Ana içeriğe geç
Sözlük

saka ile cümle

saka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Sakarya Marşı" Hürmet sana ey şan dolu sancağım.Du sollst weinen über mich, Trübseelchen!
Fakat çoğu zaman mutludur ve şaka yapmayı sever.Meistens ist er fröhlich und sehr verspielt.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.Eine schwarzbraune Wurzelstrieme hebt sich deutlich hervor.
Kızına Sabrina Sakae adını vermiştir.Ihre gemeinsame Tochter wurde Saskia genannt.
İlk yarıda Steven Gerrard'ın sakatlanmasıyla onun yerine oyuna girdi.Schließlich fiel die Rolle dann aber vorerst Steven Gerrard zu.
Yardım severdir ama çok sakardır.Er ist manchmal ungeschickt, jedoch überaus hilfsbereit.
Oradan da bütün dünyaya bir şaka günü olarak yayıldı.Von dort verbreitete sie sich schon bis zur Zeitenwende über die ganze (alte) Welt.
Diz sakatlığı gelecek sezon boyunca yarışmasına izin vermedi.Er wird voraussichtlich für den Rest der Saison keine Rennen mehr bestreiten.
Espri anlamında da kullanılan şaka kavramı ise güldürücü hareketleri de kapsar.Was sie lustig nennt, hat mich auch beeinflusst.
Kardeşinin sakatlanmasının ardından, tek başına güreşmeye başlamıştır.Auf Anraten ihres Bruders entschied sie sich nunmehr für die Schauspielerei.
Sonraki zamanlarda Hokku, saray erkanı ve Samuraylar arasında şaka ve nükte şiiri olarak sevilir oldu.In der folgenden Zeit war das Hokku als Scherz- und Witzgedicht bei Hofleuten und Samurai beliebt.
Sakatlık yüzünün bir kısmında da kendini göstermişti.Teilweise befruchtet er sich selbst.
En zor durumlar'da bile hala şaka yapabilir.Auch in schwierigsten Situationen sei er stets ein Optimist geblieben.
X-Pac sonraları yine sakatlandı.Offensichtlich hat X erneut zugeschlagen.
Adapazarı (Sakarya) ise 2000'de büyükşehir oldu.Es waren etwa zweitausend Tiere (Mk 5 LUT).
1939-40 sezonunda kadroda yer alsa da sakatlık nedeniyle hiçbir lig maçı oynayamadı.In der Meistersaison 1939/40 bestritt er keine einzige Partie.
Vücutlarında ekstra kıl oluşumları (sakal, yele) bulunur.Diese sind in ihrem körpernahen Abschnitt ungegliedert.
Her Pazartesi Yeni Sakarya gazetesinde köşe yazısı yazıyor.Von ihm erscheint in dieser Zeitung jeden Dienstag eine Kolumne.
Kings'in yıldız forveti Chris Webber da menisküsünden sakatlandı.Der alternde Star Chris Webber wurde aus seinem Vertrag herausgekauft und entlassen.
Ara ara sakatlık problemleri yaşamıştır.Bald hat sie mit Problemen zu kämpfen.
Yerler kanla kaplıdır ve duvarlarda Mavi Sakal'ın önceki eşlerinin cesetleri asılıdır.Darin hängen seine früheren Frauen und auf dem Boden ist eine Blutlache.
Üstelik bu tecavüz sonucu doğan sakat çocuğunun babasını da aramaktadır.Dort sucht er demütig den Vater des toten Mädchens auf.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Über Schlagfertigkeit und Witz soll er ebenfalls verfügt haben.
Sakatlıklar peşini bırakmamıştır ve pek oynayamamıştır.Er verletzte sich und konnte nicht spielen.
Ancak Triple H, Rollins'in sakat olduğu dizine saldırdı.Triple H gewann aber die Überhand und attackierte Rollins’ verletztes Knie.
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Er ist mürrisch und humorlos und mag Kübel nicht besonders.
Sonra Sin Cara sakatlanır ve şovlardan çekilir.Sie stürzen ab und beklagen sich über das Programm.
Çağlayan, Sakarya ilinin Adapazarı ilçesine bağlı bir mahalledir.In ihrer Not bittet sie um Unterschlupf bei einer alten Feldmaus, die sie gütig aufnimmt.
Haberler ve Şakalar.Geschichten und Anekdoten.
Ancak ikinci hafta Diyarbakırspor maçı hazırlıklarında sakatlık geçirdi.Allerdings verpatzte er am zweiten Wettkampftag alkoholisiert seinen Auftritt.
1978 Dünya Şampiyonası'nda geçirdiği bir sakatlık nedeniyle yarışmayı bıraktı.Aufgrund einer Verletzung verpasste er die Teilnahme an der Fußball-Weltmeisterschaft 1978.
Fakat sakatlığının tekrar yinelenmesi yüzünden Eylül 2011'de ayrıldı.Bereits im September bestritt er wieder Rennen.
İsa bir Şabat (Cumartesi) günü, eli sakat bir adamı iyileştirdi.Als erster sollen die Fischer von Naruo (鳴尾), heute ein Ortsteil der Stadt, ihn verehrt haben.
Burada sakatlık geçirdi, futbol kariyerine devam edemedi.Er brach sich das Stirnbein und eine Fortsetzung der Karriere als Fußballprofi war nicht mehr möglich.
Pterygomaxillary yarıkla infratemporal (şakak aşağı) çukura açılır.Er mündet bei Ramsla in die Lache (Scherkonde).
İhram harici sakal kesmek ve tırnak kesmek yasaktır.Das Rasieren und Trimmen des Bartes ist verboten.
Arkadaşları bu konu üzerinden şakalarını yapar.Seine Kameraden machen sich über ihn lustig.
Rize ve Sakarya valiliği sırasında bir süre belediye başkanlığı da yapmıştır.Sowohl in Ensheim als auch in Forbach stellte die Familie eine Zeit lang den Bürgermeister.
İlk başlarda profesyonel futbolcu olmak isteyen Smith, belinden geçirdiği bir sakatlık yüzünden sporu bıraktı.Eine begonnene Profikarriere im Australian Football musste er aufgrund einer Verletzung beenden.
Bu basamağın hakim ağacı Sakallı kızılağaçtır.Der Baumbesitzer reagiert wütend.
Fakat şaka/mizah ve alçak/dûn (karakterli kimseleri) severdi.Er zeigte gerne gemusterte und gefranste Gewänder.
Sürekli şakalar yapar ve diğer dedektiflerle dalga geçer.Er ist ungemein humorvoll und erfindet ständig neue Witze.
Tercüme-i Şakâikun-Nûmâniyye: Taşköprülüzâde'nin aynı addaki Arapça eserinin Türkçeye çevirisidir.Tercüme-i Şakâikun-Nûmâniyye: Übersetzung eines Werkes von Taşköprülüzâde aus dem Türkischen ins Arabische.
Bununla birlikte Sakarya ili ile aynı tarihe sahip olduğu anılmaktadır.Dabei wird auch darauf geachtet, dass sie identisch sind.
Kas Adam ona şaka yapmayı çok sever.Doch die Hure macht sich lustig über ihn.
Sakatlıklar nedeniyle sadece 5 maç oynayabildi.Dort machte er wegen mehrerer Verletzungen nur fünf Spiele.
10 Ocak 2015'te baş parmağında sakatlandı ve birkaç hafta sahalardan uzak kaldı.Im Februar 2015 zog er sich einen Innenbandriss im Knöchel zu und fiel rund zehn Wochen lang aus.
Bir sonraki hafta Beşiktaş maçını boş geçen LuaLua, 2 hafta sakatlık yaşamıştır.Die Bauzeit der Festung, die aus Lehm errichtet wurde, betrug zwei Wochen.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Der Friseur ist anscheinend geschlagen worden.
Kariyerinin zirvesindeyken ciddi sakatlıklar yüzünden erkenden futbolu bırakmak zorunda kaldı.Aufgrund einer schweren Beinverletzung musste er jedoch seine Fußballkarriere frühzeitig aufgeben.
Sakar ve şanssızdır.Chance und Schaden.
Tembel, aç gözlü, şakacı ve kendini beğenmiştir.Sie sind lederig, strohfarben und deutlich geadert, unbehaart und bewimpert.
Bu sakatlığı sebebiyle o yıl Münih'te ameliyat oldu.Im Jahr darauf wurde er am Meniskus operiert.
Claire'in en iyi arkadaşı, Annie adında sakar bir kızdır.Frank tötet Rita, eine Freundin von Anna.
Sakalı yedi karıştır.Die Breite umfasste sieben Gebinde.
1 hafta sonraki Schalke 04 derbisinde ise sakatlığı nedeniyle çıkamadı.Für die U-19-Mannschaft von Schalke 04 konnte er aber aufgrund einer Verletzung lange Zeit nicht spielen.
Sakaryaspor'da altyapıdan sorumlu antrenör olarak görev almaktadır.Salatić wurde vom Trainer zum Captain ernannt.
Bunun bir şaka olduğunu anlayamamıştı.Ich vermute, ich wollte nur wissen, ob das kein Witz war.
Bu sertlikten dolayı Bastian Schweinsteiger sakatlandı.Dafür wurde Schwarzenbach geschleift.
"Mavi Sakal'ın Gizemli Ürpertisi".Das Geheimnis des blauen Karfunkels.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod