sakınca ile cümle

sakınca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer 10 metreden uzunsa bu koridoru ne kadar sürede yürüyerek geçtiğinizi görmemin bir sakıncası var mı?Ако това е така, бихте ли имали нещо против да измеря времето, което ви отнема за да изходите това разстояние?
Eğer 10 metreden uzunsa bu koridoru ne kadar sürede yürüyerek geçtiğinizi görmemin bir sakıncası var mı?Если есть, мог бы я измерить, сколько времени у вас займёт пройти по этому коридору?
Eğer 10 metreden uzunsa bu koridoru ne kadar sürede yürüyerek geçtiğinizi görmemin bir sakıncası var mı?Якщо так, то ви не заперечуєте, якщо я виміряю, за скільки ви його проходите?
Eğer 10 metreden uzunsa bu koridoru ne kadar sürede yürüyerek geçtiğinizi görmemin bir sakıncası var mı?אם כן, איכפת לכם אם אתזמן כמה זמן לקח לכם ללכת לאורך המסדרון הזה?
Eğer 10 metreden uzunsa bu koridoru ne kadar sürede yürüyerek geçtiğinizi görmemin bir sakıncası var mı?إن كان لديك، هل تمانع إن قمت بحساب المدّة التي تستغرقها لمروره؟
Eğer 10 metreden uzunsa bu koridoru ne kadar sürede yürüyerek geçtiğinizi görmemin bir sakıncası var mı?利き手でこの装置を思いっきり 握ってもらえますか?
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.A ak je tá vec dobrá, nie je s tým žiaden problém.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Als dat iets goeds is, is het geen probleem.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.A pokud je to něco dobré, není žádný problém.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Dan jika hal yang kita kenang adalah hal yang baik, maka tidak ada masalah sama sekali.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Ed è una cosa buona, non c'è nessun problema.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.E se essa coisa é boa, não há qualquer problema com isso.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.És ha az a dolog jó, akkor semmilyen probléma nincs vele.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Et si ce quelque chose est bon, aucun problème.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Iar dacă acel lucru e bun, nu e nicio problemă.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.In če je ta stvar dobra, potem s tem ni nobenega problema.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Jeśli to jest dobre, to nie ma problemu.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.그런데 그 목적이 좋은 것이면 아무런 문제가 없습니다.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Och om det är en bra sak ligger det inga problem i det alls.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Og hvis det noget er godt, så er der ikke nogen problemer med det overhovedet.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Und wenn diese Sache gut ist, gibt es kein Problem damit.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Và nếu điều đó tốt, không có vấn đề gì với nó cả.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Y si algo es bueno, no hay ningún problema.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.Αν αυτό είναι καλό, δεν υπάρχει κανένα πρόβλημα.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.И ако това е нещо хубаво, то няма никакъв проблем.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.И если это что-то - достойное, то почему бы и нет.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.І якщо це добра мета, то все нормально.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.ואם הדבר הזה הוא טוב, אין עם זה בעיה כלל וכלל.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.واذا كان ذلك الشيء جيدا فلا مشكلة في ذلك
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.美術館は宗教を見習うべきです
Eğer sakıncası yoksa.Bien, Madame.
Eğer sakıncası yoksa... ...onların bizimle yaşamasını isterim.On va leur proposer de vivre avec nous à Akita.
Eğer sakıncası yoksa.Si no le importa.
Eğer sakıncası yoksa.Spero non le dispiaccia.
Eğer sakıncası yoksa.Αν δεν σαs πειράζει!
Eğer sakıncası yoksa.Если вы не возражаете.
Gerçek kimliği korumanın, bilgilerin gizliliğinin böyle bir sakıncası var.Je to určitě riziko, které se objevuje, když poskytujete anonymitu a soukromí.
Gerçek kimliği korumanın, bilgilerin gizliliğinin böyle bir sakıncası var.Takie ryzyko z pewnością istnieje, gdy zapewnia się anonimowość i prywatność.
Gerçek kimliği korumanın, bilgilerin gizliliğinin böyle bir sakıncası var.Тому, безумовно, є ризик, який виникає коли Ви забезпечуєте анонімність і конфіденінційність.
- Göz rengi örneğiyle başlamıştım ve onunla devam etmekte de bir sakınca görmedim. -Ik ben al begonnen met het voorbeeld van oogkleur, dus ik dacht dat we daar maar mee verder gaan.
- Göz rengi örneğiyle başlamıştım ve onunla devam etmekte de bir sakınca görmedim. -Už jsem začal s příkladem ohledně barvy očí, tedy předpokládám, že v něm můžu pokračovat.
Göz rengi örneğiyle başlamıştım ve onunla devam etmekte de bir sakınca görmedim. -Ya he empezado con el ejemplo de color de ojos por lo que pensé ningún daño en continuarlo.
Göz rengi örneğiyle başlamıştım ve onunla devam etmekte de bir sakınca görmedim. -Вече започнах с примера с цвета на очите, така че реших да продължа с него.
Göz rengi örneğiyle başlamıştım ve onunla devam etmekte de bir sakınca görmedim. -Я вже почав з прикладу про колір очей, то ж я не бачу перешкод, щоб продовжити.
- Göz rengi örneğiyle başlamıştım ve onunla devam etmekte de bir sakınca görmedim. -Я уже начал с цветом глаз, так что, я решил, ничего страшного, если я продолжу.
Göz rengi örneğiyle başlamıştım ve onunla devam etmekte de bir sakınca görmedim. -لذلك اعتقد انه لا ضرر من مواصلته.
Hayır, bunu YAPABİLECEK tek kişi sensin. Sakıncası yoksa.Anzi, tu sei l'unico che può davvero farlo, se non ti dispiace.
Hayır, bunu YAPABİLECEK tek kişi sensin. Sakıncası yoksa.En realidad, tú eres el único que puede hacerlo, si no te importa.
Hayır, bunu YAPABİLECEK tek kişi sensin. Sakıncası yoksa.Faktisk er du den eneste, der kan ...
Hayır, bunu YAPABİLECEK tek kişi sensin. Sakıncası yoksa.Não, tu és o único que o CONSEGUE fazer, se não te importas.
Hayır, bunu YAPABİLECEK tek kişi sensin. Sakıncası yoksa.Nej, du är faktiskt den ende som kan...
Hayır, bunu YAPABİLECEK tek kişi sensin. Sakıncası yoksa.Sinä olet ainoa, joka pystyy siihen.
Hayır, bunu YAPABİLECEK tek kişi sensin. Sakıncası yoksa.Tylko ty jeden możesz tego dokonać, jeśli zechcesz.
Hayır, bunu YAPABİLECEK tek kişi sensin. Sakıncası yoksa.Όχι, είσαι ο μόνος που μπορεί να το κάνει, αν δεν σε πειράζει.
Hayır, bunu YAPABİLECEK tek kişi sensin. Sakıncası yoksa.Нет, ведь ты единственный, кто МОЖЕТ это сделать.
Henüz sipariş i süre Anek dinlenmek sakıncası var mı bakmak Eve geri dışarı döken아직 주문 내가 잠시 anek을 쉬 해봐도 될까 모습 집에서 뒤쪽 창고
Henüz sipariş i süre Anek dinlenmek sakıncası var mı bakmak Eve geri dışarı dökenLloyd kapcsolatba ismerősnek jainsingles a nemzetiségi nap a székhely csak kívülről A mentén
Henüz sipariş i süre Anek dinlenmek sakıncası var mı bakmak Eve geri dışarı dökenהורה עדיין נראה אכפת לך אם אני אנוח קצת אנק לשפוך את הגב בבית
Henüz sipariş i süre Anek dinlenmek sakıncası var mı bakmak Eve geri dışarı dökenيأمر بعد ننظر هل تمانع في أن يستريح لحظة أنيك تسلط من الخلف في البيت
Henüz sipariş i süre Anek dinlenmek sakıncası var mı bakmak Eve geri dışarı döken私はしばらくの間ANEKを休まないように見えてもかまわない 家に戻って外に流す 私が言ったオンライン警察国家と それはそれだ
İlgili Sayfalar