Tom Mary'ye şaka yapmadığını söyledi.Tom told Mary that he wasn't joking.
Artık saklanmak zorunda olmayacaksın.You won't have to hide any longer.
Eğer sen kafana takmazsan ben onu saklayacağım.I'll keep these if you don't mind.
Tom bilgiyi bizden sakladı.Tom withheld information from us.
Tom'un sakinleşmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to cool down.
Hiçbir şeyi saklamaya çalışmıyordum.I wasn't trying to hide anything.
Tom Mary'yi sakinleştirmeyi denedi.Tom attempted to calm Mary down.
Sana nerede saklanabileceğimizi göstereceğim.I'll show you where we can hide.
Erken gitmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I left early?
Tom masanın altında saklanıyordu.Tom was hiding under the table.
Tom Mary'nin şaka yaptığından kuşkulandı.Tom suspected Mary was kidding.
Sadece bu konuda şaka yapıyordum.I was only kidding about that.
Bugün aşırı derecede sakinsin.You're unusually quiet today.
Tom yine sakal büyütüyor.Tom is growing a beard again.
Tom Mary'nin sakinleşmesini istedi.Tom asked Mary to quiet down.
En iyisini sona saklıyorum.I'm saving the best for last.
Eğer sakıncası yoksa onu yapacağım.I'll do it if you don't mind.
Ben yalnızca şaka yapıyor olduğumu Tom'a söyledim.I told Tom I was just joking.
Tom Mary'nin şakasına kıkır kıkır güldü.Tom chuckled at Mary's joke.
Şaka yapmıyorsun, değil mi?You're not joking, are you?
Gitmemizin sakıncası var mı?Would you mind if we left?
Tekrar sakal bırakıyorum.I'm growing a beard again.
Elbette, şaka ediyorsun.You're joking, of course.
Tom sakin olmamızı istedi.Tom asked us to be quiet.
Sakin bir sokakta yaşıyorum.I live on a quiet street.
Şaka ediyor olmak zorundasın!You have to be kidding!
Ben etrafta şaka yapmıyorum.I'm not kidding around.
Onu bir yere saklayacağım.I'll hide it somewhere.
Tom sakalını kesti.Tom trimmed his beard.
Onlar Tom'u sakinleştirdiler.They have Tom sedated.
Şaka yapıyorum, elbette.I'm joking, of course.
Ağır şekilde sakinleşmiştim.I was heavily sedated.
Hepiniz çok sakinsiniz.You're all very calm.
O bir şaka, değil mi?That's a joke, right?
Sizden sakınmıyorum.I'm not avoiding you.
Gidip saklanmayacağım.I'm going to go hide.
Sakin olur musun?Would you calm down?
Tom'dan saklanıyorum.I'm hiding from Tom.
Burada saklanacağımI'll hide in here.
Bu bir şaka değildi.It wasn't a joke.
Saklanmaya çalıştım.I tried to hide.
Bunu saklayacağım.I'll keep it.
Hey, sakin ol.Hey, ease up.
Ne şaka ama!What a joke!
Sizin için bir sakıncası yoksa.If you don't mind.
Cadılık, Svaziland'da bir şaka konusu değildir.Witchcraft is not a joking matter in Swaziland.
Tom bir şey saklıyor gibi görünüyordu.It seemed that Tom was hiding something.
Sakinlik, güçlünün bir erdemidir.Calm is a virtue of the strong.
Lütfen, sakin ol!Please, calm down!
Enjektörü görünceye kadar sakindim.I was calm until I saw the syringe.
Damat düğün pastasının içinde saklandı.The groom hid inside the wedding cake.
Polis aracının zırh kaplaması apartman sakinlerinin hayatlarını kurtardı.The police vehicle's armor plating saved the lives of its occupants.
Tom bunu şaka olsun diye yapmıştı, ama kimse gülmedi.Tom meant it as a joke, but nobody laughed.
Tom bunu şaka olarak söylemişti, ama hiç kimse gülmedi.Tom meant it as a joke, but nobody laughed.
Seni son gördüğümde sakalın vardı.You had a beard the last time I saw you.
Tom Mary'nin şakalarından hiçbirine gülmedi.Tom didn't laugh at any of Mary's jokes.
Tom yaz tatili boyunca sakal bıraktı.Tom grew a beard over the summer break.
Tom bir çöplüğün arkasında saklandı.Tom took cover behind a dumpster.
Tom'un nerede saklandığını biliyor musun?Do you know where Tom was hiding?
Tom senin şaka yaptığını bilmiyordu.Tom didn't know you were joking.