Ana içeriğe geç
Sözlük

sak ile cümle

sak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Arabada saklandığını biliyordum.I knew you were hiding in the car.
Şaka yaptığını biliyordum.I knew you were joking.
Bir sırrı nasıl saklayacağımı biliyorum.I know how to keep a secret.
Bunun bir şaka olmadığını biliyorum.I know it's not a joke.
Nereye saklanacağımı biliyorum.I know where to hide.
Tom'un anahtarı nereye sakladığını biliyorum.I know where Tom hides the key.
Tom'un nerede saklandığını biliyorum.I know where Tom is hiding.
Nerede saklanabileceğini biliyorum.I know where you can hide.
Şaka yaptığınızı biliyorum.I know you were joking.
Bu odada bir yerde saklandığını biliyorum.I know you're hiding somewhere in this room.
Bir yerde saklandığını biliyorum.I know you're hiding somewhere.
Bunu benim için saklamamı istiyorum.I need you to keep this for me.
Senden asla bir şey saklayamadım.I never could hide anything from you.
Bu şakayı daha önce hiç duymadım.I never heard that joke before.
Sakin olacağıma söz veriyorum.I promise I'll be quiet.
Sakin ol dedim.I said be quiet!
Onu bir şaka olarak söyledim.I said that as a joke.
Onu şaka olarak söyledim.I said that as a joke.
Makbuzlarımı saklarım.I save my receipts.
Onu yatağının altında sakladığını gördüm.I saw you hide it under your bed.
Tom'un bir şey sakladığını hissediyorum.I sense that Tom is hiding something.
Bir kokarcayı vurmayı sakınmaktan caydım.I swerved to avoid hitting a skunk.
Sanırım Tom Mary'den saklıyor.I think Tom is hiding from Mary.
Tom ve Mary, John'u sakinleştirmeye çalışıyorlar.Tom and Mary are trying to calm John down.
Tom ve Mary sakin bir köşede bir masadalar.Tom and Mary are at a table in a quiet corner.
Tom ve Mary birlikte sakin bir anın tadını çıkardı.Tom and Mary enjoyed a quiet moment together.
O, şakacı bir ruh hali içinde görünüyordu.She sounded in a jocular mood.
Tom Mary'nin şakalarına güldü.Tom laughed at Mary's jokes.
Kedi tezgah altına saklandı.The cat has hidden under the bench.
O bir tebessümle acısını sakladı.He hid his anguish with a smile.
Bence sakal bırakmalısın.I think you should grow a beard.
Bir sakalla mükemmel görüneceğini düşünüyorum.I think you'd look distinguished with a beard.
Bir şey saklıyor olmalısın.You must be hiding something.
Benden ne saklıyorsun?What are you hiding from me?
Uzun zamandır bunu söylemek istedim. Sizin alaycı şakalarınız tahammül edilmezdir.I've wanted to tell you this for a long time: Your cynical jokes are unbearable.
Pirinç nemi sevmez. Onu iyi sakladığından emin ol.Rice does not like moisture. Be sure to store it well.
Tom Mary'nin gözlerinden sakındı.Tom avoided Mary's eyes.
Arkanda saklı ne var?What do you have hidden behind your back?
Seni öpmemin sakıncası var mı?Is it OK if I kiss you?
Fırtınadan sonra gelen sakinlik.The calm that comes after the storm.
Elmasları nereye sakladığını ona hiç söylemedi.He never told her where he hid the diamonds.
Elmasları nereye sakladığını ona asla söylemedi.He never told her where he hid the diamonds.
Bu sakin bir sokak.This is a quiet street.
Sakız çiğniyorum.I chew gum.
Sakız çiğnerim.I chew gum.
Saklambaç oynamak ister misiniz?Do you want to play hide and seek?
Saklambaç oynamak ister misin?Do you want to play hide and seek?
Ben çocukken, oldukça çok saklambaç oynardık.When I was a kid, we used to play hide and seek quite a lot.
Tom Mary'nin elmasları nereye sakladığını kendisine söylemesini istedi.Tom asked Mary to tell him where she had hidden the diamonds.
Bu şarap şişesini özel bir durum için saklıyorum.I'm saving this bottle of wine for a special occasion.
Bana bir imza vermenizin bir sakıncası olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you'd mind giving me an autograph.
Tom parayı nereye sakladığını bize söylemedi.Tom wouldn't tell us where he hid the money.
Bacaklarımı biraz uzatmamın benim için bir sakıncası yok.I wouldn't mind stretching my legs a little.
Tom çömeldi ve kanepenin arkasına saklandı.Tom crouched down and hid behind the couch.
Tom, Mary'ye altın paraları nereye sakladığını söyledi.Tom told Mary where he hid the gold coins.
Birkaç soruyu cevaplamamın benim için sakıncası yok.I wouldn't mind answering a few questions.
Şimdi bir süre durmamın benim için bir sakıncası yok.I wouldn't mind stopping for a while now.
Tom bazı önemli bilgiyi sakladı.Tom withheld some important information.
Bu kek parçasını senin için saklıyordum.I was saving this piece of cake for you.
Başka bir yere gitmemin benim için bir sakıncası yok.I wouldn't mind going someplace else.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod