2014 konnte er krankheitsbedingt nicht teilnehmen.
Ancak, Martin Palermo daha sonra çok büyük sakatlıklar geçirdi.Im Nachhinein war Martin aber mit den Monoversionen sehr zufrieden.
Akyaka’nın kuzeyindeki Sakartepe'de ise yamaç paraşütçülüğü yapılabilir.Im nahen Yalu-Park kann man Autoscooter fahren.
Sakai Ortaçağ'dan bu yana Japonya'nın en büyük ve önemli limanlarından biri olmuştur.Der Hafen von Kōbe zählte zu den größten und wichtigsten Japans.
5 Ekim 1970, Sakarya), Türk oyuncu.Berat Yenilmez (* 5. Oktober 1970 in Adapazarı, Sakarya) ist ein türkischer Schauspieler.
Ancak sezon başında sakatlanarak sezonun ilk bölümünde uzun süre oynayamadı.Somit konnte er am Anfang der Saison nicht spielen.
Onun dediğini boşverin, sadece bir şakaydı.Ignorez ce qu'il a dit, c'était juste une plaisanterie.
Bu sadece bir şakaydı.C’était juste une blague.
O, her zaman en sonda "Bu bir şakaydı!" der.Il dit toujours « c'était une blague ! » à la fin.
Onun gevşek şakalarından tiksiniyorum.J'abhorre ses blagues salaces.
Herkes gülse bile onun söylediği şaka değil.Même si tout le monde rit, ce qu'il dit n'est pas une blague.
Gri bir sakal yüzünü kaplıyordu.Une barbe grise recouvrait son visage.
Tom pis şakalar anlatmayı sever.Tom aime raconter des blagues salées.
Benim şakalarımı sever.Elle apprécie mes plaisanteries.
Şaka yapıyordum.Je plaisantais.
Şaka çuvalladı.La blague est tombée à plat.
SAKALAR: geçmişte var olan bir hun devletinin ismidir.Elles tirent leur nom des Apuani (it), un ancien peuple de la Ligurie.
Sakar ve beceriksiz, ateşi bilmiyorlar.Maladroits et malhabiles, ils ne connaissent pas le feu.
İsa bir Şabat (Cumartesi) günü, eli sakat bir adamı iyileştirdi.Il rencontre Mari le vendredi (le jour de akelarre ou du sabbat), concevant alors les orages.
Lynch, bize büyük bir şaka yapmaya çalışmış."Lynch nous fait une grosse farce. ».
Şaka bile yaptı.Le Scherzo op.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Enfin, de nombreux produits frelatés ont été vendus.
Scully kariyerine Yakov Smirnoff için yazdığı şakalar ile başladı.Il a commencé sa carrière par écrire des plaisanteries pour Yakov Smirnoff.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Nul ne peut nuire à celui qui ne se nuit pas à lui-même.
17 Aralık 2006'da ise Kimmel bizzat Damon'u bu olayın bir şaka olduğu konusunda bilgilendirmiştir.Dans l'édition du 17 décembre 2006 de USA Weekend, Kimmel a reconnu que l'incident de Damon était une blague.
Danny Pickett: Andy'nin en iyi arkadaşı ve şaka ortağıdır.Danny Pickett : ami et complice d'Andy.
İrfan Nişancık, Sakarya Yeni Haber.L'Île empoisonnée, et autres nouvelles.
Uzun saçı ve sakalıyla dikkat çeker.Il porte des cheveux longs et la barbe.
Cücenin sakalını oltanın ipinden kurtaramamışlar.Il n'était bien sûr pas question de se débarrasser de son casque.
Ardından Sakaryaspor'a transfer olmuştur.Il se dirige ensuite vers Saqqarah.
1987 1988 Ron Harper (Cleveland) katılmak üzere iken sakatlanması sonucu yarışmadan çekilmiştir.1987 1988 Ron Harper (Cleveland) devait participer au concours, mais déclara forfait pour cause de blessure.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod