Eğer burada kalırsak Tom için bir sakıncası olmaz.Tom won't mind if we stay here.
Tom'un neden saklandığını biliyor musun?Do you know why Tom was hiding?
Tom sakallı biri.Tom is the one with the beard.
Bu yer güzel ve sakin.This place is nice and quiet.
Nerede saklanıyordun?Where have you been hiding?
Bunu kendine sakla, Tom.Keep this to yourself, Tom.
Şaka ediyor olsan iyi olur.You'd better be kidding.
Tom muhtemelen şaka yapıyordu.Tom was probably joking.
Tom gülümsemesini sakladı.Tom covered his smile.
Bunu kendine sakla.Keep this to yourself.
Onu kendine sakla.Keep that to yourself.
Sanırım bu bir şakaydı.I guess it was a joke.
Tom nereye saklanıyordu?Where was Tom hiding?
Tom saklanmak için eğildi.Tom ducked for cover.
Tom sakınmak için eğildi.Tom ducked for cover.
Sen kime şaka yapıyorsun?Who are you kidding?
Tom silahlarını sakladı.Tom hid his weapons.
Kendine sakla.Keep it to yourself.
Tom nerede saklanıyor?Where's Tom hiding?
Tom çok sakin oturdu.Tom sat very still.
Bir saniye sakinleş.Relax for a second.
Dolaba saklan.Hide in the closet.
Neden saklanıyoruz?Why are we hiding?
Tom çok sakindi.Tom was very calm.
Sakin ol, Tom!Take it easy, Tom.
Onu daha sonrası için sakla.Save it for later.
Tom sakal bıraktı.Tom grew a beard.
Şaka mıydı?Was that a joke?
Tom sakin görünüyordu.Tom seemed calm.
Fabrikanın kapatılması şehrin sakinlerine yutmak için zor bir hap oldu.The closure of the factory was a tough pill to swallow to the town's residents.
Sakin olmaya çalışıyor.He's trying to be cool.
Sakin ol şimdi. Sakin ol.Chill out now. Calm down.
Sakın bir daha buraya geleyim deme!Don't you dare come here again!
Bir yürüyüşe çıkmamın sakıncası var mı?Is it okay if I go for a walk?
Sormamda bir sakınca yoksa, sorunun neydi?If you don't mind telling me, what was your problem?
Şaka kaldırabilecek durumda değilim.I'm not in the mood for jokes.
O sakardı.That was awkward.
Erkek arkadaşım benim saklamakta olduğum erotik çizgi roman kitabını keşfetti.My boyfriend discovered the erotic comics book that I had been hiding.
O bir kuzgun, karga veya bir saksağan değil. O bir ekinkargası.It's not a raven, a crow, nor a magpie. It's a rook.
Bu bir şaka olmalı.This must be a joke.
Aptalca şakalarını artık duymak istemiyorum.I don't want to hear any more of your stupid jokes.
Bu aptalca bir şakaydı.It was a stupid joke.
Tom her zaman sakin bir çocuktu.Tom was always a quiet child.
Tom şaşırtıcı derecede sakin görünüyor.Tom seems surprisingly calm.
Sen gerçekten sakarsın.You're really clumsy.
Şimdiye kadar hiç kimse Tom'un şakalarından hiçbirine gülmedi.So far, nobody's laughed at any of Tom's jokes.
Tom saksıyı sola doğru hareket ettirdi ve gizli kapıyı kaydırarak açtı.Tom moved the flower pot to the left and the secret door slid open.
Tom gizli saklama yerinden anahtarı aldı ve kapıyı açtı.Tom got the key from its secret hiding spot and opened the door.
Tom sırları Mary'den saklayamaz.Tom can't keep secrets from Mary.
Tom sır saklamayı bilir.Tom knows how to keep a secret.
Sırrı saklayamadın.You never could keep a secret.
Onu bir sır olarak saklamaya çalışıyorduk.We were trying to keep that a secret.
Onu bir sır olarak saklamalıydık.We should've kept that a secret.
Onun bir sır olarak saklanacağını sana söylediğimi düşünüyordum.I thought I told you that was to be kept a secret.
Bunu bir sır olarak saklayabileceğini düşünmedim.I didn't think you could keep it a secret.
Denizaltı, okyanusun derinliklerinde saklandı.The submarine hid in the depths of the ocean.
Şaka senin üzerinde.The joke's on you.
Endişelerimi karımdan sakladım.I hid my worries from my wife.
Sen endişelerini karından sakladın, değil mi?You hid your worries from your wife, didn't you?
O, endişelerini karısından sakladı.He hid his worries from his wife.