Tom sakalını tıraş ediyor.Tom is shaving his beard.
Tom şaka yapıyor.Tom is joking.
Ben sakalımı tıraş ediyorum.I am shaving off my beard.
Şaka yapıyorum.I am joking.
Bu şaka değil.This is no joke.
Bu şaka eğlenceli değil.This joke is not funny.
Onun şakalarından hoşlanmıyorum.I don't like his jokes.
Ben bu şakadan hoşlanmıyorum.I don't like this joke.
Bu şaka nezaketsiz.This joke is crude.
Babamın varlığında kaba şakalar yapma.Don't tell crude jokes in the presence of my father.
İğrenç şakalardan hoşlanmıyorum.I don't like dirty jokes.
Kötü şakalardan nefret ederim.I hate dirty jokes.
Tek bir şaka hatırlamıyorum.I don't remember a single joke.
Bu tür şakayı sevmiyorum.I don't like this kind of joke.
Bu şakanın seninle bir alakası yok.This joke doesn't have anything to do with you.
Tom kitabı yastığının altına sakladı.Tom hid the book below his pillow.
Bu, sakalımı ilk kez tıraş edişim.This is the first time I've ever shaven my beard.
Bu şimdiye kadar ilk kez sakal bırakışım.This is the first time I've ever grown a beard.
Ben orduda sakal bırakamam.I cannot grow a beard in the army.
Ben sakalımı tıraş edemem.I cannot shave my beard.
Ben sakal tıraşı olamam.I cannot shave my beard.
Taninna'yı güldüremiyorum. Şakalarımdan hoşlanmıyor.I cannot make Taninna laugh. She doesn't like my jokes.
O her zaman bir şey saklıyor gibi hissettim.I always felt like she was hiding something.
Bodrumda saklandılar.They hid in the cellar.
Eğr ölürsem, bu yüzüğü saklamanı istiyorum.If I die, I want you to keep this ring.
Hiç sakal bıraktın mı?Have you ever grown a beard?
Hiç sakalını tıraş ettin mi?Have you ever shaved your beard?
Hiç sakal tıraşı oldun mu?Have you ever shaved your beard?
O sakin bir adam.He is a quiet man.
Ona şaka yaptığımı söyle.Tell her that I am just joking.
Saklanmak zorundayım.I have to hide.
Sakalını en son ne zaman tıraş ettin?When was the last time you shaved your beard?
Sakalını en son ne zaman kestin?When was the last time you shaved your beard?
Tom sakin ve sabırlıdır.Tom is calm and patient.
Her zaman her şeyden sakınamazsın.You can't always avoid everything.
O, sakalını nasıl tıraş edeceğini biliyor.He knows how to shave his beard.
Neden onun resmini sakladın?Why did you keep her picture?
Onu hala sevdiğin için onun resmini sakladın mı?Did you keep her picture because you still love her?
Bu kitapları neden saklıyorsun?Why are you burying these books?
Neden kapının arkasına saklanıyorsun?Why are you hiding behind the door?
Her yerde saklanabilirim.I can hide everywhere.
Sakin ol ve yaba keskinleştir.Stay calm and sharpen pitchforks.
O, yöre sakini bir çocukla evlendi.She married a local boy.
Şimdi fare gibi saklanıyor.Now, he's hiding like a mouse.
Türbanında ne saklıyorsun?What are you hiding in your turban?
Onun hâlâ mektuplarımı sakladığını düşünüyor musun?Do you think she still keeps my letters?
Onun mektuplarımı hâlâ sakladığını düşünüyor musun?Do you think he still keeps my letters?
Gürcistan'a Gürcü dilinde "Sakartvelo" denir.Georgia is called "Sakartvelo" in Georgian.
Sakin ol, Tatoeba bir kız değil, o sadece bir web sitesi.Calm down, Tatoeba is not a girl, it's just a website.
Bunu sır olarak saklayın lütfen.Please keep it a secret.
Sakın bunu bir daha yapayım deme.Don't ever do that again.
Sizi öpmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I kissed you?
Şakaları severim.I love jokes.
Hazineyi nerede sakladığımı kimseye söylemeyeceğim.I'll never tell anyone where I've hidden the treasure.
Sakın ola bu kelimeyi bir daha söyleme.Don't say that word ever again.
Tom kurnaz bir şaka düşündü.Tom thought of a crafty joke.
Tom sakladığım bütün yemeği yedi.Tom ate all the food I had stashed.
Ben senin şaka yaptığını sandım.I thought you were joking.
Onun şaka yaptığını sandım.I thought she was joking.
Arkanızda ne sakladığınızı bana gösterin!Show me what you have hidden behind your back.