Bu sadece zararsız bir eşek şakası anlamına geliyordu.It was only meant as a harmless prank.
Tom'un arkadaşları Tom'un şakasına güldüler.Tom's friends laughed at Tom's joke.
Bu sadece bir eşek şakası!It is just a prank!
Ben şaka yapıp yapmadığını söyleyemem.I can't tell if you're joking.
Şaka yapıp yapmadığını söyleyemem.I can't tell if you're joking or not.
Onlar ham şakalar yaptı.They made crude jokes.
Erkek cücelerin uzun sakalları var ve uzun kırmızı bir şapka giyerler.Male gnomes have long beards and wear a tall red hat.
O, kaza tarafından sakatlandı.He was crippled by the accident.
Bu sporda sakatlıklar her gün olur.Accidents happen every day in this sport.
Tom şakalarımı sever.Tom likes my jokes.
Lütfen şaka yaptığını söyle.Please say you're kidding.
Daha önce hiç ebeveynlerinden biriyle şaka yaptın mı?Have you ever done a prank on one of your parents before?
Tom kaza tarafından sakatlandı.Tom was crippled by the accident.
Tom'a sadece şaka yaptığımı söyle.Tell Tom that I was just joking.
O, şakalarıma güldü.She laughed at my jokes.
Tom şakalarıma güldü.Tom laughed at my jokes.
Bazı şeyleri şaka olarak bile söylememelisiniz.Some things you shouldn't even say jokingly.
Bu şeylerle ilgili şaka yapmıyoruz.We don't joke about these things.
Tom bunun bir şaka olmadığını fark etti.Tom realized that it wasn't a joke.
Tom top sakalını okşadı ve başını salladı.Tom stroked his goatee and nodded.
Tom evlilik hayatı hakkında şakalar yaptı.Tom made jokes about married life.
Şakalarınızın zamanı değil bu.This is no time for your jokes.
Zararsız bir okul şakasıydı.It was a harmless school prank.
Tom asla şakalarıma gülmez.Tom never laughs at my jokes.
Tom hepsinin bir şaka olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's all a joke.
Tom neden hiç şaka kaldıramıyor?Why can't Tom take a joke?
O bir şaka gibi görünüyordu.That seemed like a joke.
Tom bir şakacı değil.Tom isn't a joke teller.
Tom sadece yarı şaka yapıyor.Tom is only half joking.
Bunun hakkında şaka yaptık.We've joked about it.
O sadece bir eşek şakasıydı.It was just a prank.
Bir çeşit kötü şaka olmalı.It must be some sort of a bad joke.
Ben onu şaka olsun diye yaptım.I did it on a lark.
Tom sakalsızdır.Tom is beardless.
Tıraş olmak sakalınızı daha hızlı büyütmez.Shaving doesn't make your beard grow faster.
İçtenlikle şaka yaptığınızı umuyorum.I sincerely hope you were joking.
Tom onun bir şaka olduğunu söyledi.Tom said it was a prank.
Sakatlık tahmin ettiklerinden daha ciddiydi.The injury was more serious than they had supposed.
Fadıl bunun bir şaka olduğunu söyledi.Fadil said it was a joke.
Tom bunun bir şaka olduğunu söyledi.Tom said it was a joke.
Tom bunun sadece bir eşek şakası olduğunu söyledi.Tom said it was simply a prank.
O konuda nasıl şaka bile yapabilirsin?How can you even joke about that?
Keşke şaka yapıyor olsaydım.I wish I were joking.
Tom'un şaka yapıp yapmadığından emin değildim.I wasn't sure whether Tom was joking or not.
Geçen yaz sakal bıraktım.I grew a beard last summer.
Keçi sakalım var.I have a goatee.
Bir sakalım var.I have a beard.
Tom'un şaka ediyor olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom was joking.
Şimdi bir sakalım var.I have a beard now.
Ben çok sakarım.I'm very clumsy.
Tom'un şakaları severim.I like Tom's jokes.
Sakal bırakmaya çalışıyormuşsun gibi görünüyor.It looks like you're trying to grow a beard.
"Ne kadar?" "On dolar." "Şaka ediyor olmalısın. Sana beş veririm.""How much?" "Ten bucks." "You must be joking. I'll give you five."
Ben hâlâ sakal bırakamıyorum.I still can't grow a beard.
Ben hiç sakal bırakmadım.I've never had a beard.
Ben sakal bıraktım.I've grown a beard.
Sen benim şakalarıma hiç gülmüyorsun.You never laugh at my jokes.
Para hakkında asla şaka yapmadık.We never joke about money.
Ben asla para hakkında şaka yapmam.I never joke about money.
Bu bir Nisan şakasıydı.It was an April Fool's joke.