Ana içeriğe geç
Sözlük

saka ile cümle

saka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye sadece şaka yaptığını söyledi mi?Did Tom tell Mary he was only joking?
Sami onu bir şaka olarak yaptı.Sami did that as a joke.
Tom'a sadece şaka yaptığımı söyledim.I told Tom I was only joking.
Umarım Tom ve Mary şaka yapıyordur.I hope Tom and Mary were joking.
Tanrılar bile şakaları sever.Even the gods love jokes.
Tom şaka mı yapıyordu?Was Tom joking?
Tom'la o konuda şaka yaptım.I've joked with Tom about that.
Bu şimdiye kadar duyduğum en komik şakalardan biri.That's one of the funniest jokes that I've ever heard.
Tom şaka yapıyor, değil mi?Tom is joking, isn't he?
Tom Mary'nin şaka yaptığını düşündü.Tom thought Mary was joking.
Tom, Mary'nin şaka yaptığını düşündü.Tom thought that Mary was joking.
Tom'un John'dan daha uzun bir sakalı var.Tom has a longer beard than John.
Tom sakalını büyütüyor, değil mi?Tom is growing a beard, isn't he?
Şakalarını nasıl yazıyorsun?How do you write your jokes?
Duyduğum en kötü şaka.That's the worst joke I've ever heard.
Bu duyduğum en kötü şaka.That's the worst joke I've ever heard.
Sami, evet dediğinde şaka yapıyordu.Sami was kidding when he said yes.
Sami evet derken şaka ediyordu.Sami was kidding when he said yes.
Tom'un sakatlığı ciddi değil.Tom's injury isn't serious.
Tom'un şaka yapmadığının farkındayım.I realize Tom wasn't joking.
Tom'un şaka yapmadığını biliyorum.I know Tom wasn't joking.
Tom'un şakalarına ister istemez güldük.We couldn't help laughing at Tom's jokes.
Tom sakal ve bıyık bıraktı.Tom grew a beard and mustache.
Bize şaka mı yapıyorsun?Are you kidding us?
Tom bize eşek şakası yaptı.Tom played a prank on us.
O, böyle şeyleri sadece şakasına söylüyor.He only says these things as a joke.
Şaka tabii ki de.It's a joke, of course.
Bizi kestiler, ama kesildikçe sakal gibi daha gür çıkacağımızı unuttular.They buried us but they forgot we are seeds.
Şakaydı tabii.It was a joke, of course.
Öğretmene sık sık şaka yapardı.He would often play jokes on the teacher.
Şakayla karışık zengin olmadığını söyledi.He said jokingly that he was not very rich.
Tom düşüp dizini sakatladı.Tom fell and injured his knee.
Bu sakarlığın bir gün başına büyük bir iş açacak.Your clumsiness will get you into big trouble one day.
Artık şaka kaldıramıyorum.I can't take jokes anymore.
Tom'un şakası eşek şakasına döndü.Tom went too far with his prank.
Tom şakanın dozunu kaçırdı.Tom went too far with his prank.
Eski bir şaka, ama iyi.It's an old gag, but a good one.
Bu birinin bana verdiği şaka hediyesi.This is a gag gift somebody gave me.
Cidden kulağa şaka gibi geliyor.Honestly, it sounds like a joke.
Tom kötü sakatlandı.Tom got injured pretty badly.
Tom hiç şaka kaldıramıyor.Tom can't take a joke.
Sakal mı bıraksam acaba?Maybe I should grow a beard.
Belki de sakal bırakmalıyım.Maybe I should grow a beard.
Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyıktı.I was between the devil and the deep blue sea.
O sadece aptalca bir eşek şakasıydı.That was just a stupid prank.
Sakal bırakmak çok moda.It's very trendy to have a beard.
"Mavi Sakal dağıldı, toplandı dağıldı, son olarak ikiye bölündü"."Mavi Sakal dağıldı, toplandı dağıldı, son olarak ikiye bölündü".
Sakatlandıktan sonra yurt dışına çıkıp tedavi olmuş ve üçüncü bölümde geri dönmüştür.Sakatlandıktan sonra yurt dışına çıkıp tedavi olmuş ve üçüncü bölümde geri dönmüştür.
Aşka inanıp inanmadığı sorulduğunda: "Şaka mı yapıyorsunuz?When asked if she believed in love: "Are you joking?
Şakalarına gülmemesi ("The Switch").Because she never laughed at his jokes ("The Switch").
Başkaldırı 23 Ağustos günü Sakar-Bazar'da başladı.The uprising began on August 23 in Sakar-Bazar.
Lynch, bize büyük bir şaka yapmaya çalışmış."Lynch is playing a big practical joke on us."
Aramayı kabul eden Dönitz'in yardımcısı ilk başta bunun kötü bir şaka olduğunu düşündü.Dönitz's adjutant, who had accepted the call, initially thought that it was a bad joke.
McDonald sakalını onlarca yıldır büyütüyordu.McDonald had been growing his beard for decades.
Nat: Rappaport, sakallı genç bir adamdın, şimdi bıyıklı bir moruk olmuşsun.Nat: Rappaport, you used to be a young guy with a beard, and now you're an old guy with a mustache.
Elliot'da sakatlığı nedeniyle sezonun yarısından fazlasını kaçırmıştı.Elliott also missed more than half the season due to injury.
NJPW'nun o zamanki başkanı Seiji Sakaguchi, turnuvanın adını G1 at yarışından esinlendi.NJPW's then president Seiji Sakaguchi named the tournament after the G1 horse race.
Claire'in en iyi arkadaşı, Annie adında sakar bir kızdır.Claire is best friends with a clumsy girl name Annie.
Sonunda Chiba ve Sakai klanlarının ikisi de Toyotomi Hideyoshi tarafından yok edilmiştir.Finally both the Chiba and Sakai clans were annihilated by Toyotomi Hideyoshi.
Sonraki hafta Bryan, boynundan ve kolundan sakat olarak döndü ve sonraki hafta ameliyat olacaktı.The following week, Bryan had suffered a neck and arm injury, and had surgery the next week.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod