Tom her zaman sakin bir çocuktu.Tom was always a quiet child.
Tom şaşırtıcı derecede sakin görünüyor.Tom seems surprisingly calm.
Mutfakta yemenin bir sakıncası var mı?Do you mind eating in the kitchen?
Burası sakin ve sıcak bir yer.This is a placid and cozy place.
Sakın ölme!Don't die!
Deniz sakindi.The sea was calm.
Sakıncası yoksa yüzmeye gittiğimde eşyalarıma bakar mısın?Would you mind watching my things while I go for a swim?
Gelecek sefer yürüyüşe giderken seninle beraber gelmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I tag along with you next time you go for a walk?
Bunu denememin bir sakıncası var mı?Do you mind if I try this on?
Sakıncası yok, değil mi?" "Elbette yok.""You don't mind, do you?" "Of course I don't."
Rüzgar sakin kaldı.The wind remained calm.
Sakin ol, bütün borçlarım yakında size ödenecek.Calm down, all my debts will soon be paid to you.
Ne pahasına olursa olsun bundan sakın.Avoid it at all cost.
Sakin ol, tamam mı?Just take it easy, OK?
Birkaç gün senin köy evinde kalacağım, sanırım senin için bir sakıncası yok.I'm going to stay at your countryhouse for a couple of days, and I think you don't mind.
Sakin ol ve rahat ol.Calm down and be cool.
Çocuk ağlamayı durdurdu ve sakinleşti.The child stopped crying and calmed down.
Onu sakinleştirmeye çalışıyorum.I'm trying to calm her down.
Erken gitmemin sakıncası var mı?Do you mind if I leave early?
Buraya park etmemin sakıncası var mı?Do you mind if I park here?
Sakin bir muhitte yaşıyorum.I live in a quiet neighborhood.
Sigara içmemin sakıncası olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you'd mind if I smoked.
Kız kardeşinle çıkmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I went out with your sister?
Çok sakindiniz.You were awfully quiet.
Bu sabah çok sakinsin.You're awfully quiet this morning.
Bugün çok sakinsin.You're awfully quiet today.
Çok sakinsin, Tom.You're awfully quiet, Tom.
İkiniz de çok sakinsiniz.You're both awfully quiet.
Tom ve Mary her ikisi de oldukça sakin kaldı.Tom and Mary both remained fairly calm.
Tom sakin bir şekilde kendisine bir içki doldurdu.Tom calmly poured himself a drink.
Tom sakince silahını yeniden doldurdu.Tom calmly reloaded his pistol.
Tom küçük ve sakin bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town.
Tom bugün alışılmışın dışında sakin.Tom is unusually quiet today.
Tom çok sakin görünüyor.Tom seems very calm.
Katılmamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I join in?
Sana birkaç soru sormamın sakıncası var mı?Would you mind if I asked you some questions?
Sana bir soru sormamın sakıncası var mı?Would you mind if I ask you a question?
Mary sakin bir göle yakın bahçesinde dinlenmeyi seviyor.Mary likes to relax in her garden by a quiet lake.
Çalgı çalmak için Tom'un evine gitmemde bir sakınca var mı?Would it OK if I go over to Tom's house to play?
Tom tamamen sakin kaldı.Tom remained utterly calm.
Defol! Ve sakın bana bir daha dokunma!Get out! And don't ever touch me again!
Tom, Mary'yi sakinleştirmeye çalıştı.Tom tried to calm Mary down.
Tom sakin olmaya çalıştı ama başaramadı.Tom tried to relax, but he couldn't.
Sadece sakinleş ve endişelenmekten vazgeç.Just relax and quit worrying.
Sadece sakinleşin ve endişelenmekten vazgeçin.Just relax and quit worrying.
Sakin kalalım ve bunu enine boyuna düşünelim.Let's stay calm and think this through.
Sakin kalalım ve bunu enine boyuna dikkatlice düşünelim.Let's stay calm and think this through carefully.
Tatilleri sakin bir yerde geçirmek istiyoruz.We want to spend the holidays in a quiet place.
Bir sakinleştirici ister misiniz?Would you like a tranquilizer?
Bir öneride bulunmamın bir sakıncası var mıWould you mind if I make a suggestion?
Hepimizin sakinleşmesini öneririm.I suggest we all calm down.
Sakin ol ve bana ne olduğunu anlat.Calm down and tell me what happened.
Size kişisel bir soru sormamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I ask you a personal question?
Sana birkaç soru sormamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I ask you a couple of questions?
Birkaç soru sormamın sizce bir sakıncası var mı?Do you mind if I ask a few questions?
Hemşire sana bir sakinleştirici verdi.The nurse gave you a sedative.
Tom'u aramamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I gave Tom a call?
Hemşire, Tom'a sakinleştirici verdi.The nurse has given Tom a sedative.
Pembe olanını almamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I took the pink one?
Bunlardan birini almamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I took one of these?