Lütfen bana Tom'un şaka yaptığını söyleyin.Please tell me Tom is kidding.
Tom'a şaka yaptığımı söyledin mi?Did you tell Tom I was joking?
Bana şarabını nerede sakladığını söyle.Tell me where you keep your wine.
Tom, Mary'ye sakin kalmaya çalışmasını söyledi.Tom told Mary to try to keep calm.
Sadece şaka yaptığım zaman söyleyemez misin?Can't you tell when I'm just joking?
Lütfen Tom'a sakin olmasını söyleyebilir misin?Could you please tell Tom to be quiet?
Sanırım sana söylememin hiçbir sakıncası yok.I guess there's no harm in telling you.
Tom'a parayı nereye saklamasını söyledin?Where did you tell Tom to hide the money?
Tom bana altın paraları nereye sakladığını söyledi.Tom told me where you hid the gold coins.
Gördüğüm kadarıyla ortalık sakin.As far as I can tell, the coast is clear.
Şimdi bana onun hakkındaki her şeyi anlatmanın sakıncası var mı?Would you mind telling me all about it now?
Paramı nereye sakladığımı neden sana söyleyeyim?Why would I tell you where I hide my money?
Tom bana çalınan elmasları nereye sakladığını söyledi.Tom told me where he hid the stolen diamonds.
Tom elmasları nereye sakladığını hiç kimseye söylemedi.Tom didn't tell anyone where he'd hid the diamonds.
Sakıncası yoksa ofisime nasıl girdiğini bana söyler misin?Would you mind telling me how you got into my office?
Tom parayı nereye sakladığını başka birine söylemedi.Tom didn't tell anyone else where he'd hid the money.
Ne olduğunu sen sakinleşene kadar sana anlatmayacağım.I'm not going to tell you what happened until you calm down.
Sen sakinleşinceye kadar ne olduğunu sana söylemeyeceğim.I'm not going to tell you what happened until you calm down.
Sır saklamada iyi olmadığın için sana söylemeyeceğim.I'm not going to tell you because you're not good at keeping secrets.
Başkalarının bilmesini istemediğin bir şeyi bana söyleme. Sır saklamada iyi değilim.Don't tell me anything you don't want others to know. I'm not good at keeping secrets.
Bunu uygun bir uzaklıktan sakince gözlemledi.He observed this calmly, from a comfortable distance.
Oturmamın sakıncası var mı?Do you mind if I sit?
Otur ve sakin ol.Sit down and be quiet.
Tom sakin oturamadı.Tom couldn't sit still.
Oturmamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I sit down?
İçeride oturmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I sit in?
Oturmamızın bir sakıncası var mı?Do you mind if we sit down?
İçeride oturmamızın bir sakıncası var mı?Would you mind if we sit in?
Burada oturmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I sat here?
Tom kanepede çok sakin oturdu.Tom sat very still on the couch.
Sizinle oturmamın sizce bir sakıncası var mı?Would you mind if I sit with you?
Bana şaka yaptığınızı söyleyin!Tell me you're joking!
Onun sakalı kalın ve kırmızıydı.His beard was thick and red.
O, yanan yanaklarını genç adamın kucağında sakladı.She hid her burning cheeks in the bosom of the young man.
Ben saklandım.I was hidden.
Tom pasaportunu bankada güvenli bir kasada saklıyor.Tom keeps his passport in a safe deposit box at the bank.
Tom önemli evraklarını güvenli bir kasada saklıyor.Tom keeps his important papers in a safety deposit box.
Tom önemli evraklarını kiralık kasada saklıyor.Tom keeps his important papers in a safety deposit box.
Saklanacak güvenli bir yer bulalım.Let's find a safe place to hide.
Şimdi yapacak en önemli şey sakin kalmamızdır.The most important thing to do now is for us to remain calm.
Şimdi yapabileceğin en önemli şey sakin kalmaktır.The most important thing you can do now is to remain calm.
Onu daha sonrasına kadar saklayın.Save it till later.
En iyisini sona sakladık.We saved the best for last.
Tom Mary'nin ona gönderdiği mektupların hepsini sakladı.Tom saved all of the letters Mary sent him.
Yeni bir saksafon almak için para tasarrufu yapıyorum.I've been saving up to buy a new saxophone.
Bu mektupların saklamaya değdiğini düşünüyor musun?Do you think these letters are worth saving?
Bu eski şişeleri saklamanın bir nedeni var mı?Is there some reason you're saving these old bottles?
O sakallı bir kadın mı yoksa kadın vücutlu bir adam mı?Is she a woman with a beard or a man with a woman's body?
Saklanacak mısın?Are you going to hide?
Oğlumun siyah bir sakalı var.My son has a black beard.
Küçük kız dolaba saklandı.The little girl hid in the closet.
Bir bulut, güneşi saklıyor.A cloud is hiding the sun.
Geceleyin bu sokak çok sakindir.At night, this street is very peaceful.
Sakalı var ve bu yüzden traş olmaya ihtiyaç duymaz.He has a beard, and therefore he doesn't need to shave.
Size bir şey sormamın sakıncası var mı?Would you mind if I asked you something?
Sana bir şey sormamın sakıncası var mı?Would you mind if I asked you something?
Yeni bir saklanma yeri bulmam gerekiyor.I need to find a new hiding place.
Onun bir keçi sakalı var.He has a goatee.
Onun bir top sakalı var.He has a goatee.
Onun bir çene sakalı var.He has a goatee.