Ana içeriğe geç
Sözlük

sak ile cümle

sak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yabancılardan sakınmak zorundasınız.You have to beware of strangers.
Uzun boylu bir ağaç evini bizim bakışımızdan sakladı.A tall tree hid his house from our view.
Bu gece her şey sakin.All is calm tonight.
Oturup dinlenmek için sakin bir yer güzel olurdu.A quiet place to sit and rest would be nice.
Başlangıçta stajyerler bu şirkette sakardılar.At first, the trainees were awkward in his company.
Aferin böyle devam et, Bay Sakamato.Keep up the good work, Mr. Sakamoto.
Gerisini kendin için sakla.Keep the rest for yourself.
Çocuk kutuda saklanıyordu.The child was hiding in the box.
Çocuklar yatağın altında saklı noel hediyeleri buldular.Children found Christmas presents hidden under the bed.
Pencereyi açmamın sizce bir sakıncası var mı?Would you mind if I open the window?
Öneride bulunmamın bir sakıncası var mı?Do you mind my making a suggestion?
Birbirimizden saklımız yok.We have no secrets from each other.
Daha erken çıkmamızın senin için sakıncası var mı?Do you mind our leaving a little earlier?
O, sırrı saklamamız gerektiğini söyledi.He said we must keep the secret.
Saklayacak bir şeyim yok.I have nothing to hide.
Sakalım çabuk büyüyor.My beard grows quickly.
Hayalim kırsalda sakin bir hayata götürecek.My dream is to lead a quiet life in the country.
Hayalim kırsalda sakin bir hayat yaşamak.My dream is to live a quiet life in the country.
Havanın temiz olduğu sakin bir şehirde yaşamak istiyorum.I want to live in a quiet city where the air is clean.
Benim için sakıncası yok.It's OK with me.
Şakanın konusunu kaçırdım.I missed the point of the joke.
Ben masanın altına saklandım.I hid under the table.
Masanın altına saklandım.I hid under the table.
Yatağın altına saklandım.I hid myself under the bed.
Ben hiç piyano çalamıyorum. Sakarlığım üstümde.I can't play the piano at all. I'm all thumbs.
Ben bir yabancı olduğum için, şakayı anlayamadım.Being a foreigner, I couldn't catch on to the joke.
Ben bulaşıkları yıkarken, sakarım.When I wash dishes, I am all thumbs.
Babamın 30 yıldır sakladığı günlüğünü buldum.I found my father's diary which he kept for 30 years.
Şakalarıma gülme şeklini seviyorum.I like the way she laughs at my jokes.
Şaka yapacak durumda değilim.I am in no mood for joking.
Öğretmenim tarafından azarlanmak korkusuyla kendimi sakladım.I hid myself for fear of being scolded by my teacher.
Ben Chiba sakiniyim ama Tokyo'da çalışıyorum.I am a citizen of Chiba, but work in Tokyo.
Şırıngayı görene kadar sakindim.I was calm until I saw the syringe!
Uzun sakallı o Alman'ı tanıyorum.I know that German with a long beard.
Uzun sakallı o Alman'ı biliyorum.I know that German with a long beard.
O uzun sakallı Alman'ı tanıyorum.I know that German with a long beard.
O uzun sakallı Alman'ı biliyorum.I know that German with a long beard.
Odayı onuna paylaşmanın benim için sakıncası yok.I don't mind sharing the room with him.
Onu sır olarak saklamak için ona söz verdim.I promised him to keep it secret.
Ona sakin olmasını söyledim.I told him to be quiet.
Onun bize anlattığı şakayı anlayamadım.I couldn't catch on to the joke he told us.
Onun eski şakalarından bıktım.I was bored with his old jokes.
Ben sakarım.I'm all thumbs.
Annemin pastayı sakladığını gördüm.I saw my mother hide the cake.
Onun gözündeki bakışına göre onun şaka yollu konuştuğunu söyleyebilirdim.By the look in his eye I could tell that he was speaking tongue in cheek.
Ben son derece sakindim.I was cool as a cucumber.
Sakin olmaya çalıştım ama sonunda kendimi kaybettim.I tried to be calm, but finally I lost my temper.
Ben de bir Tokyo sakiniyim.I am also a citizen of Tokyo.
Biz bunu bir sır olarak saklayabiliriz.We may as well keep it a secret.
Hepimiz onun şakasına güldük.We all laughed at his joke.
Kimse bizi görmesin diye bir çalının arkasına saklandık.We hid behind a bush so that no one would see us.
Onun şakasına gülmekten kendimizi alamadık.We couldn't help laughing at his joke.
Sakin görünmeye çalıştı ama titreyen elleri onu ele verdi.He tried to seem calm but his trembling hands betrayed him.
Bir dahaki sefer daha erken gelmenizin bir sakıncası var mı?Would you mind coming earlier next time?
Aşırı güvenden sakınmalısın.You should beware of overconfidence.
sakarlığımı affetExcuse my clumsiness.
Affedersiniz ama adınızı sormamın bir sakıncası var mı?Excuse me, but do you mind if I ask your name?
Affedersiniz, adınızı sormamım sakıncası var mı?Excuse me, but do you mind if ask your name?
Genç Martin Atlanta, Georgia'da oldukça sakin bir çocukluk geçirdi.Young Martin spent a fairly quiet childhood in Atlanta, Georgia.
Biz pirinçten sake yaparız.We make sake from rice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod