Sırlarını benden sakladın, değil mi?You've kept secrets from me, haven't you?
Bu sırrı saklamak zorundasın, tamam mı?You've got to keep this secret, OK?
Neden bunu sır olarak saklamalıyız?Why do we need to keep it secret?
Neden bunu bir sır olarak saklamadın?Why didn't you keep it secret?
Gizli saklanma yeri nerede?Where's the secret hiding place?
Biz bunu Tom'dan bir sır olarak sakladık.We've kept it a secret from Tom.
Onu sır olarak saklamaya çalışıyoruz.We've been trying to keep it a secret.
Biz bunu bir sır olarak saklamaya çalıştık.We tried to keep it a secret.
Sırları birbirimizden saklamamalıyız.We shouldn't keep secrets from each other.
Onu bir sır olarak saklamak zorundayız.We have to keep it a secret.
Biz onu bir sır olarak saklamak zorundaydık.We had to keep it a secret.
Tom sırrı saklamamız gerektiğini söyledi.Tom said we needed to keep the secret.
Tom sırları saklar.Tom keeps secrets.
Tom'un sakladığı bir sırrı vardı.Tom had a secret he was hiding.
Tom asla bir sır saklayamaz.Tom can never keep a secret.
Tom bunu sır olarak saklamamı tavsiye etti.Tom advised me to keep it secret.
Onu saklı tutmak için hiçbir neden yok.There's no reason to keep it a secret.
Bu, saklayacağım bir sır.That's one secret I'll keep.
Tom'dan sır saklamak zordur.It's hard to keep a secret from Tom.
Onların ne sakladığını merak ediyorum.I wonder what they've been keeping secret.
Tom'un gizli saklanma yerini buldum.I found Tom's secret hiding place.
Siz arkadaşlar bir sık saklayabilir misiniz?Can you guys keep a secret?
Bana şu gizli saklanma yerini gösterecek misin?Are you going to show me that secret hiding place of yours?
Pembe olanını almamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I took the pink one?
Bunlardan birini almamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I took one of these?
Tom'un saklandığı yerin neresi olduğunu bana söyle.Tell me where Tom's hideout is.
Tom sakindi.Tom was calm.
Eğer sakıncası yoksa Tom'la gideceğim.If you don't mind, I'll go with Tom.
onu saklayabilir miyim?Can I keep it?
Tom, gerçeği bizden sakladı.Tom kept the truth from us.
Tom sakin olmak için mücadele etti.Tom struggled to keep calm.
Tom bunu saklayabileceğini söyledi.Tom said you could keep it.
Tom sakin olmaya çalışıyor.Tom is trying to keep cool.
Sadece sakin kalmaya çalış.Just try to keep calm.
Bunu saklayabilir miyiz?Can we keep it?
Onu saklayabilir miyiz?Can we keep it?
Nasıl bu kadar sakin kalabiliyorsun?How do you keep so calm?
Tom kendisine saklamayı sever.Tom likes to keep to himself.
Biraz uyumamın sakıncası var mı?Would you mind if I catch some sleep?
Saklı kalmalısın.You must stay hidden.
Sakin bir yere konuşmaya gidelim.Let's go talk somewhere quiet.
Tom şakama güldü.Tom laughed at my joke.
Tom şakama gülmedi.Tom didn't laugh at my joke.
Sakin kalmak zorundayız.We have to stay calm.
Sakin kalmaya çalış, Tom.Try to stay cool, Tom.
Lütfen sakin kalmaya çalış.Please try to stay calm.
Sadece sakin kalmamız gerekiyor.We just need to stay calm.
Tom sakin kalmaya çalışıyor.Tom is trying to stay calm.
Sakin kalmaya çalışalım, tamam mı?Let's try and stay calm, OK?
Tom sakin kalmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to stay calm.
Burada bir süre kalmamızın bir sakıncası var mı?Would you mind if we stayed here for a while?
Evde kalmanın ve çocuklara bakmanın bir sakıncası var mı?Would you mind staying home and taking care of the children?
Bu bir hasta şakası.This is a sick joke.
Tom'u partinize davet etmemin bir sakıncası var mı?Is it OK if I invite Tom to your party?
Sen biraz sakinleşmelisin.You should calm down a little.
İlacını nerede saklıyorsun?Where do you keep your medication?
Bizden ne saklıyorsun?What aren't you telling us?
Sadece bana şaka yaptığını söyle.Just tell me you're kidding.
Tom'a söylememin bir sakıncası var mı?Would you mind if I told Tom?
Lütfen bana Tom'un şaka yaptığını söyle.Please tell me Tom is joking.