Bunu ne kadar süre saklayabilirim?How long may I keep this?
Bu yemek, sakeyle çok iyi gider.This dish goes very well with sake.
Lütfen bu kitabı saklayınız.Please keep this book at hand.
Bu kitabın telif hakkı hâlâ saklıdır.This book is still copyrighted.
Bu et uzun süre saklanabilir.This meat can be preserved long.
Bu mağazanın müdürü sakal uzatıyor.The manager of this store is growing a beard.
Bu haberi bir süre kendinize saklayın.Please keep this news to yourself for a while.
Bu yeni otobüs servisi sakinlerin ihtiyaçlarını karşılayacak.This new bus service will meet the residents' needs.
Bu sözlüğü kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind my using this dictionary?
Bu binada fotoğraf çekmenin bir sakıncası var mı?Is it all right to take pictures in this building?
Bu kasa değerli eşyaları saklamak içindir.This safe is for keeping valuables.
Bu parayı benim için sakla.Keep this money for me.
Lütfen bunu bir sır olarak sakla.Please keep this a secret.
Lütfen bu parayı benim için saklayın.Please keep this money for me.
Burada sigara içmekten sakın.Refrain from smoking here.
Burada oturmamın sakıncası var mı?Is it OK if I sit here?
Lütfen burada sigara içmekten sakının.Please refrain from smoking here.
Bütün sınıf onun şakasına güldü.The whole class laughed at his joke.
Tilki oyuk bir ağaçta saklandı.The fox hid in the hollow tree.
Onun ayakkabılarına biraz sakız yapıştı.Some gum stuck to his shoes.
Perdenin arkasına saklanalım.Let's hide behind the curtain.
Perdenin arkasında kim saklanıyor?Who is hiding behind the curtain?
Banyo almak beni sakinleştirir.Taking a bath makes me relax.
O sır sonsuza dek saklanamaz.That secret can't be kept forever.
Onu ona peşinen söylemenizde hiçbir sakınca yok.You may as well say it to him in advance.
Arabanızı hareket ettirmemin bir sakıncası var mı?Would you mind my moving your car?
Arabanı kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I used your car?
Resimlerinden birini saklayabilir miyim?Can I keep one of your pictures?
Banka hesabını bilmemizde bir sakınca var mı?May we know your bank account?
Yanınıza oturmamın sakıncası var mı?Do you mind my sitting next to you?
Senden sakladığım bir sırrım yok.I have no secrets from you.
Senden gizlim saklım yok.I have no secrets from you.
Sizin için bir sakıncası yoksa, benim için de yok.It's OK with me if it's OK with you.
Sigara içmenizin bence bir sakıncası yok.I don't mind your smoking.
Perdenin arkasında saklandığını biliyorum.I know you are hiding yourself behind the curtain.
Her şey sakin.All is quiet.
Her şey sakindi.All was calm.
Sakalı onu on sene daha yaşlı gösteriyordu.His beard made him look older by ten years.
Onun şakalarından gına geldim.I have had quite enough of his jokes.
Onun nerede saklandığını merak ediyorum.I wonder where he is hiding.
DNA örneklerinin saklanmasına izin verilmemelidir.It shouldn't be permitted to store samples of DNA.
Saat altıda gitmemin sakıncası yok.I don't mind leaving at six o'clock.
Altıda kalkmamın sakıncası yok.I don't mind getting up at six.
Birkaç günlüğüne arabanı bana ödünç vermenin bir sakıncası olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you would mind lending me your car for a couple of days.
"Telefonunuzu kullanmamın bir sakıncası var mı?" "Hayır, lütfen devam edin.""Do you mind if I use your phone?" "No, please go ahead."
"Pencereyi açmamın bir sakıncası var mı?" "Asla.""Do you mind opening the window?" "Not at all."
" Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Kesinlikle yok.""Would you mind opening the window?" "Certainly not."
" Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Tabii ki yok.""Would you mind opening the window?" "Of course not."
"Beni arabanla götürmenin bir sakıncası var mı?" " Hiç yok.""Would you mind giving me a lift in your car?" "Not at all."
"İşimde bana yardım etmenizin bir sakıncası var mı?" "Hiç yok.""Would you mind helping me with my work?" "Not at all."
" Sakıncası yoksa sigara içebilir miyim?" "Kesinlikle olmaz.""Do you mind if I smoke?" "Certainly not."
"Artık dayanamıyorum!" "Sakin ol. En kısa sürede geleceğim.""I can't stand it any more!" "Calm down. I'll come over as soon as possible."
"Kapıyı kapatmamın sakıncası var mı?" "Hayır hiç sakıncası ok.""Would you mind shutting the door?" "No, not at all."
"Sigara içmemin sizce bir sakıncası var mı?" "Hiç de değil.""Do you mind if I smoke?" "Not at all."
"Bazen sana uğramamın bir sakıncası var mı? " "Hayır, hiç. ""Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
"Bazen sana telefon etmemin bir sakıncası var m?" "Hayır, hiç.""Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
"Sizce burada sigara içmemin sakıncası var mı?" "Hayır, hiç değil.""Do you mind my smoking here?" "No, not at all."
Kalabalık sakinleşti.The crowd calmed down.
Erkek kardeşi sakardır, ama o usta bir cerrahtır.His brother is all thumbs, but he is a skillful surgeon.
Ay, yüzünü bulutta sakladı.The moon hid her face in the cloud.